08 Ekim 2026, Perşembe
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6

“Sansür gölgesinde bayram olmaz”

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
“Sansür gölgesinde bayram olmaz”
Abone ol
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin 24 Temmuz Basın bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda “sansürün gölgesinde bayram olmaz” dedi.

 Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, sansürün kaldırılışının yıl dönümünde Türkiye’de gazetecilerin yeni ve ağır sansür yöntemleriyle karşı karşıya kaldığını kaydetti.

 Şiddet uygulanan ve gözaltına alınan gazeteci sayısındaki artışa vurgu yapan Bilgin, 2023’ün ilk altı ayında en az 56 gazetecinin gözaltına alındığını, pek çoğunun görev başındayken zor kullanılarak kelepçelendiğini kaydetti.
1908’de Türk basınında sansürün ilk kez kaldırılışının yıl dönümü olan 24 Temmuz nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin bugün vesilesiyle gazetecilere yönelik şiddetin son bulması, yetkililerin hukuka ve temel haklara uyması için bir çağrı yaptı.

 

“Bugün basın bayramı değil basın özgürlüğü için ortak mücadele günü”

 

Bugünkü şiddetin nedeninin sansür çabasından başka bir şey olmadığına vurgu yapan Bilgin

“Bu nedenle gazeteciler özgürce çalışma atmosferine kavuşmadan kutlayacak bayramımız yoktur. Bugün Basın Bayramı değil, basın özgürlüğü için ortak mücadele günüdür” dedi.

 

“Sansür yasası gölgesinde bayram olmaz”

 

“Sansür yasası” gölgesindeki ilk 24 Temmuz olan bugün artan sansür uygulamalarına vurgu yapan Bilgin Gazeteciler Cemiyeti’nin basın özgürlüğü raporlarından bilgiler aktardı.

Basın mensuplarına bu anlamda kenetlenme çağrısı yapan Nazmi Bilgin açıklamasına şöyle devam etti:

“RTÜK yıl başından bu yana televizyon ve radyolara 30 para cezası, 30 kez de program durdurma cezası verdi. Yine en çok Halk TV, Tele 1 ve Fox TV cezalandırıldı. Altı ayda en az 40 gazeteci saldırıya uğradı, 56 gazeteci gözaltına alındı.
Yılın ilk altı ayında en az 23 gazeteci ve medya kuruluşu sansür yasası çerçevesinde ‘halkı yanıltıcı bilgi yayma’ suçlamasıyla yargıya muhatap edildi, soruşturmaya uğradı. Aralarında en son tutuklanan meslektaşımız Merdan Yanardağ da var. Bu yasa gazeteciler için çıkmıyor, gazeteciler cezalandırılmayacak dediler ama deprem döneminde gördüğümüz gibi hoşlarına gitmeyen her habere, her paylaşıma ‘yanıltıcı bilgi yayma’ bahanesiyle soruşturma açtılar Sansür yasası diyerek protesto ettiğimizde bize ‘sizle ilgisi yok’ diyen yasanın mimarlarından Sayın Feti Yıldız bile bizzat gazeteci Can Ataklı’nın bu suçtan soruşturulması için suç duyurusunda bulundu. Osmaniye’de iki meslektaşımız belediyeyi eleştirdiği için bu suç gerekçesiyle 33 gün cezaevinde tutuklu kaldı”

 

Medya şiddet sarmalıyla boğuşuyor

 

Sansür yasası yetmezmiş gibi meslektaşlarının bugünlerde büyüyen bir şiddet sarmalıyla karşı karşıya bırakıldığını, sansüre ve otosansüre zorlandığını kaydeden Bilgin

“Bu yılın ilk altı ayında en az 40 şiddet vakası yaşandı. Aralarında tren kazasını görüntülerken jandarma tarafından darp edilen gazeteci de var, evine giderken sopayla önü kesilen yazar da var, kent merkezinde bıçaklı saldırıya uğrayan gazeteci de var, İstanbul’da eylemleri takip ederken yaralanan muhabirler da var, adliyede zanlı yakınlarının saldırısına uğrayan gazeteciler de var…” ifadelerini kullandı.

 

“Altı ayda 56 gazeteci gözaltına alındı”

 

Yılın ilk altı ayında gözaltına alınan gazeteci sayısı 56 olduğunu belirten Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin şu açıklamada bulundu:

“Bu meslektaşlarımızın çoğu hakkını arayan ya da protesto hakkını kullanan grupları takip ederken şiddet uygulanarak, tartaklanarak, zaman zaman ters kelepçe yapılarak gözaltına alındı. Bu eylemlerde gazeteciler yerlerde sürükleniyor, boğazlarına basılıyor, parmakları kırılıyor, yaralanıyor. Gözaltına alınan gencecik bir muhabirin emniyetten parmağı kırık çıkması neyle açıklanabilir? Gazetecilerin gördüğü bu şiddetin nedeni sansür çabasından başka bir şey değildir. Bu şiddet, hak arayışları görünmesin, iktidarı eleştirenler sokağa çıkmasın, protesto etmesin, polis onları şiddet uygulayarak gözaltına alırken ya da engellerken kayıt altına alınmasın diyedir. Danıştay’a açtığımız davalarla iptal ettirdiğimiz ‘eylemlerde ses ve görüntü alınmasını yasaklayan’ Emniyet genelgesi bugün fiilen uygulanmakta, yetkililer hukuksuz emirlerle temel haklarımızı ayaklar altına almaktadır. İktidar barışçıl protestoları da onların haberleştirilmesini de hazmetmek zorundadır.
24 Temmuz 1908’de Abdülhamit’in İstibdat Dönemi yıkılırken, sansür memurları gazetelerden kovulurken söylendiği gibi bugün de “kahrolsun İstibdat, yaşasın hürriyet” diyoruz. Yine bir 24 Temmuz’da, 1923’te Lozan Anlaşması imzalanarak ülkemiz büyük bir diplomatik zaferle ‘tapu senedine’ kavuşmuş oldu. Bu günün bizim için kutlama günü olmasının tek nedeni bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün tüm dünya tarafından kabul edilmesinin yıl dönümü olmasıdır.”

 

“24 Temmuz ayrıca Lozan antlaşmasının da yıldönümü”

 

24 Temmuz’un aynı zamanda Lozan Antlaşmasının da yıl dönümü olduğunu  hatırlatan Bilgin açıklamasını “Çağdaş, demokrat, özgürlükçü cumhuriyetin tapu senedi olarak gördüğümüz Lozan Antlaşmasının yıl dönümünde tüm medyamızı ve halkımızı cumhuriyet ülküsüne sıkı sıkıya sarılması çağrısını yineliyorum. Demokratik cumhuriyet ile kulluk düzeninden vatandaş düzenine geçen halkımıza günümüzde değerlerimize her zamankinden fazla sarılmasını hatırlatıyorum” sözleriyle tamamladı.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Metin Öztürk: Galatasaray her zaman her şeyi yapacak güçte bir takımdır Önceki Haber

Metin Öztürk: Galatasaray her zaman her...

Kocasinanda 26 faili meçhul olay aydınlatıldı Sonraki Haber

Kocasinanda 26 faili meçhul olay aydınla...

Yorum Yazın

aaaaa

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar