03 Ekim 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6

Batı Avrupa'da Haziran-Temmuz Dönemi Sıcaklık Rekoru Kırdı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Batı Avrupa'da Haziran-Temmuz Dönemi Sıcaklık Rekoru Kırdı
Abone ol
Copernicus verilerine göre Temmuz 2026, küresel ölçekte kayıtlardaki en sıcak ikinci Temmuz olurken Batı Avrupa’da rekor sıcaklık, şiddetli kuraklık ve olağanüstü orman yangınları etkili oldu.

Avrupa, Temmuz 2026’da aşırı sıcaklık, kuraklık ve orman yangınlarının etkisi altında kaldı.

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yayımlanan verilere göre, Batı Avrupa’da Haziran ve Temmuz aylarının ortalama sıcaklığı kayıtlardaki en yüksek seviyeye ulaştı.

Küresel ölçekte ise Temmuz 2026, Temmuz 2024 ile birlikte ERA5 veri setinde kaydedilen en sıcak ikinci Temmuz olarak sıralandı.

Temmuz ayında küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı 16,90 derece olarak ölçüldü.

Bu değer, 1991-2020 dönemi Temmuz ortalamasının 0,67 derece, tahmini sanayi öncesi dönem ortalamasının ise 1,47 derece üzerinde gerçekleşti.

Batı Avrupa'da sıcaklıkların uzun süre yüksek seyretmesi dikkat çekti.

Bölgenin Haziran-Temmuz dönemindeki ortalama yüzey hava sıcaklığı 21,62 dereceye yükseldi.

Bu değer, 1991-2020 ortalamasının 2,79 derece üzerinde gerçekleşerek yeni bir rekor olarak kayıtlara geçti.

Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve İrlanda başta olmak üzere Batı Avrupa'nın birçok bölümünde sıcaklıklar normalin oldukça üzerinde seyretti.

Mayıs ayından bu yana bölgede art arda sıcak hava dalgaları yaşanırken, Temmuz ayında üçüncü ve dördüncü sıcak hava dalgaları etkili oldu.

Copernicus İklim Değişikliği Servisi İklim Stratejisi Lideri Samantha Burgess, yüksek basınç sistemlerinin sıcak havayı Batı Avrupa üzerinde hapsettiğini belirterek, sıcaklık ve kuraklığın birbirini güçlendirdiğine dikkat çekti.

Burgess, kuruyan toprakların doğal serinletme kapasitesini kaybettiğini ve bunun sıcaklığın daha kolay birikmesine neden olduğunu ifade ederek, gelişmenin iklim değişikliğinin aşırı sıcaklıkları nasıl şiddetlendirdiğinin açık bir örneği olduğunu vurguladı.

Sıcak hava dalgalarına geniş çaplı kuraklık da eşlik etti. Batı ve Orta Avrupa'nın büyük bölümünde Mayıs ve Haziran aylarında başlayan kurak koşullar Temmuz ayında devam ederek şiddetlendi.

İber Yarımadası'nın bazı kesimleri, Fransa, Almanya, Avusturya ve Macaristan başta olmak üzere birçok bölgede ortalamanın altında yağış ve toprak nemi değerleri görüldü.

Birleşik Krallık, İrlanda, İzlanda'nın bazı kesimleri ile Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'da da olağanüstü kurak koşullar kaydedildi.

Batı Avrupa'daki Temmuz 2026 toprak nemi seviyelerinin, son dönemin şiddetli kuraklıklarından biri olan Temmuz 2022'ye kıyasla bazı bölgelerde daha düşük seviyelere gerilemesi dikkat çekti.

Kuraklığın etkileri su kaynaklarında da görüldü. Kuraklığın yaşandığı bölgelerin büyük bölümünde nehir debileri ortalamanın oldukça altında kaldı.

Özellikle Sen, Ren ve Tuna nehirleri düşük debilerden ciddi şekilde etkilendi. Su seviyelerindeki düşüş; içme suyu temini, tarımsal sulama, sucul ekosistemler, nehir taşımacılığı ve enerji üretimi üzerinde baskıyı artırdı.

Buna karşılık Baltık ülkeleri, Finlandiya, Türkiye'nin iç kesimleri, Yunanistan, Ukrayna'nın doğusu ve Rusya'nın batısının geniş kesimlerinde ortalamanın üzerinde yağış görüldü. Bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı yerel taşkınlar ve hasarlar meydana geldi.

Copernicus verilerinde Türkiye de Avrupa'daki yağış dağılımının dikkat çeken bölgelerinden biri oldu.

Temmuz 2026'da Türkiye'nin iç kesimlerinde ortalamanın üzerinde yağışlı koşullar gözlemlendi. Türkiye, Yunanistan ve Doğu Avrupa'nın bazı bölgeleri, Batı Avrupa'da görülen kurak tablonun aksine daha yağışlı bir dönem geçirdi.

Batı Avrupa'daki sıcak ve kurak koşullar, orman yangınları açısından son derece elverişli bir ortam oluşturdu.

Temmuz ayında bölgede yanan alan ve yangınlardan kaynaklanan emisyonlar açısından olağanüstü bir yangın faaliyeti görüldü.

Copernicus Atmosfer İzleme Servisi (CAMS) Direktörü Laurence Rouil, iklim değişikliğinin Güney Avrupa'da büyük ve yüksek şiddetli orman yangınlarını destekleyen sıcak ve kurak koşulların daha sık yaşanmasına neden olduğunu belirtti.

Büyük yangınların daha fazla duman ürettiğini ve dumanın atmosferin daha yüksek katmanlarına taşınabildiğini belirten Rouil, bunun hava kirliliğinin yangın bölgesinden binlerce kilometre uzaktaki ülkelerde dahi hissedilebilmesine yol açabileceğini ifade etti.

Temmuz 2026'da yalnızca kara sıcaklıkları değil, okyanusların yüzey sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı.

Kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslarda, 60 derece güney ile 60 derece kuzey enlemleri arasındaki ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 20,96 derece olarak ölçüldü. Böylece Temmuz ayları açısından yeni bir rekor kırıldı.

Tropikal Pasifik'in geniş bölümünde de olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları gözlendi.

Bölgede gelişmekte olan El Niño koşullarının önümüzdeki aylarda daha da güçlenmesinin beklendiği bildirildi.

Avrupa çevresindeki denizlerde de sıcaklıklar dikkat çekici seviyelere çıktı.

Atlantik kıyıları ve Batı Akdeniz'de Temmuz ayı için rekor deniz yüzeyi sıcaklıkları ölçüldü.

Bu yüksek sıcaklıklar, kıyı topluluklarını ve deniz ekosistemlerini etkileyebilecek yaygın, güçlü ve şiddetli deniz sıcak hava dalgalarıyla ilişkilendirildi.

Temmuz ayında kutup bölgelerinde de dikkat çekici gelişmeler yaşandı.

Arktik deniz buzu alanı, Temmuz ayları içinde kaydedilen en düşük altıncı seviyeye geriledi.

Özellikle Svalbard ve Franz Josef Toprakları çevresindeki Barents Denizi'nin kuzeyinde deniz buzu örtüsü oldukça düşük seviyelerde kaldı.

Antarktika'da ise deniz buzu alanı Temmuz ayları için kaydedilen en düşük beşinci seviyede gerçekleşti.

Amundsen Denizi dışındaki birçok okyanus sektöründe deniz buzu örtüsü ortalamanın altında kaldı.

Copernicus'un Temmuz 2026 verileri, sıcaklık, kuraklık, orman yangınları ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının aynı dönemde birbirini nasıl etkileyebildiğini ortaya koydu.

Özellikle Batı Avrupa'da uzun süreli sıcak hava dalgalarıyla birlikte toprak neminin azalması, yangın riskini artırırken düşük nehir debileri de su kaynakları üzerindeki baskıyı büyüttü.

Küresel okyanus sıcaklıklarında kırılan yeni Temmuz rekoru ve tropikal Pasifik'te güçlenmesi beklenen El Niño koşulları ise iklim sistemindeki sıcaklık eğiliminin yalnızca Avrupa ile sınırlı olmadığını gösterdi.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: İnsani yardım Gazzeye kesintisiz ulaşmalı Önceki Haber

Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: İnsan...

Nazilli Devlet Hastanesinde aşırı sıcaklara karşı farkındalık standı açıldı Sonraki Haber

Nazilli Devlet Hastanesinde aşırı sıcakl...

Yorum Yazın

aaaaa

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar