Osmaniye 2050 Zeytincilik Master Planı ile üretimden sanayiye, markalaşmadan ihracata, bilimden oleoturizme uzanan kapsamlı bir kalkınma modeli ortaya konuldu.
Osmaniye’nin zeytincilikte önümüzdeki yaklaşık çeyrek yüzyıllık yol haritasını ortaya koyan kapsamlı bir çalışma hazırlandı. “Osmaniye 2050 Zeytincilik Master Planı” başlığıyla hazırlanan çalışmada; üretimden depolamaya, kalite ve analizden sanayi yatırımlarına, markalaşmadan ihracata, üniversite-sanayi işbirliğinden uluslararası ilişkilere, oleoturizmden çevre ve su yönetimine kadar uzanan geniş bir kalkınma modeli ortaya konuldu.
Muhammet Güloğlu tarafından hazırlanan çalışmanın temel yaklaşımını, zeytinin yalnızca tarımsal bir ürün olarak değil, Osmaniye’de sanayi, bilim, eğitim, ticaret, gastronomi, turizm ve istihdam oluşturabilecek bütünleşik bir ekonomik alan olarak değerlendirilmesi oluşturuyor.
Planın nihai hedefi ise Osmaniye’nin yalnız zeytin üreten değil; ürettiği zeytini işleyen, analiz eden, depolayan, ambalajlayan, markalaştıran, tüketen, ihraç eden ve zeytin konusunda bilimsel bilgi üreten bir şehir haline gelmesi.
OSMANİYE 2050 ZEYTİNCİLİK MASTER PLANI
ÜRETİMDEN SANAYİYE, BİLİMDEN MARKAYA BİR KALKINMA MODELİ
Osmaniye zeytinciliğinde artık yalnız kaç ağacımız olduğunu değil, zeytinin oluşturduğu ekonomik değerin ne kadarını Osmaniye’de bıraktığımızı konuşmamız gerekiyor. Üretelim; fakat aynı zamanda işleyelim, depolayalım, analiz edelim, şişeleyelim, ambalajını üretelim, markalaştıralım, tüketelim, ihraç edelim, yan ürünlerini değerlendirelim ve bilgisini de Osmaniye’de üretelim.
Osmaniye Valiliğinin 2022 yılında açıkladığı resmî verilere göre ilimizde 183 bin dekar alanda yaklaşık 5 milyon 460 bin zeytin ağacı, 29 zeytinyağı tesisi ve 18 salamura tesisi bulunuyordu. 2002 yılında ise 25 bin dekar alanda 460 bin zeytin ağacı vardı. Bu büyüme Osmaniye’nin önüne yeni bir aşama koyuyor. (Osmaniye Valiliği)
OSMANİYE ZEYTİNYAĞI DENİLDİĞİNDE ÖNCE GÜVEN VE KALİTE AKLA GELMELİ
Osmaniye Zeytinyağı, TÜRKPATENT tarafından 11 Ocak 2023 tarihinde mahreç işareti olarak tescil edildi. Tescil belgesine göre Osmaniye Zeytinyağının natürel sızma olması, Gemlik ve Ayvalık çeşitlerinden üretilmesi, hasattan sonra 48 saat içerisinde sıkılması ve belirlenen kimyasal ve duyusal özellikleri taşıması gerekiyor.
Osmaniye’de yıllardır üretim yapan üreticiler, yağhaneler ve satıcılarla tüketici arasında oluşmuş önemli bir kalite ve güven birikimi vardır. Bu güven korunmalı, ölçülebilir hale getirilmeli ve Osmaniye’nin marka değerine dönüştürülmelidir.
Kaynağı Osmaniye olmayan veya kaynağı açık biçimde izlenemeyen yağların Osmaniye’nin kaliteli üretimiyle aynı algı içerisinde değerlendirilmesinin önüne geçilmelidir. İl dışından yağ gelmesi tek başına sorun değildir; ancak tüketici hangi yağın Osmaniye’de yetiştirilen zeytinden üretildiğini, hangisinin başka bir yerden geldiğini bilmelidir. Başka yerlerden veya kaynağı belirsiz ürünlerden doğabilecek bir kalite sorunu Osmaniye zeytinyağının adına yazılmamalıdır.
Bu nedenle üretici, üretim yeri, hasat dönemi, sıkım tesisi, parti bilgisi ve gerekli analizlerin izlenebilirliği güçlendirilmelidir. Tüketici Osmaniye Zeytinyağı aldığında ürünün nerede üretildiğini, hangi dönemde hasat edildiğini, nerede sıkıldığını ve uygun olduğu ölçüde analiz sonuçlarını QR kod üzerinden görebilmelidir.
Coğrafi işaret bunun temelidir. Bunun yanında ortak bir Osmaniye Zeytinyağı Kalite ve Güven Kimliği oluşturulması da çalışılmalıdır. Bunun hukuki modeli ortak marka, garanti markası veya uygun başka bir kalite işareti olabilir. Bu sistem özel markaların yerine geçmemeli; belirlenmiş kalite ve izlenebilirlik şartlarını sağlayan Osmaniyeli üreticileri ortak bir güven şemsiyesi altında görünür hale getirmelidir.
Bunun için Osmaniye 2050 Zeytin ve Zeytinyağı Kalite Protokolü hazırlanmalı. Hasat biçiminden ürünün kasada taşınmasına, sıkım süresinden tankta depolamaya, kimyasal ve duyusal analizden ambalaj ve izlenebilirliğe kadar bütün zincir için ulaşılması gereken kalite seviyesi belirlenmelidir.
