19 Nisan, 2024, Cuma
DOLAR32.6033
EURO34.759
ALTIN2493.1

İranlı Yazar ve Yönetmen Rezaei: “Türklerin Misafirperverliği Beni Türkiye'ye Çekti" - Ardeshir Rezaei

İranlı Yazar ve Yönetmen Rezaei: “Türklerin Misafirperverliği Beni Türkiye'ye Çekti" - Ardeshir Rezaei

Medyagazete Kültür-Sanat servisi, tanınmış İranlı yazar ve yönetmen Ardeshir Rezaei ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Türkiye'ye dair izlenimlerinden sanat ve sinemaya, projelerinden kişisel görüşlerine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulunan Rezaei, İran'dan Türkiye'ye gelip yerleşen bir sanatçı olarak göze çarpıyor.

İlk İzlenimler ve Sanatla Tanışma

Ardeshir Rezaei, İran'ın kuzeyinde doğan bir yazar ve yönetmen olarak kendini tanıttı. 2012 yılında Türkiye'ye ilk kez gelen Rezaei, Türk misafirperverliği ve sıcakkanlılığının ilgisini çektiğini belirtti. "Türklerin misafirperverliği ve sıcakkanlılığı ilgimi çekti ve bir süre sonra yerleşmeye karar verdim ve bugüne kadar hiç pişman olmadım." şeklinde konuştu.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

-Tabii, adım Ardeshir ve soyadım Rezaei, İran’ın kuzeyinde doğdum. Yazarım ve yönetmenlik yapıyorum. Türkiye’ye ilk defa 2012’de geldim, bir kaç zaman git gel yaptım, Türklerin misafirperverliği ve sıcakkanlılığı ilgimi çekti ve bir sure sonra yerleşmeye karar verdim ve bugüne kadar hiç pişman olmadım.

Sanatla ne zaman tanıştınız ve neden sinemayı seçtiniz?

-Bence bütün insanlar annesinin karnından sanat ile tanışarak dünyaya ayak basarlar, bende o insanlardan biriyim, fakat ben onu kendimde yakalayıp ve geliştirdim.

Ve neden sinema? Ben aslında müzik, fotoğrafçılık, kameramanlık, çizim, şiir, solfej, sanat felsefesi ve sinema yönetmenliği eğitimlerini akademik şekilde alıp mezun olmuş biriyim ve bu bildiklerimin hepsini insanlarla paylaşabileceğim ortamı filmde ve sinemada gördüm.

Sinemada en çok hangi türü seviyorsunuz?

-Ben realist birisiyim ve filmlerimde gerçek olanları anlatırım. Benim filmlerde diyalog değil, form konuşur, yani sahnede gördüğünüz eşyalar izleyicilere bir şey anlatır.

Tavsiye edebileceğiniz ve sevdiğiniz bir yönetmen var mı?

-Evet, çok var ama anlatırsam hepsini anlatmam lazım, yoksa haksızlık olur. Ama benim ve bütün sevdiğim yönetmenlerinde, sevdiği birini tavsiye edebilirim ve o Abbas Kiyarüstami’dir ki maalesef hocamızı 2016 da 76 yaşında kaybettik.

Neden İranlı yönetmenler bu kadar yetenekliler?

-Aslında yetenek her insanda olan bir şey ama bizdeki mevcut altyapının dışında, bizim sinemada para ön planda değil yani yapımcı ya da yönetmen filmi yaparken bu filmin ne kadar para kazandıracağını düşünmezler. Zaten iyi bir film yaparsın eğer, önemli festivaller de ödül alır ve parasını da kazanır, ben her zaman söylerim para, sanatı kirletir.

Bir de Türkiye ve Türkleri sevdiğim için yetkililere bir eleştiride bulunmak istiyorum. Kısa film festivalleri ne için icat edilmiştir? Tabi ki sinema bölümünde mezun olan öğrenciler için. Bu altyapı demektir… bir marketçi öğrenciden bir suyun parasını almıyorsa, devletin onlara destek olacağına, onların ilk çekimi için bir kısa film yapım izni almaya başvurdukları zaman yüzde 18 KDV almaması gerekir diye düşünüyorum.

Çekim sırasında sinirli bir kişi olduğunuz söyleniyor, bu doğru mu?

Hayır, sinirli birisi değilim, işimde ciddiyim diyelim. Ben çekimden haftalar önce oyuncularım ile prova yapıp, detaylı bir şekilde iyice çalışırım, o yüzden çekim esnasında en iyi oyunu almak için biraz ciddi olmam lazım.

Türk Sineması ve İz Bırakmak

Rezaei, Türk sinemasının önemine vurgu yaparak, Türk oyuncularla bir senaryo yazdığını ve bu projeyi gerçekleştirmeyi planladığını doğruladı. "Eğer bu ülkenin insanları beni bir yabancı olarak iyi karşılamışlarsa benim bu insanlara en azından bir uzun metraj film yapım borcum olduğunu düşünüyorum ve bence şimdi borcumu ödeme zamanı gelmiştir." diyerek Türk sinemasına olan katkısını ifade etti.

Türkiye için bir senaryo yazdığınız ve bunu Türk oyuncularla birlikte gerçekleştireceğiniz söyleniyor, bu doğru mu? Neden?

-Evet, doğrudur, Şöyle söyleyeyim eğer bu ülkenin insanları beni bir yabancı olarak iyi karşılamışlarsa benim bu insanlara en azından bir uzun metraj  film yapım borcum olduğunu düşünüyorum ve bence şimdi borcumu ödeme zamanı gelmiştir

Bu arada, “Gri Cennet”de oyunculuk performansınızı da izledim. Bu rolü nasıl bu kadar iyi oynadınız?

-Bakışınız için çok teşekkür ederim, eğer bu soruya kısaca cevaplamak istersek şöyle derim, en iyi oyunculuk, oynamamaktır aslında, bir oyuncu hikayeyi ve hikaye deki karakterini kendi vücuduna yerleştirdikten sonra oynamaya gerek kalmaz, çünkü artık senaristin yazdığı ve yönetmenin istediği karakterdir. Ben de bunu yapıyorum. Benim tiyatro oyuncuları ile sette en büyük sorunum budur, bazıları fazla oynuyor.

Hem oynayıp hem de filmi yönetmek zor olmuyor mu?

-Aslında zor ama ben kolayı sevmem, genelde en zor rolü kendim alırım ve hikaye de kilit ve anahtarı o karaktere teslim ederim. Filmde, yapım aşamasında işim ne kadar zor olsa o kadar keyif ve enerji alırım.

Türk sineması hakkında ne söylemek istersiniz? Yönetmenlerimiz, yapımcılarımız ve oyuncularımız hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Bence Türk sineması bazı yapımcılar tarafından haksızlığa uğramış, Bu kadar imkan varken bu imkanlar ve destekler en ucuz şekilde heba oluyor.

İnsanlar artık Türk sinemasında çok nadir bir sanat filmine denk geliyorlar ve bu ülkenin geleceği için çok kötü. Çünkü bir ülkenin zeka, bilim ve kültür seviyesini o ülkenin sinema ve tiyatro ve müziği belirtir. Bir ülke de yıllarca her seviyede eser yaratılırsa izleyici ona alışır ve orada durur ve neticede diğer ülkelerden geride kalırlar. bence bu ülke bu kadar dizi üreteceğine, Nuri Bilge Ceylanlar yetiştirmeli. Ama işin iyi tarafı şu ki Türk halkı da bunun farkında, yoksa neden sinemaya küssün?

Bu arada Nuri Bilge Ceylan'ın izinden gitmeyi sinema sevenlere tavsiye ederim…

Gelecek Projeler ve Sanatsal İlkeler

Rezaei, yakın tarihlerde İstanbul, İzmir ve Adana'da çekimlerine başlayacağı bir film projesi üzerine konuştu. Film hakkında ayrıntı vermeden "reel bir film" olduğunu belirtti. Ayrıca, yetenekli oyunculara olan güvenini vurgulayarak, ünlü olmayan ancak yetenekli oyunculara rol verme niyetini açıkladı. "Benim filmimde ünlü görürsünüz bilin o oyuncu ünlü olduğu için değil, yetenekli ve başarılı olduğu için o rolü alabilmiştir." dedi.

Türkiye için çekeceğiniz film ne kadar sürecek ve ne zaman başlayacak? Çekim mekanı, film konusu ve türü nedir?

-100 dakika olacağını düşünüyorum, bir aksaklık olmazsa Eylül ayının ortasında başlayacağımızı düşünüyorum. Çekim mekanlarımız; İstanbul, İzmir ve Adana’da olacak

Konusu ile ilgili anlatmak için erken olduğunu düşünüyorum, ama reel bir film olduğunu bilmenizi isterim

Hangi oyuncularla görüştünüz veya konuştunuz?

-Görüştüğümüz oyuncular var ama, netleştikten sonra açıklasak daha iyi olur, şimdilik şunu söylemeliyim ki benim filmim de ünlü oyuncu da olabilir ama ben ünlü olmayan ama yetenekli olup ve şu ana kadar kendini gösterme fırsatı bulamayanlara güvenip rol vermeyi düşünüyorum.

Bunu da açıklamak isterim ki oyuncularımın ünlü olmasından ziyade yetenekli olmasını isterim. Bakın Türkiye’de potansiyel var, iyi oyuncular ve yeteneği olanlar çok var, ama alt yapıda sorunlar görüyorum, o yüzden lütfen altyapılara odaklanalım.  Sunuda söyleyeyim eğer filmde ünlü görürsünüz bilin o oyuncu ünlü olduğu için değil, yetenekli ve başarılı olduğu için o rolü alabilmiştir.

Bana da rol verebilir misiniz?

-Tabi neden olmasın, testi aştıktan sonra herkes benim filmimde oynaya bilir

İran sineması denildiğinde insanların beklentileri yüksek oluyor, bunun işinizi zorlaştıracağının farkında mısınız?

-Tabi farkındayım , birde Türk halkı çok zeki, özellikle yeni nesil, iyi film izlemek ve iyi müzik dinlemek onların hakkı ben bunların farkındayım ama kendime güveniyorum ve ben sanat konusunda mütevazi olursam kendime büyük haksızlık etmiş olurum Türk halkının sinemaya küstüğü ortada onların haklı olduğunu düşünüyorum..

Size söz veriyorum, Türk milleti iyi film görürse, hiç beklemeden ailesini alıp sinemaya o filmi izlemek için gidecek ve ülkesinin sanatına destek olacak ve ben küsen değerli izleyicileri tekrardan sinema ile barıştırabileceğime inanıyorum ve sizde göreceksiniz.

Filmlerinizin senaryosunu siz yazıyorsunuz,  sadece senaryo yazmakla mı sınırlı kalıyorsunuz?

Evet, kendim yazıyorum ama sadece senaryo yazmıyorum. Ben kitap, kalem ve defter hastasıyım 2 yıl önce hayata ve dünyaya kendi felsefi bakışımı ve düşüncelerimi yazmaya başladım ve yakın tarihte yazdıklarım bir kitap halinde, insanlara ulaşacak.

Bu filminizle dünyadaki önemli festivallere katılmayı düşünüyor musunuz?

Evet, düşünüyorum, festivaller benim için çok önemli ve katılmayı istiyorum.

Sinemaya yeni adım atan  oyunculara ve sinemaseverlere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

-Evet var, eğer bu yola zengin olmak için girdiyseniz yanlış yoldasınız, geri dönün ve kendinize yeni bir iş bulun.

Şunu unutmayın bu sektörde zengin olan oyuncular ilk başta zengin olmak için oyuncu olmamışlardır, buna emin olabilirsiniz, sizleri çok seviyorum ve sizlerle bir araya gelmek isterim… bir de lütfen görün, çünkü bakmak ile görmek arasında büyük fark vardır, herkes bakabilir ama herkes göremez ve görmeyen kişiden oyuncu olmaz.

Size ve tüm ekibinize başarılar diliyoruz, filminizi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ben de size teşekkür ederim, zaman ayırdığınız için, yabancı olsam bile Türkiye’de ki basının ne kadar ülkesinin sanat ve sanatçılarının arkasında olduğunu fark ettim, bu röportajda kendimi hiç yabancı hissetmedim,

Sizleri çok çok seviyorum. Kendinize dikkat edin.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar