Osmaniye Demokrasi Platformu Başkanı Muhammet Güloğlu, zeytin ve pirinanın kentte değerlendirilmesi için yatırım ve ortak eylem planı çağrısında bulundu.
Osmaniye Demokrasi Platformu Başkanı Av. Muhammet Güloğlu, zeytincilik sektörüne yönelik ziyaretlerinde üretim süreçlerini ve işletmelerin ihtiyaçlarını değerlendirdi.
Pirinanın başka illere taşınmasının ek maliyet oluşturduğuna dikkat çeken Güloğlu, Osmaniye’de işleme ve bertaraf kapasitesinin geliştirilmesi ve sezon için ortak eylem planı hazırlanması çağrısında bulundu.
Osmaniye Demokrasi Platformu Başkanı Av. Muhammet Güloğlu, Osmaniye Zeytincilik Master Planı çalışmaları kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş’ı ziyaret etti.
Görüşmede ildeki zeytincilik faaliyetleri, üreticilerin ve işletmelerin ihtiyaçları ile sektörün gelişmesine yönelik öneriler ele alındı.
Güloğlu, saha çalışmaları kapsamında Köy Yeri köyünde Veli Usta’ya ait Nehir Zeytinyağı Fabrikası’nı da ziyaret etti.

Kırmacılı köyünden doğal tarımcı Mehmet Tülüce’nin de katıldığı ziyarette, zeytinin tesise girişinden sıkıma kadar uzanan üretim aşamaları incelendi; pirina, taşıma maliyetleri, su ihtiyacı ve ürün kalitesine ilişkin konular değerlendirildi.
Zeytinciliğin bütün aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini belirten Güloğlu, “Bahçede başlayan emeğin karşılığını bulabilmesi için hasat, taşıma, sıkım, depolama ve pazarlama süreçlerinin birbirini tamamlaması gerekiyor. Pirina ve karasu yönetimi de bu planlamanın ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Nehir Zeytinyağı Fabrikası’nda her biri saatte beş ton zeytin işleme kapasitesine sahip iki üretim hattı bulunduğunu belirten Güloğlu, bu kapasitenin verimli kullanılabilmesi için üretim sonunda ortaya çıkan yan ürünlerin de düzenli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Geçen sezon fabrikanın pirinasının Hatay’daki Karagönler tesisine çok cüzi bir bedelle gönderildiğini aktaran Güloğlu, saha görüşmesinde dile getirilen “Gittiğine seviniyoruz” sözünün yaşanan güçlüğü özetlediğini söyledi.
Güloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Hatay’da pirinayı kabul edebilecek kapasite bulunduğu görüşmelerimizde ifade edildi. Ancak taşıma mesafesi işletmelerimiz için ek maliyet oluşturuyor. Fabrikalar hem ekonomik değeri bulunan yan ürünlerini verecek hem de bunun taşınması için ayrıca masraf yapacak.
Üretim giderlerine eklenen bu yükü azaltmanın yollarını bulmalıyız. Osmaniye’de yetişen zeytinin pirinasını da Osmaniye’de değerlendirecek kapasiteyi geliştirmeliyiz.”
İl genelinde sezon boyunca oluşacak pirina ve karasu miktarlarının hesaplanmasının yatırım kararları açısından önemli olduğunu vurgulayan Güloğlu, şöyle konuştu:
“Mevcut işletmelerin kapasitesinin artırılması, birbirini tamamlayan yatırımların yapılması ve ihtiyaç duyulan tesislerin kurulması somut veriler üzerinden değerlendirilmelidir. Hammaddesi, teknolojisi, çevresel gereklilikleri, maliyeti ve pazarı birlikte hesaplanan bir yatırım modeli oluşturulmalıdır.
İşletmelerin ortak yatırımı, kooperatifleşme ve özel sektör girişimi gibi seçenekler ele alınabilir. Böylece taşıma gideri azalabilir, yan ürünün ekonomik değeri Osmaniye’de kalabilir ve yeni iş alanları oluşabilir.”
Güloğlu, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, üniversite ve ilgili kamu kurumlarının da yatırım ve fizibilite çalışmalarına katkı sunabileceğini belirtti.
Sezonun aksamaması için kısa vadeli hazırlıkların da önem taşıdığına dikkat çeken Güloğlu, zeytinyağı fabrikalarından sağlıklı veriler toplanarak pirina ve karasu miktarlarının, depolama imkânlarının ve nakliye ihtiyacının belirlenmesini önerdi.
“Bölgedeki alıcı tesislerle temas kurularak kabul şartları ve sevkiyat takvimi netleştirilmelidir. Ortak taşıma organizasyonuyla maliyetlerin düşürülmesi araştırılmalıdır. Depolama alanları dolmadan ve üretim kesintisi yaşanmadan kurumların ve işletmelerin görevlerini belirleyen bir eylem planı hazırlanmalıdır. Pirina ile karasuyun yönetimi de kendi teknik ihtiyaçları doğrultusunda ayrı ayrı ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Saha ziyaretinde ürün kalitesini etkileyen koşulları da değerlendirdiklerini belirten Güloğlu, zeytinin uygun kasalarda taşınması ve sıkım öncesindeki bekleme süresinin azaltılması üzerinde durdu.
İşletme içinde taşıma amacıyla kullanılan 500 kilogramlık kasalar ve forklift gibi ekipmanlara ilişkin ihtiyaçların da çalışma düzeni ve hijyen bakımından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tesiste ön temizleme ve ikinci temizleme aşamalarını incelediklerini ifade eden Güloğlu, zeytinin yaprak, taş ve topraktan ayrılması ile yıkama süreçlerinin düzenli yürütülmesinin önemine değindi.
Zeytinyağı fabrikalarının bulunduğu köylerde sezonluk su ihtiyacının ayrıca hesaplanmasını isteyen Güloğlu, köy halkının kullanımıyla işletmelerin ihtiyaçlarını birlikte karşılayacak altyapının planlanması gerektiğini belirtti.
Üreticinin hasat maliyeti, işletmenin işleme gideri ve ürünün satış imkânının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güloğlu, şunları söyledi:
“Zeytinyağı fabrikalarının karşılaştığı ek maliyetlerin üreticiye yansıması ihtimalini göz ardı edemeyiz. Ürününü makul koşullarda işletemeyen veya emeğinin karşılığını alamayan üreticinin gelecek sezona hazırlanması güçleşir.
Depolama, analiz, ambalajlama, ortak pazarlama ve istikrarlı ihracat imkânlarını geliştirmeliyiz. Osmaniye zeytinciliğinin geleceğini, üreticinin ve işletmenin birlikte ayakta kalabildiği bir düzen üzerine kurmalıyız.”
Görüş ve katkıları için İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş’a, tesis sahibi Veli Usta’ya ve doğal tarımcı Mehmet Tülüce’ye teşekkür eden Güloğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Osmaniye’nin zeytini (yeşil altını) bu şehre değer katsın; üreticisi kazansın, fabrikası çalışsın, pirinası burada değerlendirilsin. Üretimin her aşaması bu şehrin ekonomisine katkı sağlasın.”
Güloğlu, çalışmalarımızı takip etmek, bilgi ve deneyimlerinizi paylaşmak için Facebook’taki Osmaniye Zeytin ve Zeytinyağı Platformu’na katılabilirsiniz. Zeytinimizin geleceğini birlikte şekillendirelim” dedi.
Yorum Yazın