banner246
banner134

17 Nisan "Sağlıkta şiddete karşı mücadele günü" olmalı!

Osmaniye Tabip Odası Başkanı Dr. Asu Kaya Gedik, 17 nisan gününün "Sağlıkta şiddete karşı mücadele günü" olarak ilan edilmesi ve önleyici yasaların biran evvel meclis gündemine alınması gerektiğini söyledi.

2012 yılında bir hasta yakını tarafından görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan, ölüm yıldönümünde Osmaniye'de de anıldı. Şehitler anıtı önünde toplanan hekimler, "Sağlıkta şiddete hayır" diyerek tepki eyleminde bulundular.

Burada bir açıklama yapan Dr. Ersin Aslan'ın ihtisas arkadaşı Kalp Damar Cerrahı Uzman Hekimi Op. Dr. Cem Atik, "Ersin'i tanıyıp daha sonra kaybetmek çok acı, bir kez bile ağzından kötü bir söz duyan olmadı. Her nöbette arkadaşlarını ziyaret ederdi, çok güzel bağlama çalardı. O çalardı, biz dilimiz döndüğünce söylerdik. Eli becerikliydi, iyi bir cerrahtı. " Aslan" gibiydi, soy adına yakışır şekilde... Çocukları çok severdi, çocuğu olmasına fırsatı olmadı, yeni evlenmişti. Şimdi bir yeğeni var, 6 yaşında, adı Ersin. Allah ona uzun ömürler versin, Ersin'in de ruhu şad olsun. Sadece bugün değil, her gün benim aklımdasın." dedi. 



Daha sonra bir basın açıklaması yapan Tabip Odası Başkanı Dr. Asu Kaya Gedik ise Dr. Ersin Arslan'ın katledilmesinin üzerinden 7 yıl geçtiğini belirterek, "O zaman da biz bu cinayetin münferit olmadığını ifade etmiştik. Bilinçli bir şekilde, düşünülüp tasarlanarak öldürüldü Doktor Ersin. O günden bugüne sağlık ortamı sürekli ve artan ivmede, sözlü-fiziki saldırıların gerçekleştirildiği, can güvenliğimizin hiç kalmadığı bir ortama dönüşmüştür. Doktorlara saldırmak adeta salgın hale geldi, vaka-i adiye oldu.

Aradan geçen bu zaman da "şiddeti önlemeye" dair atılmış bir adım bulunmamaktadır. Yaptığımız çağrılar yanıt bulamamıştır. Dr. Kamil Furtun, Dr. Aynur Ağdemir ve Dr. Fikret Hacıosman göz göre göre katledilmiştir. Sağlık kurumlanınız basılmakta, bizler, mesai arkadaşlarımız saldırıya maruz kalmaktayız.

Her gün medya da muhakkak sağlıkta şiddet haberi yer almaktadır. Kimimizin kafasında kaldırım taşı kırılmakta, kimimizin burnu kırılmakta, kimimiz de yoğun bakımlara düşmektedir. Şifa umulan cerrah elleri yaralanmaktadır. Halbuki bizim için, hekimliğin öznesi, insandır.

Medyanın, Sosyal medyanın umarsızca, fütursuzca, sorumsuzca yayınları da toplumu kışkırtmaktadır.

Tüm bu olanlar sadece izlenmekle yetinilmekte, önleme noktasında müspet bir adım atılmamaktadır.

Öncesinde de tekraren Meclise gönderilen, Dr. Fikret Hacıosman'ın katledilmesi ile bir daha Meclise gönderilen ve kamuoyuna sağlıkta şiddet yasası" olarak sunulan yasanın "önleme" noktasın da hiçbir caydırıcı özelliği olmamakla beraber sadece "saldırıya uğrayan sağlıkçının ifadesinin karakola gitmeden çalıştığı kurumda alınması" hususu düzenlenmiştir.

Fakat bu düzenlemenin bile işletilmediğini görüyoruz.

Yine her saat başı bir sağlık çalışanı şiddet görmeye devam etmektedir. Yetkililer, hekimleri, kendi başlarının çaresine bakmak üzere yalnız bırakmışlardır. Adeta kendi savunma yöntemlerimizi geliştirmemiz istenmektedir." dedi. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner244

banner155

banner215