MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "umut hakkı" ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının infaz süreciyle ilgili kritik açıklamalarda bulundu.
MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, kamuoyunda sıkça tartışılan "umut hakkı" ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının infaz rejimi hakkında sosyal medya hesabından kapsamlı bir bilgilendirme paylaştı.
Yıldız, medya mensuplarına seslenerek, hukuki konularda mevzuata bakılmasının haber değerini artıracağını vurguladı ve mevcut yasaların hangi durumlarda tahliyeye izin verdiğini, hangi durumlarda "ölünceye kadar infaz" öngördüğünü net bir dille açıkladı.
Feti Yıldız’ın açıklamasına göre, İnfaz Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca genel kurallar şöyle işliyor:
Standart Ağırlaştırılmış Müebbet: Bu cezaya mahkum olanlar, cezalarının 30 yılını tamamladıklarında koşullu salıverilme hakkı kazanabiliyor (107/2).
Örgütlü Suçlar: Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyenler için bu süre 36 yıl olarak uygulanıyor (107/4).
Yıldız, bu sürelerin tamamlanmasının "doğrudan bir tahliye sebebi" olmadığının altını çizdi.
Açıklamada, bazı suç tiplerinde "tahliye umudu" bulunmadığı ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı belirtildi.
Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) uyarınca şu suçlardan mahkum olanlar kapsam dışı bırakılıyor:
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar: Bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde.
Anayasal Düzen ve İşleyişine Karşı Suçlar: Darbe teşebbüsü ve benzeri eylemler.
Milli Savunmaya Karşı Suçlar.
Yıldız, bu maddelerden mahkum olanların "ölene kadar hapishanede kalacağını" hatırlatarak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesine atıf yaptı;
"Terör suçlularından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar için infaz ölünceye kadar devam eder."
Feti Yıldız, doktrinde "umut hakkı" olarak adlandırılan kavramı da tanımladı.
Hükümlünün bir gün yeniden özgürlüğüne kavuşma ihtimalinin bulunması gerektiğini savunan bu görüşün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarındaki yerini hatırlattı.
Yıldız, AİHM’in; başvurucuların belirli bir tahliye umudu olmadan yaşam boyu hapis cezası çekmesini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi (işkence ve kötü muamele yasağı) kapsamında bir ihlal olarak değerlendirdiğini belirtti.
Yorum Yazın