27 Eylül 2026, Pazar
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail:

Yetmedi mi Bu Şiddet Olayları?

Yetmedi mi?
Her gün bir haber.
Her gün bir acı.
Her gün bir “nasıl oldu?” sorusu…

Ama aslında biliyoruz nasıl olduğunu.
Görmezden geliyoruz sadece.

Çünkü mesele bir günde olmadı.
Mesele yıllardır büyüyor.
Sessiz sessiz…
İçimizde…

Bir çocuk doğuyor.
Temiz. Masum.
Sonra ne oluyor?

Ailede başlıyor her şey.
İlk söz. İlk davranış. İlk örnek…

Çocuk ne görürse onu öğrenir.
Bağırmayı görürse bağırır.
Şiddeti görürse şiddeti normal sanır.

Sonra diyoruz ki:
“Benim çocuğum yapmaz.”

Ama yapanların aileleri de aynısını diyordu.

Bugün sokakta yürüyen gençlerin çoğuna bakın.
Elinde telefon.
Ama cebinde ne var, bilen var mı?

Bıçak taşıyan gençler sıradanlaştı.
Kavga etmek “normal” oldu.
Tehdit etmek “havalı” oldu.

Bu normal değil.

Ama normalmiş gibi davranıyoruz.

Eğitim diyoruz.
Ama sadece okul zannediyoruz.

Oysa eğitim önce evde başlar.
Anne babanın davranışında başlar.

Çocuk odasında ne yapıyor?
Kimlerle konuşuyor?
Çantasında ne var?

Biliyor muyuz?

Yoksa sadece “güveniyorum” deyip geçiyor muyuz?

Şiddet olayları artıyorsa…
Bu sadece bireysel bir sorun değildir.

Toplumsal bir meseledir.
Ve çözümü de toplumsal olmalıdır.

Caydırıcı cezalar şart.
Ama sadece ceza yetmez.

Önleyici sistem lazım.
Denetim lazım.

Bugün bazı ülkelerde,
En küçük fiziksel temas bile suç sayılıyor.

Bir tokat…
“Basit” değil.

Kayıt altına giriyor.
Cezası var.
Sonucu var.

Çünkü biliyorlar:
Küçük şiddet büyüğün habercisidir.

Bizde ne oluyor?

“Çocuktur yapar.”
“Gençtir geçer.”
“Bir şey olmaz.”

Oluyor işte.

Her gün oluyor.

Okullarda disiplin zayıfladı.
Kurallar var ama uygulanmıyor.

Küçük olaylar büyüyor.
Küçük kavgalar büyük trajedilere dönüşüyor.

Oysa disiplin korku değildir.
Disiplin düzen demektir.

Kuralsızlık özgürlük değildir.
Kaos demektir.

Polis denetimleri artırılmalı.
Ama sadece ceza için değil…

Önlemek için.

Gençlerin üzerinde ne var?
Ne taşıyorlar?
Nereye gidiyorlar?

Bunlar bilinmeli.

Ama bunu yaparken de hukuk korunmalı.
Adalet korunmalı.
Hak ve özgürlük dengesi gözetilmeli.

Aileye büyük görev düşüyor.

Çocuğun arkadaşını tanıyacaksın.
Davranışını gözlemleyeceksin.
Değişimini fark edeceksin.

Sessizleşti mi?
Sinirlendi mi?
İçe kapandı mı?

Bunlar sinyaldir.

Görmezden gelirsen…
Bir gün geç olabilir.

Medya ne yapıyor?
Sosyal medya ne yapıyor?

Şiddeti normalleştiriyor.
Kavgayı içerik yapıyor.
Silahı “karizma” gösteriyor.

Genç izliyor.
Etkileniyor.
Taklit ediyor.

Sonra diyoruz ki:
“Bu çocuklar neden böyle?”

Çünkü yalnız bırakıyoruz.

Bir gerçek var.

Bu tür olayları yapanların çoğu…
Dışarıdan bakınca “sessiz” görünür.

Kimse beklemez.
Kimse tahmin etmez.

Ama içinde birikir.

Öfke birikir.
Yalnızlık birikir.
Kontrolsüzlük büyür.

Sonra bir gün…
Patlar.

O yüzden mesele sadece ceza değil.
Mesele fark etmek.

Erken görmek.
Erken müdahale etmek.

Silah…
Bıçak…
Bunlar oyuncak değil.

Ama bazı çocuklar için öyle.

Çünkü öyle öğretiliyor.

Buna izin verilmemeli.
Net.

Toplum olarak karar vermeliyiz.

Şiddeti sıradan mı kabul edeceğiz?
Yoksa dur diyecek miyiz?

Her olaydan sonra üzülmek kolay.
Paylaşım yapmak kolay.
Tepki göstermek kolay.

Zor olan…
Önlem almak.

Çocuklarımız bizim geleceğimiz.
Ama sadece sözde değil.

Gerçekte korumak gerekiyor.

Ailede…
Okulda…
Sokakta…

Herkesin sorumluluğu var.

Bugün bir adım atılmazsa…
Yarın çok geç olabilir.

Yetmedi mi?

Gerçekten yetmedi mi?

Yorum Yazın

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar