MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında Terörsüz Türkiye süreci, İsrail’in politikaları, Yunanistan ile ilişkiler ve yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, TBMM’de düzenlenen haftalık grup toplantısında Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Bahçeli; İsrail’in bölgedeki politikaları, Suudi Arabistan’ın güvenliği, Yunanistan ile yaşanan anlaşmazlıklar ve yolsuzluk soruşturmaları hakkında dikkat çeken mesajlar verdi.
Türkiye’nin tarihî birikimi, kültürel zenginliği ve jeopolitik konumuyla önemli bir devlet olduğunu vurgulayan Devlet Bahçeli, Türk milletinin demokratik değerlerle tarihî ve kültürel kazanımlarını birleştirerek yeni bir medeniyet inşa edebileceğini söyledi.
Türkiye’nin enerjisini toplumsal karşılığı olmayan tartışmalar yerine refah, huzur ve kalkınma hedeflerine yöneltmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, farklı ideolojik görüşlere rağmen ortak siyasi merkezin Türkiye olması gerektiğini belirtti.
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Bahçeli, bu girişimin yalnızca ülkenin güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar ve toplumsal bütünlük bakımından da önem taşıdığını kaydetti.
Bahçeli, Türkiye’nin huzur ve güven ortamını bozmayı amaçlayan girişimlere izin verilmeyeceğini belirterek, “Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir” dedi.
Terörsüz Türkiye adımlarının ciddiyet ve samimiyetle sürdürüleceğini dile getirdi.
Ortadoğu’daki gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarını eleştirdi.
Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonların kabul edilemeyeceğini belirten Bahçeli, İslam dünyasının kutsal mekânlarına yönelik saldırılar karşısında sessiz kalınamayacağını ifade etti.
Bölgedeki gerilimlerin yeni çatışmalara yol açmaması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Müslüman ülkeler arasında dayanışmanın güçlendirilmesi ve mezhep farklılıklarının çatışma gerekçesi hâline getirilmemesi çağrısında bulundu.
Bahçeli, Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanabilmesi için bölge ülkelerinin ortak hareket etmesi, ihtilaflarını diyalog ve diplomasi yoluyla çözmesi gerektiğini belirtti.
İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bölgedeki insani krizin uluslararası toplumun gündeminde tutulması gerektiğini söyledi.
Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve bölgesel güvenlik riskleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Yemen’deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini tehlikeye atabileceğini belirten Bahçeli, gelişmelerin uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Suudi Arabistan ile dayanışmasını sürdürmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, ülkenin savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi ve bölgesel tehditlere karşı kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve Husilerin saldırılarına son vermesi yönündeki beklentisini de dile getirdi.
Bölge ülkelerine itidal ve aklıselim çağrısında bulunan MHP lideri, daha fazla can kaybının yaşanmaması gerektiğini vurguladı.
Yunanistan’ın İsrail ile geliştirdiği ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve menfaatlerinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında gündeme gelen elektrik bağlantısı projesinin deniz yetki alanlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdığını belirten Bahçeli, üçüncü ülkelerin desteğiyle Türkiye’nin itirazlarının aşılabileceği düşüncesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Atina yönetimine komşularıyla dostane ilişkiler kurma çağrısında bulundu.
Bahçeli, Türkiye’nin haklarının ve Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarının tanınmasının bölgesel barış açısından önem taşıdığını belirterek, silahlanma yerine karşılıklı saygı ve diplomatik çözümün tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında ekonomik ve sportif alanlardaki soruşturmalara da değinen Bahçeli, sermaye piyasalarında ve futbol dünyasında yaşanan gelişmelerin hukuki çerçevede incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kamu kaynaklarının korunmasının ve yolsuzlukla mücadele edilmesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, hiçbir yolsuzluk veya usulsüzlüğün hukuk karşısında koruma görmemesi gerektiğini ifade etti.
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde devlet kurumlarının gerekli adımları attığını belirten Bahçeli, küçük yatırımcıların korunmasına yönelik hukuki süreçlerin de başlatıldığını söyledi.
Türk adaletine güvendiklerini dile getiren Bahçeli, yargı süreçlerinin doğru ve hızlı biçimde sonuçlanmasını beklediklerini kaydetti.
Belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları hakkında da konuşan Bahçeli, kamu malına zarar veren eylemlerin siyasi tartışmaların gölgesinde bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Bahçeli, fon soruşturması ile belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarının birbirine karıştırılmasına karşı çıkarak, her olayın kendi hukuki ve somut koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Siyasi partilerin, kendi yönetimlerindeki iddialar karşısında sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Bahçeli, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının üzerinin örtülmesine izin verilmemesi çağrısında bulundu.
Toplumda adalet duygusunun korunabilmesi için ahlaki standartların siyasetin merkezinde yer alması gerektiğini belirten Bahçeli, ahlakın yalnızca bireysel davranışlarla sınırlı olmadığını, kamu yönetiminden ekonomik faaliyetlere kadar toplumsal hayatın bütününü ilgilendirdiğini söyledi.
Ziya Gökalp, Sabri Ülgener ve Erol Güngör’ün düşüncelerine atıfta bulunan Bahçeli, ahlak, vicdan ve sorumluluk kavramlarının toplumsal düzenin temel unsurları olduğunu dile getirdi.
Devlet kurumlarının kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması gerektiğini belirten Bahçeli, somutlaşan ve hukuki açıdan netlik kazanan konuların vatandaşlarla paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
Bahçeli, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın ayırt edilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Etkili bir iletişim stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele edilirken hukuka uygun hareket edilmesinin önemini vurgulayan Bahçeli, siyasi tartışmaların Türkiye’nin güvenlik ve kalkınma hedeflerinin önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.
Toplumsal güvenin korunmasının ekonomik istikrar açısından da önemli olduğunu kaydeden Bahçeli, yatırımcı algısından ülke risk primine ve uluslararası itibara kadar pek çok alanın siyasi ve kurumsal gelişmelerden etkilenebileceğini ifade etti.
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, vatandaşların sosyoekonomik beklentilerinin dikkate alınması ve yolsuzlukla etkin biçimde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Siyasi çatışmalar yerine hukuk ve demokrasi temelinde kurumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin güçlü kurumlara, ekonomik kapasiteye, diplomatik imkânlara ve caydırıcı bir savunma sanayisine sahip olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin birlik ve beraberliğini güçlendirerek geleceğe odaklanması gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzuru ve milli birliği hedef alan girişimlere fırsat verilmeyeceğini söyledi.
Yorum Yazın