Taklit ve tağşişle mücadele de sistemin merkezinde olmalı. Zeytinyağına başka bitkisel yağların karıştırılması, düşük kalite yağın farklı bir sınıfta sunulması veya kaynağı belirsiz açık yağın kaliteli ürün görüntüsüyle satılması yalnız tüketiciyi değil, dürüst üreticiyi de mağdur eder.
Osmaniye Zeytinyağı adı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha güçlü biçimde güvenilir ürün anlamına gelmelidir.
ASİT TEK BAŞINA ZEYTİNYAĞININ KALİTESİNİ BELİRLEMEZ
Üretici ve tüketici açısından yaygın yanılgılardan biri zeytinyağının kalitesini yalnız asit değeri üzerinden değerlendirmektir.
Bir zeytinyağının serbest yağ asitliği çok düşük, günlük kullanımda “sıfır aside yakın” olarak ifade edilecek düzeyde olsa dahi bu tek başına yağın natürel sızma olduğu anlamına gelmez.
Natürel sızma zeytinyağında serbest yağ asitliğinin oleik asit cinsinden yüzde 0,8’i aşmaması gerekir; ancak bu değer tek başına kalite sınıfını belirlemez.
Natürel sızma zeytinyağının kimyasal kriterlerin yanında duyusal kriterleri de sağlaması gerekir. Uluslararası Zeytin Konseyi metodolojisinde natürel sızma sınıfında duyusal kusurların medyanı sıfır, meyvemsilik medyanı ise sıfırdan büyük olmalıdır. Dolayısıyla kimyasal değerleri çok iyi olan bir yağ, duyusal kusuru bulunması halinde yalnız düşük asitli olmasına dayanılarak natürel sızma kabul edilemez.
Bu doğrudan üreticinin ekonomik kaybına dönüşebilir.
Kaliteli zeytini yanlış hasat etmek, uzun süre bekletmek, yanlış taşımak veya uygun olmayan kapta muhafaza etmek aylarca verilen emeğin ve ürünün piyasa değerinin bir bölümünü kaybettirebilir.
Yere önceden düşmüş “dip zeytini” ile ağaçtan sağlıklı biçimde toplanan zeytin aynı ürün gibi değerlendirilmemeli ve birbirine karıştırılmamalıdır. Hasattan sonra zeytinin çuval veya büyük yığınlar içinde uzun süre bekletilmesinden kaçınılmalı; mümkün olduğunca kısa sürede tesise ulaşması sağlanmalıdır.
Yağ daha önce kimyasal madde taşınmış bidonlarda veya gıda ile temasa uygun olmayan kaplarda tutulmamalı. Uygun olmayan metal yüzeylerle temas kalite kusurlarına yol açabilir; ışık, sıcaklık ve oksijen ise oksidasyonu hızlandırarak ransit kusurunun oluşmasını kolaylaştırabilir.
Üretici ve tüketicinin bu kalite unsurlarını tanıması, üretimden saklamaya kadar bütün süreçte farkındalığı artıracaktır.
OKÜ’DE DUYUSAL ANALİZ KAPASİTESİ KURUMSALLAŞTIRILMALI, OSMANİYE KENDİ TADIMCILARINI YETİŞTİRMELİ
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinin bu alanda önemli bir başlangıç altyapısı vardır. OKÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarının 2026 hizmet listesinde zeytinyağı için serbest yağ asitliği, peroksit, özgül soğurma, yağ asitleri kompozisyonu, toplam fenolik madde gibi analizlerin yanında duyusal analiz hizmeti de yer almaktadır.
Bu mevcut kapasite daha ileri bir aşamaya taşınmalıdır.
OKÜ bünyesinde ulusal ve uluslararası standartlara uygun, sürekli çalışan Natürel Zeytinyağı Duyusal Analiz Laboratuvarı ve Tadım Paneli kurumsallaştırılmalı; uygun tadım odaları, standart ekipman, panel lideri, düzenli eğitim ve performans kontrolü yapılan tadımcılarla sistem güçlendirilmelidir. Uygun olduğu ölçüde akreditasyon ve uluslararası tanınırlık geliştirilmelidir.
Osmaniye kendi tadımcılarını yetiştirmelidir.
Üreticiler, yağhane işletmecileri, gıda ve ziraat mühendisleri, öğrenciler, şefler ve bu alana ilgi duyan kişiler için temel ve ileri düzey zeytinyağı tadım eğitimleri düzenlenmelidir.
Üretici ransit yağın kokusunu tanırsa depolama koşullarına daha fazla dikkat eder; metalik kusuru öğrenirse ekipmanın önemini daha iyi kavrar; dip zeytininden çıkan yağ ile sağlıklı hasat edilmiş zeytinden çıkan yağ arasındaki farkı tadarak görürse bunları birbirine karıştırmamaya daha fazla özen gösterir.
Duyusal analiz, bahçeden yağhaneye kadar üretim kalitesini doğrudan etkileyebilecek bir eğitim aracı olarak da kullanılmalıdır.
ULUSAL TESCİLDEN AVRUPA BİRLİĞİ TESCİLİNE GİDİLMELİ
Osmaniye Zeytinyağının Türkiye’de coğrafi işareti var. Bundan sonraki aşama Avrupa Birliği düzeyinde koruma olmalıdır.
Osmaniye Yer Fıstığı 2024 yılında Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili aldı. Avrupa Birliği mevzuatı üçüncü ülkelerdeki tarımsal ürünlerin de gerekli ürün şartnamesi ve başvuru süreciyle Avrupa Birliği coğrafi işaret sistemine girebilmesine imkân tanıyor.
