19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

Ulu Çınarlar Yıkılmasın

   2020 yılına merhaba dediğimiz ilk günlerde Çin’de ortaya çıkan ve ölümcül bir hastalığa dönüşebilen CORONA VİRÜSÜ. Dünya sağlık örgütünün üzerinde durduğu ve pandemi (Küresel salgın) olarak kabul ettiği 2019-nCoV maalesef tüm dünyayı etkisi altına aldı. Tehlikeli mi tehlikeli, öldürücü mü öldürücü.

   Klinik bulgularla tespit edilen bu virüs insan sağlığı üzerindeki etkisi kabul edilmekle beraber akabinde psikolojik, sosyal ve ekonomik etkileri de görülmeye başladı.

   Devletimiz Hastalıkla mücadele, içtimai, siyasi ve ekonomik tedbirler ile ilgili olarak gerekli tedbiri zamanında almış bulunmaktadır.

   Bu konuda bir vatandaş olarak devletimizin yanındayız ve özellikle gösterdiği üstün gayret ve hizmetlerinden dolayı Sağlık bakanımızı ve bütün sağlık çalışanlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

   Devletimiz insan sağlığı ile ilgili almış olduğu takdire şayan durum arzederken basın/yayın ve sosyal medyanın bu konuda maalesef sınıfta kaldığını üzülerek müşahede ediyorum. Özellikle benimde şahit olduğum izlediğim bazı TV kanallarında açık oturumları hazırlanıyor. Bazıları alınan önlemleri yeterli bulurken diğeri yerden yere vuruyor. Tamam herkes her şeyi aynı minvalde düşünmeyebilir. Lakin sağlıkta akademik kariyer yapmış bilim insanları konuyu anlatırken birbirlerine hakaret vari tavırları birinin açıkladığı bilgiyi diğerinin kabul etmemesi veya mikrobiyoloji Uzmanının farmakoloji uzmanı ve pisikoloğun olduğu bir ortamda ben bu tartışmada yokum diyerek ulusal basında yayın yapan proğramdan ayrıldığına şahit oldum.

   Bir aydan bu yana izlediğimiz yayınlar ve halkımızın duyduğu bilgiler kafa karışıklığına neden olabiliyor. Bir grup çıkıyor bu hastalığın grip gibi özellikler gösterdiğini önemli olduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini beyan ediyor. Dışarı çıktıysanız mümkün mertebe az temas az insani ilişki ve dokunmadan ve sürtünmeden uzak durulması anlatılıyor. Eve geldiğinde ayakkabını dışarıda çıkar ayakkabı ile içeri girme, kıyafetini çıkar ayrı bir odaya as ve evde normal kıyafetini giy diyor. Ellerini avuç içi ve parmak araları ile birlikte el üstü ve dirseklerine kadar yıka diyor. Kıyafette 4 İle 6 saatte virüsün öleceğini söylüyor. Buraya kadar kabul amma ve lakin diğer bir grup ise sanki öcü varmış gibi elini yüzünü yıka elbiseni hemen çıkart ve 60 90 derecede hemen yıka yoksa sana bulaşmış olan virüs hem seni hemde ailenin sonu olabilir gibi anlatıyor. Anlatan grubun her ikiside sağlıkta isim yapmış bilim insanları. Toplumun kafasını karıştırıyor. Halkı korku ve paniğe sevk ediyor.

   Hülasayı kelam acizane bende diyorum ki devletimiz sağlıkta yaptığı başarı ile dünyada parlayan bir Süreyya misali parlıyor. Gerekli tedbirleri mümkün mertebe aldı ve açıklamaları fevkalade yeterlidir.

   Hatta tedbir olarak bireysel tedbirlerin önemli olduğunu, kişisel temizliğin ön planda olduğunu, vücuda enerji veren doğal bağışıklığı arttırıcı mevsimsel besinlerin tüketileceğini önermektedirler.

   (Mesela; Lahana, ıspanak, soğan, sarımsak, bal, kellepaça, turşu, çörekotu, nane, nar, ceviz badem, kayısı kurusu, üzüm, andız, dut, keçiboynuzu pekmezi, tereyağı, yoğurt, yumurta vs. Kışlık yiyecekler)

   Yukarıdaki bilim insanları ve sosyal medya paylaşımlarında halk o kadar panikledi ki ateşin var korona, öksürdün korona, dokundun korona, öptün korona, korkusuyla aynı evde aile bireyi kendini ayrı odada karantinaya almaya çalışıyor. Buda gereksiz yere insanları endişe ve korkuya sürüklüyor. Kronik rahatsızlığı olan aile bireyi veya 70 yaş üstü amcamızın huzuru kaçıyor.

   Genel kanaat şudur ki özetle; hastalığın seyrinde corona virüsü semptomatik olup, yatak istirahati, bol sıvı tüketimi, günlük alınması gereken kalorinin alınması açısından önemlidir. Hastalığı tedavi edecek unsur vücudun kendi direncidir.

   Konuyu bir sağlık bilim insanı olarak Prof. Dr.Ayşe Willke TOPÇU (Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı) dünya çapında paniğe neden olan CORONAVİRÜS ile ilgili kısa ve öz olarak yaptığı açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

   Corona virüs 1960’lı yıllardan beri bilinen insanlarda solunum hastalığına yol açan bir virüs ailesidir. Bu virüs 2002 yılında yine Çin’de SARS ve 2012 yılında Suudi Arabistan’da MERS-COV olarak ortaya çıkmış ve diğer ülkelere yayılmıştır. 2020 yılında ise yine Çin’de 2019-nCoV olarak ortaya çıkmış ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır.

   Sayın Prof. Dr. Topçu yine bu hastalığın belirtileri ile ilgili olarak; GRiP diye ifade edebileceğimiz ateşli öksürük, solunum sıkıntısı, halsizlik ve özellikle yaşlılarda ve altta yatan kronik hastalığı olanlarda ağır seyrederek, solunum yetmezliğine, böbrek yetmezliğine yol açarak öldürücü olabileceğini belirtiyor.

   Tedavisi ile ilgili olarak;

   Kendiliğinden iyileşir. Bazı ağır olgularda hastaneye yatırılarak destek tedavilerinin verilmesinin gereğini vurgulamakta olup spesifik tedavisi yoktur ve henüz aşısının olmadığını belirtmektedir.

   Bize düşen Sağlık bakanlığının önerisi olan kişisel bakım, azami temizlik, kalabalıktan uzak tedbirli ve düzenli bir hayatın idamesidir.

   Hayatına Sahip Ol Sevdiklerinin Sağlığına Saygılı Ol Sevgili Canını Koru.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar