banner134

Ersoy, Akademisyenlikle ilgili konuştu

MHP MYK Üyesi ve Osmaniye Milletvekili Doç. Dr. Ruhi Ersoy, TBMM Genel kurulunda Yükseköğretim kurumlarında Araştırma Görevlisi olarak istihdam edilecek kadrolar ile ilgili olarak konuştu.

Ersoy, konuşmasına toplumların ve devletlerin zamanın ruhundan kaynaklı ortaya çıkan ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendisini gözden geçirmesi, yenilemesi gerektiğini belirterek başladı.

Ersoy, Bu ihtiyaçlar sonucu devletin gerekli adımları atarak evrenseli de takip ederek politikalar üretip milletinin refah seviyesini yükseltmeyi amaçlamalıdır dedi.

Bu açıdan yükseköğretim kurumlarında son yıllarda reform niteliğinde gelişmeler olduğunu belirten Ersoy, bu gelişmeleri MHP olarak takip ettiklerini, toplumun faydasına gördüklerini destekleyip, tersi olduğunu düşündüklerini de eleştirdiklerini belirtti.

Özellikle ülkenin son ve zor zamanlarında meclisi ve siyaseti ortak akıl paydasında görerek problemlerin çözülmeye çalışılmasını iyi niyet olarak kabul ettiklerini söyleyen Ersoy, olumsuzlukları da söylemek, dikkat çekmek durumundayız dedi.

Yükseköğretim kurumlarında istihdam edilecek araştırma görevlisi kadrolarının eskiden beri sorunları olduğu belirten Ersoy, bu sorunları çözelim derken yeni sorunların ortaya çıktığına dikkati çekti.

Yapılacak değişiklik ile tüm araştırma görevlilerinin 50/d statüsü denilen statüde ele alınacağını, bunun da 33/a kadrosundakiler açısından ne gibi sorunları doğuracağının belli olmadığına değinen Ersoy, ön görülen değişiklik yeni istihdam edilecekler için mi, mevcuttakileri kapsıyor mu net değil dedi.

Ayrıca, yapılması düşünülen değişiklik ile doktorasını bitirmiş araştırma görevlilerinin %20’si kendi okulunda istihdam edileceği ön görülmekte ve bu %20’nin neye göre seçileceği belirtilmemektedir diyen Ersoy, %20 içerisine giremeyenlerin ne yapacakları konusunda somut öneri veya proje maalesef yoktur dedi.

Ersoy, gelişmiş toplumlarda bilim ve sanat, temel ihtiyaçlar hiyerarşisinin ötesinde problemini çözmüş insanların uğraş alanları olarak gözükür ama bizim ülkemizde bu kadrolar temel ihtiyaçların karşılandığı maişetle de doğru orantılı olduğunu belirtti.

Bir sosyal güvenceyi, hayatını tesis edeceği bir düzeni orada gören bir bilim adamı adayı, onu hem bir meslek hem de bir geçim alanı olarak görür diyen Ersoy, aslında akademisyenliğin, bilim insanlığının tanımında o bir meslek değil, yaşam tarzı diye tabir edilir ve bilim insanlığını ve akademisyenliği kendisine yaşam tarzı olarak kabul eden bilim insanları önemli bilimsel çalışmalar yapar ve akademide olsun, entelektüel çevrede olsun ciddi anlamda iz bırakırlar ama Türkiye gerçekliği buna ne kadar müsait diye sordu.

Ersoy, “ilgili değişiklikle araştırma görevlilerinin yüzde 20'ye kadarının desteklenmesi ve kadro verilmesi, geri kalanlara "Siz kendinize yer bakın" denilmesi, belki dinamik kalma açısından daha rasyonel düşünülmüş ve sürekli dinamik kalsın, kendisini yenilesin, ispat etsin, içinden süzülsün, alınsın diye bir performans değer kriteri olarak düşünülmüş olabilir ama sosyal haklar açısından bunların yeniden gözden geçirilmesini biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak tavsiye ediyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155