Yarıyıl tatilinde çocuk ve ergenlerde ruh sağlığı riskleri artabiliyor. Uzman uyarıyor: uyku düzeni, ekran süresi ve aile rutinleri dengeli olmalı.
Yarıyıl tatili çocuklar ve ergenler için dinlenme ve rahatlama dönemi olarak görülse de, klinik gözlemler bu sürecin ruhsal açıdan önemli riskler barındırabildiğini ortaya koyuyor.
Günlük rutinlerin ani şekilde bozulması, akademik yapının geçici olarak ortadan kalkması, uyku–uyanıklık döngüsündeki kaymalar ve ekran kullanımındaki artış; özellikle psikiyatrik hassasiyeti bulunan çocuk ve ergenlerde duygusal düzenlemeyi zorlaştırabiliyor.
Bayındır İçerenköy Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Nimtaj Abdullayeva, yarıyıl tatilinde klinik başvurularda en sık karşılaşılan sorunları ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları paylaştı.
Okulun yalnızca akademik değil, aynı zamanda ruhsal açıdan da önemli bir yapı sunduğunu vurgulayan Abdullayeva, şu değerlendirmede bulundu:
“Okul; sosyal etkileşim, kimlik gelişimi ve duygusal regülasyon açısından koruyucu bir işlev görür. Tatil döneminde bu yapının ortadan kalkması; aileyle geçirilen sürenin artması ve beklenti baskısıyla birleştiğinde anksiyete, çökkünlük, irritabilite ve davranışsal düzensizliklere yol açabilir.”
Yarıyıl tatilinde aile bireylerinin uzun süre aynı ortamda bulunmasının çatışmaları tetikleyebileceğine dikkat çeken Abdullayeva, sınırların belirsizleşmesi ve ebeveyn tutarsızlığının bu durumu artırdığını ifade etti.
Uyku saatleri, ekran kullanımı ve ortak aile etkinlikleri için önceden belirlenmiş, esnek ama net rutinlerin çatışmaları azaltacağını belirten Abdullayeva, çocuk ve ergenlerin bu sürece dahil edilmesinin iş birliğini güçlendirdiğini söyledi.
Tatil döneminde uyku saatlerinde kayma yaşanmasının doğal olduğunu ifade eden Abdullayeva, uyku–uyanıklık döngüsünün tamamen tersine dönmesinin ruhsal belirtileri artırabileceği uyarısında bulundu:
“Uyku düzeni ani değil, kademeli olarak değiştirilmeli. Sabah gün ışığına maruz kalmak, akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlamak ve yatmadan önce sakinleştirici rutinler oluşturmak uykuya geçişi kolaylaştırır.”
Ekran kullanımının tamamen yasaklanmasının gerçekçi olmadığını vurgulayan Abdullayeva, amaçlarının kontrollü ve içerik açısından denetlenen bir kullanım olması gerektiğini belirtti.
Özellikle akşam saatlerinde ekran maruziyetinin azaltılmasının ve aileyle geçirilen zamanın ekransız planlanmasının önemine dikkat çekti.
Yarıyıl tatilinde yoğun ders programlarının önerilmediğini belirten Abdullayeva, tamamen akademik yapıdan kopmanın da okul dönüşünü zorlaştırabileceğini ifade etti.
Günde 30–45 dakikayı geçmeyen, kısa ve sürdürülebilir tekrarların yeterli olduğunu söyleyen Abdullayeva, ders çalışma sürecinin performans baskısı yerine çaba ve süreklilik üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tatil dönemindeki boş zamanların yalnızca ekranla doldurulmaması gerektiğini belirten Abdullayeva; fiziksel hareket, yaratıcı etkinlikler ve aileyle yapılan ortak aktivitelerin hem duygusal dengeyi hem de aile bağlarını güçlendirdiğini ifade etti.
Yarıyıl tatilinin ruhsal açıdan sağlıklı geçirilebilmesi için esnek ama öngörülebilir bir rutin oluşturulmasının önemine dikkat çeken Abdullayeva, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Tatili tamamen kuralsız ya da aşırı yapılandırılmış geçirmek yerine; uyku, akademik tekrar, fiziksel hareket ve aile zamanı arasında dengeli bir yapı kurulmalıdır.”
Yorum Yazın