Osmaniye’nin simgelerinden tarihi dokulara acımasızca dokunuluyor, değerlerimiz birer birer yok oluyor. “Derdim çoktur hangisine yanayım” türküsünde olduğu gibi. Kerpiç evler, portakal bahçeleri, su değirmenleri, karaçaydan gelen suyun arklar ile mahallelerdeki bahçelere dağılması, yargıcı çeşmesi, sıra konaklar ve çınarı ile nam salmış, kahvesi ile muhabbetin yapıldığı ÇINARLI KAHVE’nin önce kıraathanesi, şimdide çınarı yok edildi, ağaç kurudu. Siz sağolun değerli yetkililer.
Bu gün medya haberlerinde gördüm. Sayın Belediye Başkanımız, başlan yardımcısı ve ekipler gelmişler, kuruyan ağacın etrafını açmaya çalışmışlar vede bu ağacın kurumasının önüne geçilebilir mi diye profesör ve bu işten anlayan ekip kurulacakmış. Artık iş işten geçti. Gerçekleri görerek önümüze bakmamız gerekiyor. Çünkü kıraathanenin yerinde yerler esiyor, çınarın dibine 2 metreye yakın moloz ile dolduruldu, etrafı beton ile çevrildi. Çınar sudan nemden mahrum edildi. Çınarın dibinde sohbet eden amcalar ağacın kökü sulanır bedeninden verilen suyun faydası olmayacağını söylediler, dillerinde tüy bitti ama kimseye seslerini duyurmadılar.
Dün Osmaniye Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi UNESCO tarafından dünya mirası listesine alındı sevindik. Bu gün ise çınarın kurumasından dolayı içimiz yandı.
Konu ile ilgili olarak ziraat Mühendisi (Bitki koruma bölümü) bir arkadaşıma telefon açtım. “Ordu geçtikten sonra borazan çalmanın gereği yok”dedi ve devam etti. Çınarın etrafına peyzaj yapılırken bizzat kendisininden şahit olduğu ve cami bahçe seviyesindeki çınarın zeminini kuzeyinden geçen yol seviyesine getirmek için sökülen kahvehanenin tüm molozkarını çınarın dibine dolgu olarak kullanıldı. Yaklaşık 1,5 - 2 metre yükseltildiğini ortadadır. Çınar ağaçlarının kökü yayvan ve suyunu genellikle yüzeydeki yatay köklerden almaktadır. Kökler üzeride beton ile kaplanarak su alması engellendi ve ağacın bedeninden su alacağı düşünülerek yapılan proje ile bu ağacın kurumasına yardımcı oldular. Netice olarak çevresi beton ile kaplanmış olan ağaç tepe tacı kök sisteminden fazla olunca kuruma ile yüz yüze kalmıştır. Sıra yayvan kök sistemine sahip Çınar ağaçları su ve besin maddesini yüzey köklere bağlı saçak köklerle almaktadır. Buradaki ağacın zemininin beton ile kaplanması nedeniyle yeterli su alamayınca yaşaması ve gelişmesi olumsuz etkilenenmiş olup kuruma ile neticelenecek acı son hazırlanmıştır.
Biz Tarih, doğa - Geçmiş ve gelecek derken çok şeyi kaybediyoruz.
Sayın Osmaniye Belediye Başkanı ve yetkilileri. Çınar kurudu kahve yıkıldı.
HAYDİ ŞİMDİ YENİDEN Kahvehane (çaybahçesi) ve Çınarımıza yeniden kavuşalım. Vakıflardan müsade alınarak peyzajı yapılan oturma alanının eski haline döndürülmesi için Osmaniye’nin tarihine büyük emek veren Tarihçi İsmet İPEK hocamın Engin fikirlerinden faydalanarak tarihi camiinin dokusuna uygun, Osmanlı sanatına uygun olarak yapılması gerekmektedir. Hatta Enverül Hamit (Büyük Cami) caminin çevre düzenlemesi ile birlikte ayakkabıcılar çarşısı ile birlikte mevcut cami lojmanı ve kütüphanesinde tarihi dokuya uygun olarak yeniden yapılması ve restorasyonunun yapılması elzemdir.
Sayın yetkililer! Madem projenin yanlışlığını sizde fark ettiniz. Çalışmayı alelacele başlattınız. Yanlışı yanlış ile düzeltmeye çalışmayalım.
Osmaniye Bizim. Biz Osmaniyeyiz.