Hayatımızın en güzel dönemlerinde, çocukluk ve erken gençlik yıllarımızda hemen hemen hepimizin bir bisikleti olmuştur.
Sokak aralarında rüzgâra karşı pedallamak, özgürlüğün en saf hâliydi bizim için.
Bugün bile mahallelerimizde, ilerlemiş yaşlarına rağmen o emektar bisikletlerinin üzerinde ağırbaşlılıkla seyreden amcalarımızı gördüğümüzde içimizi tatlı bir tebessüm kaplar.
Pedala basılan her tur, hem sağlık hem de huzur taşır.
Fakat gelin görün ki; teknoloji ilerledikçe ulaşım alışkanlıklarımız değişti ve son dönemlerde "elektrikli bisikletler" yaşamımızın ortasına hızla dahil oldu.
Ne yazık ki bu hızlı giriş, beraberinde ciddi bir güvenlik sorununu da getirdi.
Geçtiğimiz günlerde Millet Bahçesi’nin otoparkında bizzat tanık olduğum bir manzara, bu konunun artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını bir kez daha gösterdi.
Bir grup gencin, elektrikli bisikletleriyle otoparkın içinde adeta yarış yaparcasına hız yaptığına şahit oldum.
Otomobilinizle park yerinden çıkarken aniden önünüze fırlamaları, yaşlı bir insanımıza ya da bir anlık dalgınlıkla koşuşan küçük bir çocuğumuza çarpmaları an meselesi.
Sessizce ve yüksek hızla hareket eden bu araçlar, fark edilmeyi zorlaştırarak tehlikenin boyutunu katlayarak artırıyor.
Şüphesiz anayasamızda yer alan seyahat özgürlüğü temel bir haktır; kimsenin ne tür bir ulaşım aracı kullanacağına müdahale edecek değiliz.
Ancak unutulmamalıdır ki, bireysel özgürlükler kamusal alanın güvenliğini ve toplum huzurunu tehdit ettiği noktada sınırlar ve kurallar gerektirir.
Özellikle çocukların, ailelerin ve yaşlıların yoğun olarak bulunduğu Millet Bahçeleri, parklar ve yaya bölgeleri gibi kamusal alanlarda bu tür araçların kullanımı denetim altına alınmalıdır.
Gerek hız kısıtlamaları gerekse belirli alanlara giriş düzenlemeleri veya alan içi özel şerit uygulamaları ile acilen tedbir alınması elzemdir.
Üzücü bir kaza yaşanmadan, canımız yanmadan hem yerel yönetimlerin hem de kolluk kuvvetlerinin bu konuyu gündemlerine alarak gerekli idari ve hukuki düzenlemeleri hayata geçirmelerini bekliyoruz.
Kamusal alanlar herkes içindir; ancak öncelik her zaman insan hayatı ve güvenliği olmalıdır.
Yorum Yazın