Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik konumuna ve Karadeniz güvenlik politikalarına dair kritik açıklamalarda bulundu. MSB, TSK'nın yeni envanter verilerini paylaşırken, asılsız iddialara karşı hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin NATO içindeki rolünün artık sadece kuvvet tahsis etmekle sınırlı olmadığını, stratejik karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif bir aktör haline geldiğini vurguladı.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türkiye’nin savunma ve güvenlik vizyonuna dair önemli mesajlar verildi.
Yapılan açıklamada, Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu NATO'da, kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda yapıları şekillendirdiği belirtildi.
Özellikle Çokuluslu Kolordu Karargâhı (MNC-TÜR) ve Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz kurulum süreçlerinin, Türkiye’nin bölgedeki liderliğini pekiştirdiği ifade edildi.
Türkiye’nin Karadeniz politikasının temel taşının Montrö Boğazlar Sözleşmesi olduğunun altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesi söz konusu değildir.
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz’in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam ediyoruz."
Toplantıda, son günlerde siyasi saiklerle ortaya atılan asılsız iddialara da yanıt verildi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in düşen C-130 uçağı ve NATO karargahlarına ilişkin iddialarının "açık bir dezenformasyon" olduğu belirtildi.
MSB, şehit sayısının dahi yanlış ifade edildiği bu açıklamaların Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmayı hedeflediğini vurgulayarak, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu ve yasal işlemlerin başlatıldığını açıkladı.
TSK’nın caydırıcılığını artırmaya yönelik yerli ve milli sistemlerin envantere girişi sürüyor.
Tuğamiral Aktürk, şu yeni sistemlerin envantere alındığını duyurdu:
Yeni Nesil T-155 Fırtına Obüsleri
5.56 mm Hafif Makineli Tüfekler
Millî Deniz Topu "Denizhan" (İstif sınıfı fırkateyn Akdeniz’e entegre edilmek üzere teslim edildi.)
Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece sınır içinde değil, sınır ötesinde de istikrarın teminatı olduğu hatırlatıldı.
TSK; Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova’da barışı destekleme faaliyetlerine devam ederken, Orta Doğu’da tırmanan gerilime karşı da uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletleri sorumluluk almaya çağırdı.
Yorum Yazın