Osmaniye Zeytinyağı için bilimsel, teknik ve kurumsal hazırlık başlatılmalı.
2050’de Avrupa pazarında da Osmaniye adıyla korunan ve bilinen bir zeytinyağı ortaya çıkarılmalıdır.
HANGİ ZEYTİNİN NEREYE DİKİLECEĞİNİ BİLİM BELİRLEMELİ
Her zeytin çeşidi her toprakta, her rakımda ve her mikroiklimde aynı sonucu vermez. Yeni dikimlerde yalnız fidan bulmak yeterli değildir.
Merkez, Kadirli, Düziçi, Sumbas, Bahçe, Hasanbeyli ve Toprakkale’nin toprak, su, sıcaklık, rakım ve mikroiklim özellikleri ayrı ayrı incelenmeli; farklı çeşitlerin deneme parselleri kurulmalıdır.
Verim, yağ oranı, duyusal kalite, kuraklığa ve hastalıklara dayanıklılık ile periyodisite uzun yıllar izlenmelidir.
Bunun sonucunda Osmaniye Zeytin Çeşit ve Uygunluk Haritası hazırlanmalı. Üretici yeni bahçe kurarken tahminle değil, bulunduğu arazi için hazırlanmış bilimsel veriyle karar verebilmelidir.
Osmaniye’deki yaşlı ve yerel nitelikli zeytin materyali de taranmalı. Nitelikli yerel genotipler belirlenerek korunmalı; uygun materyaller üzerinde ıslah ve aşılama çalışmaları yürütülmelidir.
Osmaniye zamanla kendi şartlarına en uygun materyali belirleyen bir merkez haline gelmelidir.
ÜÇ ZEYTİN TARIM VE SANAYİ HAVZASI PLANLANMALI
Zeytin üretimi büyürken işleme sanayisi aynı ölçüde gelişmezse üretim artışı üreticinin lehine sonuç vermez.
Uzun vadede üç ana üretim ve sanayi havzası üzerinde çalışılmalıdır: Osmaniye–Toprakkale, Kadirli–Sumbas ve Düziçi–Bahçe–Hasanbeyli.
Bu havzaların kesin kapasitesi mevcut ve gelecekteki ağaç sayısı, ürün miktarı, yol bağlantıları, enerji, su, atıksu ve arazi imkânlarına göre belirlenmelidir.
Her havzada ihtiyaca göre zeytinyağı sıkım, sofralık zeytin işleme, paslanmaz tank depolama, dolum, şişeleme, teneke ve diğer ambalajlama, lojistik ve uygun muhafaza altyapısı bulunmalıdır.
Büyük yatırım gerektiren ileri laboratuvar, yan ürün işleme ve ihracat altyapıları ortak merkezler halinde kurulabilir.
Düziçi konusunda mevcut yapıyı dikkate almak gerekiyor. Düziçi Karma OSB planlama aşamasında olduğu için sıfırdan ikinci bir sanayi bölgesi önermek yerine, gelişmekte olan mevcut sanayi planlaması içerisinde zeytin ve tarıma dayalı sanayi kümelenmesine güçlü yer ayrılması daha doğru olur. Sumbas Karma OSB’nin planlama süreci de aynı bakışla değerlendirilmelidir.
OSMANİYE’DE ZEYTİNYAĞI AMBALAJ SANAYİSİ DE KURULMALI
Osmaniye’nin üretim zincirinde ambalaj sanayisi de yer almalıdır.
Zeytinyağı sektörünün büyümesiyle birlikte teneke ambalaja olan talep de artacaktır. Osmaniye’de gıda ile temasa uygun zeytinyağı tenekesi ve farklı ölçülerde metal ambalaj üretebilecek bir tesisin fizibilitesi hazırlanmalıdır.
Böyle bir tesis yalnız Osmaniye zeytinyağı üreticilerine değil, çevre illerdeki gıda ve yağ sektörlerine de hizmet verebilecek ölçekte değerlendirilebilir.
Şişe, teneke, kapak, etiket, koli ve diğer ambalaj ihtiyaçlarının mümkün olan bölümünün yerel sanayi tarafından karşılanması zeytinciliğin oluşturduğu yan ekonomik alanı büyütür.
Ambalaj, etiket, tasarım, baskı, lojistik ve pazarlama da zeytin ekonomisinin oluşturduğu katma değerin parçalarıdır.
SANAYİ PARSELLERİ RANT İÇİN DEĞİL ÜRETİM İÇİN KULLANILMALI
Zeytin ve tarıma dayalı sanayi için oluşturulacak alanlarda parsel tahsisi gerçek yatırım kapasitesi esas alınarak yapılmalıdır.
Yatırım projesi, finansman yeterliliği, üretim kapasitesi, istihdam ve yatırım takvimi birlikte değerlendirilmelidir.
Mevzuatta bulunan yatırım süreleri ve tahsis iptali hükümleri etkin uygulanmalı; haklı ve belgelenebilir bir neden bulunmadıkça sürekli süre uzatımlarıyla sanayi parselinin yıllarca boş tutulmasına izin verilmemelidir.
Muvazaalı veya spekülatif devirlerle sanayi arsasının üretim dışı değer artışı aracına dönüşmesi engellenmeli. Gerekirse mülkiyet devrinin yatırımın belirli aşamalarının fiilen gerçekleştirilmesine bağlanacağı daha güçlü hukuki modeller geliştirilmelidir.
Sanayi parselinin değeri, üzerinde kurulan tesis ve oluşturulan üretimle ölçülmelidir.
