Kış aylarında artan böbrek taşı riskine dikkat! Üroloji Uzmanı Emre Tokuç, yeterli su tüketimi, bilinçsiz takviye kullanımı ve aşırı tuz-protein tüketiminin böbrek taşı üzerindeki etkilerini anlattı.
Son yıllarda ülkemizde giderek yaygınlaşan böbrek taşı hastalığı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.
Özellikle genç erişkinlerde ve 20’li yaş grubunda da sık görülmeye başlayan bu tablo, uzmanlara göre kış aylarında yapılan bazı hatalar nedeniyle daha da artıyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Üroloji Uzmanı Emre Tokuç, hastaların böbrek taşı ağrısını çoğu zaman “hayatımda yaşadığım en şiddetli ağrı” sözleriyle tanımladığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
“Böbrek taşı hastalığı, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve bilinçli yaklaşımlarla büyük ölçüde önlenebilir.
Özellikle vitamin, mineral ve besin takviyelerinde ‘ne kadar çok, o kadar iyi’ anlayışı yerine, kişiye özel ve hekim kontrolünde kullanım esas alınmalıdır.”
Soğuk havalarda susama hissinin azalması, su tüketiminin fark edilmeden düşmesine yol açıyor.
Oysa az su içmek, idrarın yoğunlaşmasına ve kalsiyum, oksalat, ürik asit gibi taş oluşturan maddelerin kristalleşmesine zemin hazırlıyor.
Bilimsel çalışmalar, günlük idrar hacmi azaldıkça böbrek taşı riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.
Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en temel yolu yeterli sıvı alımı. Uzmanlar, özellikle kış aylarında susamayı beklemeden günde ortalama en az 2 litre su tüketilmesini öneriyor.
Son yıllarda bağışıklığı güçlendirmek ve yorgunluğu azaltmak amacıyla vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı arttı.
Ancak kontrolsüz, yüksek dozda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı riskini artırabiliyor.
“Bitkisel” ibaresi de güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Aksine bazı ürünler böbrekler üzerinde ciddi yük oluşturabiliyor.
Takviyeler; yaş, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve böbrek taşı öyküsüne göre planlanmalı.
Hekim görüşü alınmadan ve gerekli kan-idrar tetkikleri yapılmadan kullanılan ürünler, fayda yerine zarar getirebiliyor.
Aşırı tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırıyor.
Kırmızı et ağırlıklı beslenme ve bilinçsiz kullanılan protein tozları da riski yükseltiyor.
Özellikle spor yapan bireylerde kontrolsüz protein takviyesi kullanımı, uzun vadede böbrek taşı gelişimine zemin hazırlayabiliyor.
Günlük tuz tüketimi 5 gramı geçmemeli
Hayvansal protein abartılmamalı
Bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller gibi) yer verilmeli
Protein takviyeleri mutlaka uzman önerisiyle kullanılmalı
Sebze ve meyve ağırlıklı, dengeli bir beslenme düzeni böbrek sağlığını korumada önemli rol oynuyor.
Böbrek taşlarının içeriklerine göre farklılık gösterdiğini vurgulayan Emre Tokuç, her hastaya aynı diyetin uygulanmasının doğru olmadığını belirtiyor.
“Taş analizi yapılan hastalarda, taşın tipine göre kişiye özel beslenme ve korunma önerileri planlanmalıdır.
Daha önce böbrek taşı düşürmüş kişilerde tekrar risk yüksektir. Düzenli üroloji kontrolleri ihmal edilmemelidir.”
Erken dönemde fark edilen taşların çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekiliyor.
Yorum Yazın