Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” söyleşisinde velilere ders çalışma baskısı, teknoloji kullanımı, sorumluluk, rol model olma ve çocuklarla doğru iletişim konusunda önemli önerilerde bulundu.
Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, Penguen Kitabevi’nde düzenlenen “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” söyleşisinde, çocukların akademik başarısında aile tutumlarının belirleyici rolüne dikkat çekti.
Balcı; ders çalışma baskısı, teknoloji kullanımı, sorumluluk bilinci, ebeveynlerin rol model olması ve çocuklarla doğru iletişim kurulması konusunda velilere önemli önerilerde bulundu.
Velilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, akademik başarının yalnızca sınav ve okul sonuçlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Çocukların sosyal ve duygusal gelişimleri ile günlük yaşam becerilerinin de desteklenmesinin önemine dikkat çeken Balcı, ebeveyn tutumlarının çocukların eğitim hayatındaki başarısını doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.
Çocukların anne babalarının davranışlarından duyduğu rahatsızlıkların başında sürekli “ders çalış” uyarısı, fazla müdahale, teknoloji yasakları ve başka çocuklarla kıyaslanmanın geldiğini belirten Balcı, aşırı ders çalışma baskısının beklenenin aksine olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Balcı, bu durumu bir benzetmeyle şöyle anlattı:
“Bulaşık makinesi çalışmıyorsa düğmesine tekrar tekrar basıp ‘çalış’ demenin bir faydası yok.
Bunun gibi velilerin öğrencilere baskı uygulayıp sürekli ‘ders çalış’ demesi de işe yaramayacaktır. Hatta ters tepki de gösterebilirler.”
Çalışma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini belirten Balcı; düzenli ders tekrarı, kitap okuma ve sorumluluk alma alışkanlıklarının çocukların gelişimine katkı sağladığını söyledi.
Anne babaların çocuklarının yerine her işi yapmaması gerektiğini vurgulayan Balcı, çocukların kendi yapabilecekleri işleri kendilerinin üstlenmesinin problem çözme ve öz yönetim becerilerini geliştirdiğini ifade etti.
Çocuğun zorluklarla karşılaşmasının ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesinin önemli olduğunu belirten Balcı, “Birçok şeyi çocuğun yerine anne baba yaptığı zaman çocuk o rahata ve konfora alışıyor. Daha sonra zorluklarla karşılaştığında bocalayabiliyor” dedi.
Çocuğun odasını toplaması, kendi yatağını hazırlaması ve okul çantasını düzenlemesi gibi günlük sorumlulukların çocuğa bırakılması gerektiğini söyleyen Balcı, ebeveynlerin bu süreçte sabırlı olması gerektiğini dile getirdi.
Söyleşinin önemli başlıklarından biri de ebeveynlerin çocuklara rol model olması oldu.
Balcı, “Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini yaparlar” diyerek anne babaların kendi davranışlarıyla çocuklarına örnek olmalarının önemine dikkat çekti.
Kitap okuyan ebeveynlerin çocuklarında kitaba yönelik ilginin gelişebileceğini belirten Balcı, telefonla aşırı vakit geçirmeyen anne babaların da teknoloji kullanımı konusunda çocuklarına olumlu örnek olabileceğini söyledi.
Evde net kurallar ve sınırlar oluşturulmasının çocukların sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade eden Balcı, anne babaların çocuk yetiştirme konusunda ortak ve tutarlı bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Çocukların yatış ve kalkış saatlerinin düzenli olması, kitap okuması, ders tekrarı yapması, yatağını toplaması ve okul çantasını hazırlaması gibi alışkanlıkların küçük yaşlarda kazandırılmasının ilerleyen dönemlerde önemli faydalar sağlayabileceğini belirten Balcı; yemekten önce ellerin yıkanması ve yemekten sonra dişlerin fırçalanması gibi kişisel sorumlulukların da rutin haline getirilmesini önerdi.
Teknoloji kullanımında da sınırların belirlenmesi gerektiğini ifade eden Balcı, günlük teknoloji kullanımının iki saati aşmasının çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Çocuklarla iletişimde doğru mesafenin kurulmasının önemine de değinen Balcı, bu durumu kirpi ailesi üzerinden anlattı.