ÜRÜN DIŞ ETKENLERDEN KORUNARAK BOZULMADAN MUHAFAZA EDİLEBİLMELİ
Üretici zeytinyağını kalite kaybı ve bozulma olmadan uygun şartlarda muhafaza edebilmelidir.
Küçük ve orta ölçekli üreticilerin yararlanabileceği ortak profesyonel depolama merkezleri kurulmalı. Yağlar uygun paslanmaz çelik tanklarda, ışık, sıcaklık ve oksijen etkisini sınırlandıran şartlarda muhafaza edilmelidir.
Ekonomik büyüklük oluşan yerlerde lisanslı depoculuk da değerlendirilmelidir.
Her yıl üretim, fiyat, satış ve devreden stok miktarı birlikte izlenmeli. Osmaniye Zeytin ve Zeytinyağı Arz–Talep Bilançosu hazırlanmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır.
NARENCİYE ÜRETİCİSİNİN YAŞADIĞI EKONOMİK SORUNLAR OSMANİYE İÇİN UYARIDIR
Çok yıllık tarım ürünlerinde ağaç sayısı kadar üreticinin o ağacı ekonomik olarak yaşatabilmesi önemlidir.
Üretim artarken depolama, işleme, pazarlama ve katma değer aynı hızda gelişmezse bolluk üretici açısından fiyat baskısına dönüşebilir.
DOĞAKA desteğiyle hazırlanan Dörtyol Narenciye Sektör Raporunda üretim, pazarlama, depolama ve dış ticaret meselelerinin yapısal boyutları ele alınmıştır.
Osmaniye milyonlarca yeni zeytin ağacı planlarken mevcut zeytinliklerin üretici açısından kârlılığını kaybetmesine izin vermemelidir.
OSMANİYE KENDİ ZEYTİNYAĞINI DAHA FAZLA TÜKETMELİ
Osmaniye mutfağında zeytinyağlı yemek kültürü zaten bulunmaktadır. Bu kullanım çeşitlendirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve zeytinyağının günlük mutfaktaki yeri güçlendirilmelidir.
Geleneksel Osmaniye yemeklerinin yanında zeytinyağının kullanılabileceği yeni tarifler geliştirilebilir; sıcak yemekler, soslar, hamur işleri ve diğer uygun kullanım biçimleri tanıtılabilir.
Ev tüketimini artıracak tadım, tarif, saklama ve doğru kullanım eğitimleri yapılabilir. Belediyeler, üniversite, aşçılar ve meslek kuruluşları bu konuda ortak çalışmalar yürütebilir.
Paketli gıda üreticileri de teknolojik olarak uygun ürünlerde Osmaniye zeytinyağı kullanımını değerlendirebilir. Bütün ürünlere zorunluluk getirmek yerine ürünün niteliğine ve maliyetine uygun alanlarda kullanım teşvik edilmelidir.
LOKANTALAR, OTELLER VE İŞYERLERİ OSMANİYE ZEYTİNYAĞINI GÖRÜNÜR HALE GETİRMELİ
Osmaniye’de zeytinyağı kullanan restoran, lokanta, otel ve diğer işletmeler için gönüllü ve doğrulanabilir bir “Bu İşletmede Osmaniye Zeytinyağı Kullanılmaktadır” sistemi kurulabilir.
Bu ifade yalnız bir tabela olmamalı; kullanılan ürünün kayıtlı ve izlenebilir olduğunun belirli aralıklarla doğrulandığı bir sistem olmalıdır.
Restoran masalarında kaynağı belirsiz açık yağ yerine etiketli, kapalı ve uygun ambalajlı ürünler kullanılabilir. Oteller kahvaltılarında küçük ambalajlı Osmaniye zeytinyağlarına yer verebilir; menülerde kullanılan yağın kaynağını belirtebilir.
Zeytinyağı market raflarının yanında şehrin günlük hayatında da Osmaniye kimliğiyle görünür olmalıdır.
KAMU ALIMLARINDA KALİTELİ ZEYTİNYAĞI KULLANIMI ARTIRILABİLİR
Hastane, öğrenci yurdu, sosyal tesis, belediye tesisi ve diğer kamu mutfaklarının gıda alımları önemli bir tüketim hacmi oluşturur.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun teknik şartname hükümleri belirli marka, menşe, kaynak veya ürünü işaret ederek rekabeti sınırlamaya izin vermiyor.
Buna karşılık kalite, ürün sınıfı, ambalaj, analiz, izlenebilirlik ve teknik standartlar objektif kriterler halinde şartnamelerde düzenlenebilir.
“Yalnız Osmaniye ürünü alınsın” şeklinde hukuken sorunlu bir yöntem yerine kaliteli ve izlenebilir zeytinyağı kullanımını artıracak objektif şartnameler hazırlanmalı; yerel üreticinin de bu kalite seviyesine ulaşarak ihalelerde rekabet edebilmesi sağlanmalıdır.
ZEYTİNYAĞININ SAĞLIK, BESLENME VE KALİTE DEĞERİ BİLİMSEL VERİYLE ANLATILMALI
Zeytinyağının tanıtımı gastronominin yanında sağlıklı beslenmedeki yeri üzerinden de bilimsel kaynaklarla desteklenmelidir.
Sağlık Bakanlığının Türkiye Beslenme Rehberi, zeytinyağının da yer aldığı Akdeniz tipi beslenme modeline yer vermektedir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi de zeytinyağındaki fenolik bileşiklerle ilgili sağlık beyanlarını bilimsel olarak değerlendirmektedir.
Osmaniye’de üretilen zeytinyağlarının çeşit, yetiştiği bölge, rakım, hasat zamanı, işleme yöntemi ve depolama koşullarına göre fenolik bileşenleri ve diğer kalite özellikleri araştırılmalıdır.
OKÜ ve ilgili araştırma kuruluşları tarafından uzun dönemli çalışmalar yürütülerek Osmaniye zeytinyağının bilimsel kalite profili ortaya çıkarılabilir.
Yüksek nitelikli ürünlerin yalnız asit değeriyle değil kimyasal, duyusal ve uygun olduğu ölçüde fenolik özellikleriyle de tanımlanması, üreticinin kaliteli ürünü farklılaştırabilmesine katkı sağlayabilir.
Zeytinyağının sağlıkla ilgili tanıtımında bilimsel olarak kanıtlanmamış tedavi, hastalık önleme veya benzeri iddialardan kaçınılmalı; kullanılacak sağlık beyanları bilimsel kanıta ve yürürlükteki mevzuata dayanmalıdır.
Osmaniye’de tadım ve beslenme eğitimleri, gastronomi etkinlikleri, okul-aile bilinçlendirme programları ve tüketici eğitimleri bu bilimsel çerçevede geliştirilebilir.
Zeytinyağının nasıl saklanacağı, hangi kalite göstergelerine bakılacağı, duyusal kusurların nasıl tanınacağı ve kaliteli ürünün nasıl ayırt edileceği de tüketici eğitimlerinin parçası olmalıdır.
ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYDAN EKSTRAKTA, GIDADAN KOZMETİĞE KATMA DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ
Budama ve hasat sırasında ortaya çıkan zeytin yaprakları yalnız atık olarak görülmemelidir.
Zeytin yaprağının ekonomik değeri yalnız kurutularak çay haline getirilmesiyle sınırlı değildir.
Osmaniye’de yetiştirilen farklı zeytin çeşitlerinin yapraklarının özellikleri araştırılmalı; çeşit, yetişme alanı, hasat zamanı, kurutma yöntemi ve depolama koşullarının ürün niteliğine etkileri belirlenmelidir.
Uygun koşullarda kurutulmuş zeytin yaprağı çayının yanında standardize edilmiş ekstraktlar ile gıda ve kozmetik sanayisinde kullanılabilecek hammaddeler üzerinde de çalışılabilir.
Kurutulmuş zeytin yaprağının toplama, ayıklama, kurutma, muhafaza, pestisit kalıntısı, mikrobiyolojik güvenlik ve ambalaj şartları bilimsel ve teknik standartlara bağlanmalıdır.
Zeytin yaprağı çayı ile yoğunlaştırılmış veya standardize edilmiş zeytin yaprağı ekstraktı aynı ürün olarak değerlendirilmemeli; üretim, analiz, kullanım ve mevzuat şartları ayrı ayrı ele alınmalıdır.
OKÜ ve Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü tarafından zeytin yaprağının bileşimi, uygun işleme yöntemleri, kalite kriterleri ve yeni ürün geliştirme imkânları üzerinde ortak araştırmalar yürütülebilir.
Gıda, kozmetik ve diğer ürünlerde geliştirilecek kullanımlar bilimsel araştırma, ürün güvenliği ve ilgili mevzuat çerçevesinde ele alınmalıdır.
Osmaniye bu alanda ham yaprağı düşük değerle satmak yerine analiz edilmiş, işlenmiş, standardize edilmiş ve katma değeri yükseltilmiş ürün geliştirme kapasitesi oluşturabilir.
Böylece bugün budama veya hasat sırasında ekonomik değeri sınırlı kalan bir materyal yeni bir araştırma, girişimcilik ve sanayi alanına dönüşebilir.
SOFRALIK ZEYTİN ZEYTİNYAĞININ GÖLGESİNDE KALMAMALI
Osmaniye’nin zeytin ekonomisi yalnız yağ üzerinden kurulursa tek pazara bağımlılık artar.
Sofralık zeytin ayrı bir ekonomik sütun haline getirilmelidir.
Çeşit seçimi, boylama, ayıklama, fermantasyon, salamura, paketleme, marka ve pazarlama kendi değer zinciri içerisinde ele alınmalı.
Üretim havzalarında sofralık ürüne uygun çeşitler ayrıca belirlenmeli ve sofralık zeytin işleme kapasitesi üretimle birlikte artırılmalıdır.
Osmaniye’de sofralık ve salamura zeytin işleyen tesisler hâlihazırda bulunmaktadır. Mevcut üretim ve işleme kapasitesi kalite, teknoloji, paketleme, ürün çeşitliliği ve markalaşma bakımından geliştirilmelidir.
OSMANİYE’DEN ÇOK SAYIDA GÜÇLÜ ÖZEL MARKA ÇIKMALI
Ortak kalite şemsiyesi altında çok sayıda güçlü Osmaniye markasının gelişmesi sağlanmalıdır.
Küçük üreticilerin tek başına kurmasının zor olduğu analiz, depolama, dolum, şişeleme, teneke/kutu ve ambalajlama hizmetleri ortak altyapılar üzerinden verilebilir.
Üretici yağını dökme biçimde başka şehre gönderip esas katma değerin orada oluşmasını izlemek yerine daha büyük bölümünü Osmaniye’de ambalajlı ve markalı ürüne dönüştürebilmelidir.
Erken hasat, premium ürün, özel seri ve hediyelik küçük şişeler gibi farklı pazar segmentleri geliştirilebilir.
OSMANİYE’NİN EN İYİ ZEYTİNYAĞI VE SOFRALIK ZEYTİNLERİ HER YIL BELİRLENMELİ
Her yıl bağımsız ve bilimsel kriterlerle Osmaniye Zeytinyağı Kalite Yarışması düzenlenmelidir.
Numuneler kodlanmalı; gerekli kimyasal analizlerden ve duyusal değerlendirmeden geçirilmelidir. Üreticinin kimliği değerlendirme tamamlanıncaya kadar jüri tarafından bilinmemelidir.
Uygun kategoriler bilimsel ölçütlerle belirlenebilir.
Benzer bir yarışma sofralık ve salamura zeytin için de yapılmalıdır. Dane kalitesi, kusur durumu, fermantasyon, tat, doku, görünüm ve ürün güvenliği gibi kriterler uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.
Bunun için Osmaniye Zeytin ve Zeytinyağı Kalite Komisyonu oluşturulabilir. Üniversite, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, araştırma kuruluşları, Ticaret Borsası, sektör temsilcileri ve bağımsız uzmanlar bu yapı içerisinde yer alabilir.
Komisyon başarılı üreticilerin uygun ulusal ve uluslararası zeytinyağı ve sofralık zeytin yarışmalarına katılımı için teknik destek sağlamalıdır.
Bir Osmaniye üreticisinin ulusal veya uluslararası yarışmalarda elde edeceği başarı Osmaniye Zeytinyağının marka değerine de katkı sağlayacaktır.
Yarışmalar üreticiler arasında kaliteye yönelik ilgiyi ve iyi uygulamaların yayılmasını da teşvik edebilir.
ZEYTİN BUDAMA YARIŞMASI DÜZENLENMELİ
Budama zeytin ağacının sağlığı, verimi, ışıklanması, hasat kolaylığı ve uzun dönemli üretkenliği açısından temel uygulamalardan biridir.
Osmaniye Zeytin Okulu kapsamında her yıl uygulamalı Zeytin Budama Yarışması düzenlenebilir.
Doğru dal seçimi, ağacın yaşına ve gelişme biçimine uygun budama, taç dengesi, ışıklanma, ağaç sağlığı, ekipman kullanımı ve iş güvenliği esas alınmalıdır.
Usta üreticinin bilgisi görünür hale gelirken genç üreticiler de uygulamalı eğitim imkânı bulabilir.
Budama yarışması festival programına da dahil edilebilir.
ZEYTİNİN YALNIZ YAĞINI DEĞİL BÜTÜN AĞACI EKONOMİYE KAZANDIRMALIYIZ
Zeytinyağlı sabun, el ve vücut bakım ürünleri, zeytin yaprağı ürünleri, zeytin çiçeği temalı kolonya, küçük hediyelik şişeler ve yöresel ürün setleri Osmaniye Zeytin Ürünleri Ailesi altında geliştirilebilir.
Bu ürünlerin üretimi özel sektör tarafından yapılmalı; kamu, üniversite ve meslek kuruluşları tasarım, kalite, analiz, ambalaj, ortak tanıtım ve girişimcilik altyapısını desteklemelidir. Osmaniye’de başlamış bulunan yerel zeytinyağı ve zeytinyağlı sabun üretimi kalite, tasarım, ölçek ve markalaşma bakımından geliştirilebilir.
PİRİNA, ÇEKİRDEK VE DİĞER YAN ÜRÜNLER YENİ SANAYİ ALANIDIR
DOĞAKA’nın 2024–2028 TR63 Bölge Planında Osmaniye için yıllık 18 bin ton kapasiteli pirina tesisi proje önerisi bulunuyor.
Pirina yağı yanında biyokütle, pelet veya briket, proses ısısı, biochar, aktif karbon, kompost ve uygun teknolojilerde fenolik bileşiklerin geri kazanılması gibi alanlar ayrı ayrı fizibiliteye tabi tutulmalıdır.
Zeytin çekirdeği de enerji ve endüstriyel kullanım bakımından değerlendirilmelidir.
ZEYTİNCİLİK BÜYÜRKEN ÇEVRESEL YÜK BÜYÜMEMELİ
2050 yılına doğru üretim, yağhane, işleme, depolama ve sanayi kapasitesindeki artış su, toprak, enerji ve atık yönetimiyle birlikte planlanmalıdır.
Yeni zeytinliklerin planlanmasında su bütçesi, toprak yapısı, erozyon riski, organik madde düzeyi, biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliğinin uzun vadeli etkileri birlikte değerlendirilmelidir.
Gübreleme alışkanlığa göre değil, toprak ve yaprak analizine göre yapılmalıdır. Gereğinden fazla gübre üretim maliyetini artırdığı gibi toprak ve su kaynakları üzerinde de baskı oluşturabilir.
Zirai mücadelede entegre mücadele anlayışı güçlendirilmeli; gereksiz ilaç kullanımının azaltılması, doğru zaman ve dozda uygulama, faydalı organizmaların ve biyolojik çeşitliliğin korunması esas alınmalıdır.
Zeytinliklerde arazi ve iklim şartlarının uygun olduğu alanlarda örtü bitkileri, azaltılmış toprak işleme ve erozyonu sınırlandıran yöntemler araştırılmalı ve üreticiye uygulamalı biçimde gösterilmelidir.
Yağhanelerden kaynaklanan karasu ve diğer sıvı proses atıkları üretim artmadan önce planlanmalıdır. Kontrolsüz biçimde toprağa veya su kaynaklarına bırakılmalarına izin verilmemeli; atık azaltımı, geri kazanım, uygun arıtma ve gerektiğinde ortak çevre altyapısı geliştirilmelidir.
Pirina ve çekirdeğin geri kazanım oranı yükseltilmelidir.
Zeytinyağı tesislerinin enerji ihtiyacında çatı güneş enerjisi, enerji verimliliği ve uygun yan ürünlerin proses enerjisinde değerlendirilmesi araştırılabilir.
Ambalaj üretimi büyürken geri dönüşüm ve ambalaj atıklarının yönetimi de planın parçası olmalıdır.
Su kullanımı, enerji tüketimi, toprak sağlığı, atık geri kazanım oranı ve mümkün olduğu ölçüde karbon ayak izi gibi göstergeler yıllık olarak izlenmelidir.
Üretim artışı daha doğru gübreleme, daha az kayıp, daha yüksek enerji verimliliği, iyi su yönetimi ve toprak sağlığının korunmasıyla birlikte yürütülmelidir.
OSMANİYE ZEYTİN OKULU KURULMALI
Osmaniye Zeytin Okulu sürekli çalışan bir uygulamalı eğitim sistemi olarak kurulmalıdır.
Budama, aşılama, toprak ve yaprak analizi, gübreleme, entegre mücadele, doğru ilaçlama, örtü bitkileri, azaltılmış toprak işleme, sulama, hasat, taşıma, depolama, kimyasal kalite ve duyusal kalite konularında uygulamalı çalışmalar yapılmalıdır.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, ziraat odaları ve alanında uzman üreticiler birlikte çalışabilir.
YAĞLI TOHUMLAR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VE OKÜ’NÜN BİLİMSEL KAPASİTESİ DAHA FAZLA KULLANILMALI
Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsünün Toprak, Bitki ve Sulama Suyu Analiz Laboratuvarı Bakanlık tarafından toprak temel analizleri konusunda yetkilendirildi.
Enstitünün toprak, bitki, su, tarımsal araştırma ve deneme altyapısı; çeşit adaptasyonu, toprak verimliliği, sulama, kuraklık, deneme bahçeleri ve Zeytin Okulu çalışmalarında daha fazla kullanılmalıdır.
OKÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarının zeytinyağı kimyasal analizleri ve duyusal analiz alanındaki mevcut kapasitesi de proje içerisinde kullanılmalıdır.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün saha verileriyle birlikte Osmaniye’de arazi, toprak, bitki, su, zeytin ve zeytinyağı verisini ortak bilimsel çalışmalar içerisinde değerlendirecek bir yapı kurulabilir.
ÜNİVERSİTEDE ZEYTİN ARAŞTIRMALARI, BURSLAR VE MESLEKİ EĞİTİM GELİŞTİRİLMELİ
Zeytin yetiştiriciliği, zeytinyağı teknolojisi, duyusal analiz, gıda, kimya, tarım ekonomisi, pazarlama, turizm, çevre, su, mekanizasyon ve yan ürünler konusunda yüksek lisans ve doktora tezleri teşvik edilmelidir.
Her yıl Osmaniye’nin gerçek sorunlarından seçilmiş araştırma başlıkları belirlenebilir ve Osmaniye Zeytin Araştırma Bursu/Fonu oluşturulabilir.
Mesleki insan kaynağı için Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi önlisans programı açılması değerlendirilmelidir.
Türkiye’de Edremit ve Altınözü gibi zeytin bölgelerinde bu alanda eğitim örnekleri bulunmaktadır.
Osmaniye’de sektör büyüdükçe zeytin teknikerine, laboratuvar personeline, yağhane teknikerine, kalite kontrol elemanına ve işleme teknolojisini bilen yetişmiş personele ihtiyaç artacaktır.
Uzun vadede yeterli öğrenci, sektör ve akademik kadro oluşursa Zeytincilik ve Tarım Teknolojileri Meslek Yüksekokulu kurulması değerlendirilebilir.
OSMANİYE DÜNYANIN ZEYTİN MERKEZLERİYLE DOĞRUDAN VE KURUMSAL İLİŞKİ KURMALI
İspanya, İtalya ve Yunanistan Osmaniye açısından üç temel çalışma ülkesi olabilir.
Arazi büyüklüğü, işletme yapısı, işçilik, gübre ve enerji maliyetleri, su kaynakları, destek sistemleri ve üretici örgütlenmesi karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.
Bu ülkelerin birim ürün maliyetlerini hangi yöntemlerle düşürdüğü, işgücünü mekanizasyonla nasıl daha verimli kullandığı, suyu nasıl yönettiği, ürünü nasıl sınıflandırdığı, üreticinin pazarlık gücünü nasıl artırdığı ve zeytinden oluşan katma değerin ne kadarını üretim bölgelerinde tuttuğu araştırılmalıdır.
İSPANYA İLE ÖZEL BİR ZEYTİNCİLİK İŞBİRLİĞİ HATTI KURULMALI
İspanya üretim ölçeğinin yanı sıra mekanizasyon, modern yağhane teknolojileri, sulama, kooperatifçilik, duyusal analiz, araştırma, yan ürünlerin değerlendirilmesi ve oleoturizm alanlarında Osmaniye açısından öncelikli çalışma ülkelerinden biri olmalıdır.
Özellikle Endülüs, Jaén ve Córdoba çevresi yerinde incelenmelidir.
Bir kilogram zeytinin ve bir litre zeytinyağının maliyet yapısı ayrıntılı incelenmeli; işçilik, gübre, ilaç, su, enerji, hasat, taşıma, sıkım ve depolama maliyetleri Osmaniye şartlarıyla karşılaştırılmalıdır.
Hangi mekanizasyon yatırımlarının Osmaniye’de ekonomik olduğu, hangi dikim sistemlerinin arazi yapımıza uygun olmadığı ve hangi uygulamaların küçük ve orta üreticiye uyarlanabileceği ortaya konulmalıdır.
