CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara devletin depremzedelere anahtarına dokunmayacağı konusunda teminat vermesi gerektiğini kaydetti. Kara “idare şeffaf ve açıklayıcı olmalıdır” dedi.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara devletin depremzedelere anahtarına dokunmayacağı konusunda teminat vermesi gerektiğini kaydetti. Kara “idare şeffaf ve açıklayıcı olmalıdır” dedi.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay Samandağ’da ilan edilen rezerv alan konusunda yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Devlet kurumlarının, rezerv alan uygulamasına ilişkin daha net ve açık ifadeler kullanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Yıldırım-Kara, “6306 Sayılı Kanun’da yapılan düzenleme, rezerv alan konusunda bir tartışmanın başlamasına neden olmuş; bu tartışmalar, özellikle, Antakya’da, Defne’de ve Samandağ’daki rezerv alan ilanlarıyla gün yüzüne çıkmış idi.
Burada yurttaşlarımızın haklı kaygılarının olduğunu inkâr edemeyiz.
Çünkü idarenin yapması gereken en temel uygulama; 6 Şubat depreminden sonra yıkılan, yok olan yerleşim bölgelerinin yeniden inşası için hiçbir kaygı duymaya sebep olmayacak şekilde, bir plan hazırladığını kamuoyuna açıkça deklare etmesidir” diye konuştu.
Zor zamanlardan geçen bölge insanının en temel hakkının mülkiyet hakkı olduğunu bu hakkı tehlikeye düşürecek herhangi bir ihtimalin malum olduğu üzere vatandaşlarda farklı duygu ve düşüncelere sebebiyet vereceğini kaydeden CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara,
“Bizim bu noktada beklentimiz; devletin yurttaşlarımızın hiçbirinin anahtarına dokunmayacağıyla alakalı bir teminatı veriyor olmasıdır.
Yani devletin garantör bir aktör olduğunun bilinmesidir.
Bunu da açıkça ifade edecek, endişeleri giderecek olan devletin kurumlarıdır.
Mülkiyetlerin el değiştirmeyeceğine dair açıklık getirilmeli, yurttaşlarla temas kurularak anlatılmalıdır.” dedi.
Kara: Endişeler giderilmeli
Endişelerin doğru açıklamalarla giderilebileceğini ifade eden Hatay Milletvekili, şöyle devam etti:
“Taşınmaz mülkiyetlerinin hazineye geçirilmesi ihtimaline dair hususlar gibi kamuoyuna yansıyan konuların pratikte hali hazırda gerçekliğinin vuku bulmadığı bilinmektedir.
Ancak bu uygulamaların gelecek günlerde karşımıza çıkacak olması izaha muhtaç niteliktedir.
Yıkımın boyutunun büyüklüğü, mülkiyete dokunulmaksızın yurttaşların rızası alınarak, kamunun hızlı karar alma mekanizması ve uygulama pratiğinin kullanılarak sürecin yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.
Sosyal devlet ilkesi gereği bilinmelidir ki; konutlar inşa edilirken, şeffaf olunması da gerekmektedir.
Hayatın olağan akışında, somut gelişmelerin daha kolay görünürlüğü olduğu hesaba katılırsa, konutların sağlıklı ve hızlı bir şekilde ortaya çıkartılması, yurttaşlarımızın endişelerinin tamamen giderilmesini sağlayacaktır.”
Yorum Yazın