Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Osmaniye’de STK ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Arıkan, “Türkiye’nin sorunlarını çözmek için ahlaklı ve liyakatli yönetim şart” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Osmaniye’de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarıyla buluştu.
Oto Galericiler Sitesi’nde bulunan Yeni Buluş Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Osmaniye İl Başkanı Ahmet Kılıç, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.
Toplantıda konuşan Genel Başkan Mahmut Arıkan, Türkiye’nin birçok alanda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, ekonomik krizden güven problemine, gençlerin gelecek kaygısından toplumsal ahlak sorunlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına toplantının hayırlı olmasını temenni ederek başlayan Arıkan, Türkiye genelinde gerçekleştirdikleri ziyaretlerde vatandaşların benzer sorunları dile getirdiğini söyledi.
Adana’dan Osmaniye’ye gelirken üreticilerin yaşadığı sorunlara tanıklık ettiklerini belirten Arıkan, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer ekonomik sıkıntıların yaşandığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Karadeniz’e gidiyoruz çayı, fındığı konuşuyoruz. Ege’ye gidiyoruz inciri, üzümü konuşuyoruz. Güneydoğu’ya gidiyoruz fıstık üreticisinin problemlerini konuşuyoruz.
Anadolu’ya gidiyoruz pahalı hayatı konuşuyoruz. Hangi ile gidersek gidelim aynı problemlerle karşılaşıyoruz.”
Arıkan, Saadet Partisi’nin hedefinin sorunların değil huzurun konuşulduğu bir Türkiye inşa etmek olduğunu vurguladı.
.jpg)
Türkiye’de yaşanan temel problemlerin “güven krizi” ve “ahlak krizi” olduğunu dile getiren Arıkan, yayımlanan bir kamuoyu araştırmasına göre vatandaşların büyük bölümünün birbirine güvenmediğini söyledi.
Toplumda güven ortamının yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirten Arıkan, siyasetin öncelikle bir ahlak meselesi olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Biz Saadet Partisi olarak siyaseti her şeyden önce bir ahlak meselesi olarak görüyoruz. Seçim öncesinde de sonrasında da en temel ölçümüz ahlak olacaktır.”
Gençlerin yaşadığı gelecek kaygısına da değinen Arıkan, yapılan araştırmalarda gençlerin büyük bölümünün torpil olmadan iş bulamayacağını düşündüğünü belirtti.
Türkiye’de gençlerin yurt dışına gitmek istediğini ifade eden Arıkan, bu durumun toplumsal açıdan ciddi bir alarm verdiğini söyleyerek;
“Gençlerin yüzde 74’ü torpil olmadan iş bulamayacağını düşünüyor. Yüzde 65’i ise fırsat bulduğunda bu ülkeyi terk etmek istediğini söylüyor.”
İçişleri Bakanlığı verilerine de değinen Arıkan, kasten yaralama, uyuşturucu ve organize suç oranlarında ciddi artışlar yaşandığını söyledi.
Toplumda güvenlik kaygısının arttığını belirten Arıkan, yaşanan olayların kısa süre gündemde kaldığını ancak kalıcı çözümler üretilmediğini ifade etti.
Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Arıkan, hükümetin vatandaşın sorunlarına çözüm üretmesi gerektiğini belirtti.
Osmaniye’deki işsizlik ve ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, gençlerin doğduğu yerde doyabildiği bir Türkiye hedeflediklerini ifade etti.
Televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programlarının toplumun ahlaki yapısına zarar verdiğini savunan Arıkan, RTÜK’e çağrıda bulundu.
.jpg)
Şiddeti özendiren ve aile yapısını olumsuz etkileyen yayınlara karşı adım atılması gerektiğini belirten Arıkan, gündüz kuşağı programlarının kaldırılması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında Nasreddin Hoca’nın türbesini örnek gösteren Arıkan, “Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloyu anlatmak için Nasreddin Hoca’nın türbesini örnek vermek istiyorum. Bilirsiniz, türbenin dört tarafı açıktır ama bir tarafında kilitli bir kapı vardır.
İşte Türkiye’nin hali de böyledir. Adalet duvarı yıkıldı, liyakat duvarı yıkıldı, ahlak duvarı yıkıldı, aile, eğitim, ekonomi, sağlık ve dış politika duvarları yıkıldı. Geriye bir tek savunma sanayii kaldı.
Savunma sanayiindeki çalışmaları önemsiyoruz ve yapılan doğru işleri teslim ediyoruz.
Ancak diğer alanlardaki duvarlar yeniden inşa edilmedikçe bunun tek başına yeterli olmayacağını ifade ediyoruz” dedi.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, düşük kur ve yüksek faiz politikalarının Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini söyledi.
Arıkan,
“Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde “Şehirlerimizi Allah’ın cemal sıfatının tecelli ettiği mekânlar olarak görüyoruz” dedi. Bu güzel bir ifadedir.
Ancak merhum Turgut Cansever’in şu sözünü de hatırlamak gerekir:
“Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder.”
Bugün Türkiye’de mutfak yoksulluğunu, adaletsizliği, enflasyonu konuşmamız gerekirken sürekli yeni gündemlerle karşı karşıya bırakılıyoruz.
Yeni krizler üretiliyor ve toplumun asıl sorunları geri plana itiliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili yaşanan süreçte de sağduyunun hâkim olacağına inanıyorum.
Türkiye’nin artık krizlerden değil, çözümlerden konuşmaya ihtiyacı var.
Bize diyorlar ki: “Muhalefet sürekli eleştiriyor ama çözüm söylemiyor.” İşte biz çözüm söylüyoruz. Elimizde Türkiye Kalkınma Planı var. Uzman kadrolarımızla hazırladığımız bu planla Türkiye’nin 81 ilinde yapılacak yatırımları belirledik.
Beş yıl içerisinde Türkiye’nin üretim kapasitesini artırmayı, milyonlarca gencimize istihdam sağlamayı hedefliyoruz.
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Arıkan, geçmişte bayram ikramiyesiyle kurban hissesi alınabildiğini ancak bugün birkaç emeklinin birleşmeden kurban kesemediğini ifade etti.
Saadet Partisi iktidarında liyakat esasına dayalı bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını vurgulayan Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
“Sadakat ile liyakat arasında tercih yapmak gerektiğinde liyakati önceleyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.”
Toplantı, Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Yorum Yazın