CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık sonrası TARSİM’in çiftçiyi mağdur ettiğini belirterek, sistemin acilen yeniden yapılandırılması ve borçların ötelenmesi çağrısında bulundu.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde etkili olan zirai don ve kuraklık felaketlerinin ardından çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi.
TARSİM sigortası yaptırmasına rağmen zararını tazmin edemeyen üreticilerle bir araya gelen Gürer, mevcut sigorta sisteminin "çiftçiyi korumaktan uzak" olduğunu vurgulayarak hükümete ve Tarım ve Orman Bakanlığı’na sert eleştirilerde bulundu.
2025 yılında yaşanan iklim olaylarının tarım sektöründe derin yaralar açtığını belirten Ömer Fethi Gürer, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak yaptığı saha çalışmalarına dikkat çekti. Gürer, şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık, Türkiye genelinde büyük zarara yol açtı.
TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduk. Özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettik.
Kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunlar 8 aydır çözülemedi.”
Sigorta sistemindeki katı kuralların üreticiyi üretimden kopardığını belirten Gürer, özellikle ceviz üreticilerinin yaşadığı trajikomik durumu örnek gösterdi.
Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktaran Gürer:
“TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildi, ÇKS’si olmayan üreticiler ise tamamen sistem dışında bırakıldı.
TARSİM, çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyuyor. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldı. İklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesi zorunludur.”
TARSİM sürecinin şeffaf yönetilmediğini ve poliçe aşamasında çiftçinin yanıltıldığını söyleyen üretici Zülfü Ünal, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
“Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi.
Kamudan, sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi.
Sigorta süreci bize şeffaf anlatılmıyor, çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştiriliyor. Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor.
Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor.”
Ünal, hayvancılık sektöründe de benzer bir "sigorta duvarı" ile karşılaştıklarını belirterek; "400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı.
Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık. Kredi kullanırken zorunlu sigorta yaptırıyoruz ama hayvan kaybında ‘full sigorta yok’ denilerek ödeme yapılmıyor," dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Gürer, sözleşme odaklı değil, üretim odaklı bir koruma mekanizmasının şart olduğunu belirtti. CHP’li vekil, sundukları çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı:
Borç Öteleme: Çiftçi borçlarının faizsiz 3 yıl süreyle ötelenmesi.
İcraların Durdurulması: Traktörden hayvana kadar uzanan icra işlemlerinin derhal durdurulması.
Ek Kredi Desteği: Üretimin devamlılığı için düşük faizli ek kredi sağlanması.
Kapsam Genişletme: ÇKS kaydı olmayan ancak üretim yapan çiftçilerin de destek kapsamına alınması.
Konuşmasının sonunda üreticilere moral veren Gürer, her türlü zorluğa rağmen tarımdan vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı:
“Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz.
Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz.”
Yorum Yazın