Kirpilerin birbirlerine fazla yaklaştıklarında dikenleri nedeniyle canlarının acıdığını ve uzaklaştıklarını belirten Balcı, tekrar yaklaştıklarında aynı sorunla karşılaştıklarını, sonunda ise birbirlerini incitmeyecekleri uygun mesafeyi öğrendiklerini ifade etti.
Balcı, çocuklarla iletişimde beden dilinin de kullanılan kelimeler kadar önemli olduğunu belirterek velilere konuşurken göz teması kurmaları, gülümsemeleri ve çocuklarını dikkatle dinlemeleri tavsiyesinde bulundu.
Ebeveynlerin çocuklara karşı gerektiğinde esnek davranması gerektiğini de söyleyen Balcı, “Kaya gibi sert olmaktansa suyun akışına göre hareket eden sazlar gibi esnek olmak gerekiyor” dedi. Çocukların gelişim dönemleri ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda ebeveyn tutumlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocukların yalnızca sınav ve okul başarıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Balcı, her çocuğun farklı özelliklere, yeteneklere ve gelişim hızına sahip olduğunu söyledi.
Çocukların sosyal becerileri, iletişim gücü, problem çözme yeteneği, duygusal zekâsı, öz yönetim ve karar verme becerileri ile dayanıklılıklarının da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Balcı, şöyle konuştu:
“Her biri parmak izi gibi birbirinden ayrı ve biricik. Onların iyi oldukları alanlara ve becerilerine odaklanmamız, olumlu yönlerini daha fazla görmemiz gerekiyor.”
Çocukların spor ve sanat etkinliklerine yönlendirilmesini öneren Balcı, bir enstrüman çalmalarının veya herhangi bir spor dalıyla ilgilenmelerinin desteklenmesinin gelişimlerine katkı sağlayacağını söyledi.
Çocukların her zaman doğru tercihler yapamayabileceğine dikkat çeken Balcı, bazı durumlarda karar verme sürecinde ebeveynlerin daha aktif olması gerektiğini belirtti.
Anne babaların kendi deneyimlerinden yararlanarak çocuklarına rehberlik etmelerinin önemine değinen Balcı, çocukların her istediklerinin yapılmasının da sağlıklı bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
Çocukların anne babalarının yanı sıra öğretmenleri ve güvendikleri diğer yetişkinlerin deneyimlerinden yararlanmasının, kendilerini tanıma ve bulma süreçlerine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Çocukların yalnızca maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını belirten Balcı, sevgi ve saygının çocuk gelişimindeki önemine dikkat çekti.
Anne babasının sevgisini ve desteğini arkasında hisseden çocukların akademik süreçte daha özgüvenli olabileceğini ifade eden Balcı, çocukların koşulsuz sevildiklerini bilmelerinin önemini vurguladı.
Söyleşide çocukların yaz aylarında yaşlarına uygun işlerde küçük de olsa sorumluluk almalarının sağlayabileceği kazanımlar da ele alındı.
Para alışverişi yapmak, farklı insanlarla iletişim kurmak ve kendi emeğinin karşılığını kazanmak gibi deneyimlerin çocukların sorumluluk bilincini geliştirebileceğini belirten Balcı, bu tür deneyimlerin ilerleyen yıllarda gerçek iş hayatına uyum sağlamalarına da katkıda bulunabileceğini söyledi.
Çocukların akademik başarısında sağlık durumunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Balcı, özellikle görme sorunlarının okul başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Çocukların düzenli sağlık kontrollerinin yapılmasını öneren Balcı, gerekli durumlarda aile hekimi değerlendirmesiyle kan tahlilleri yapılarak B12 ve D vitamini gibi değerlerin takip edilmesinin önemine değindi.
Etkinlikte Barış Balcı’nın eşi, Aile Danışmanı Leyla Balcı da kendi çocuklarının gelişim sürecindeki deneyimlerini katılımcı velilerle paylaştı.
Leyla Balcı, çocuklara baskı kurmak yerine sevgi ve hoşgörüyle yaklaşılmasının önemine dikkat çekti.
Söyleşi, velilerin sorularının Barış Balcı tarafından yanıtlanması ve yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Yorum Yazın