Türkiye ile İspanya arasında tarımsal araştırma, teknoloji, sürdürülebilir tarım ve kırsal kalkınma alanlarında kurumsal işbirliği bulunmaktadır. Tarım alanındaki mutabakatın izleme komitesi 26 Kasım 2025 tarihinde Ankara’da yeniden toplanmıştır. Bu ilişkiler içerisinde Osmaniye zeytinciliğine yönelik somut projeler geliştirilebilir.
6 Mart 2026 tarihinde Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü TAGEM ile merkezi Madrid’de bulunan Uluslararası Zeytin Konseyi arasında araştırma, bilgi paylaşımı, teknik işbirliği, yenilikçilik ve sürdürülebilir zeytinciliğin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat imzalandı.
Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü TAGEM bünyesinde faaliyet gösterdiği için Enstitü, OKÜ ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü birlikte hareket ederek bu işbirliği kapsamında Osmaniye’de pilot araştırma, eğitim veya demonstrasyon projeleri geliştirilmesini talep edebilir.
OKÜ’de geliştirilecek duyusal analiz ve tadım paneli altyapısı için İspanya’daki kurumlarla eğitim ilişkileri kurulabilir. Tadımcı adayları deneyimli panellerle çalışabilir; İspanyol uzmanlar Osmaniye’ye davet edilebilir.
Budama, mekanik hasat, dijital tarım, sulama, zeytin işleme, duyusal kalite, kooperatifçilik, yan ürün ekonomisi ve oleoturizm alanlarında ortak çalışmalar yürütülebilir.
YUNANİSTAN İLE MEVCUT TARIM İŞBİRLİĞİ ZEYTİNCİLİĞE TAŞINMALI
Türkiye ile Yunanistan arasında 4 Mart 2013 tarihinde tarım alanında işbirliği mutabakatı imzalanmıştır.
Yunanistan özellikle sofralık zeytin, küçük ve orta ölçekli üretici yapısı, gastronomi, zeytin kültürü ve turizm ilişkisi bakımından incelenebilir.
Kalamata ve Peloponez bölgesi bu kapsamda öncelikli çalışma alanlarından biri olabilir.
Osmaniye ile Yunanistan’daki ilgili üniversiteler, belediyeler, üretici birlikleri ve zeytin kuruluşları arasında sofralık zeytin, fermantasyon, duyusal analiz, oleoturizm, üretici örgütlenmesi ve iklim değişikliğine uyum konularında ortak projeler geliştirilebilir.
Edremit Belediyesi, İspanya’nın Selva Belediyesi, Balıkesir Üniversitesi, Yunanistan’ın Peloponez Üniversitesi ve diğer ortaklarla zeytinciliğin iklim değişikliğine uyumuna yönelik Avrupa Birliği destekli bir şehir eşleştirme projesi yürütmüş ve proje 109 bin avro hibe almıştır.
Bu örneğin uygulama sonuçları incelenerek Osmaniye’de geliştirilecek projelerde yararlanılabilir.
İTALYA İLE BİLİM, ÇEVRE VE DÖNGÜSEL EKONOMİ İŞBİRLİĞİ GELİŞTİRİLMELİ
Türkiye ile İtalya arasındaki hükümetlerarası bilimsel ve teknolojik işbirliği anlaşmasına dayanan 2026–2028 ortak programı 30 Ekim 2025 tarihinde imzalanmıştır. Programın çalışma alanları arasında iklim değişikliği de bulunmaktadır.
Türkiye ile İtalya arasında çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma alanında da işbirliği çerçevesi bulunmaktadır.
Bu imkânlar zeytin atıklarının değerlendirilmesi, iklim değişikliğine uyum, enerji verimliliği, su yönetimi ve tarımsal sürdürülebilirlik çalışmalarında kullanılabilir. OKÜ, İtalyan üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarıyla ortak TÜBİTAK, Avrupa Birliği veya ikili araştırma projeleri hazırlayabilir.
Andria ve İtalya’nın diğer önemli zeytin bölgeleri yanında Imperia; kalite kültürünün kurumsallaştırılması, tüketici eğitimi, gastronomi, turizm, zeytin kültürü ve yan ürünlerin ekonomik değere dönüştürülmesi bakımından incelenebilir.
FRANSA’NIN NYONS MODELİ KALİTE, ŞEHİR KİMLİĞİ VE OLEOTURİZM AÇISINDAN İNCELENMELİ
Fransa Osmaniye açısından zeytinciliğin yalnız üretim miktarı üzerinden değil; coğrafi işaret, kalite, yerel çeşit, şehir kimliği, gastronomi ve turizmle birlikte nasıl değerlendirilebileceği bakımından incelenmelidir.
Bu konuda özellikle Nyons önemli bir örnektir.
Fransa Ulusal Menşe ve Kalite Enstitüsünün kayıtlarına göre Nyons Zeytinyağı ile Nyons Siyah Zeytini AOP, yani korumalı menşe adı statüsündedir. Nyons Zeytinyağı yerel Tanche çeşidinden üretilmekte ve üretim alanı Nyons çevresinde Drôme ile Vaucluse’daki 53 belediyeyi kapsamaktadır.
Nyons’ta zeytin yalnız tarımsal üretimin konusu olarak bırakılmamış; şehir kimliği ve turizmin de parçası haline getirilmiştir.
Nyons Belediyesi tarafından oluşturulan 3,9 kilometrelik Zeytin Yolu, ziyaretçiyi zeytinliklerin içine taşımakta ve güzergâhtaki bilgilendirme panolarıyla bölgenin zeytin kültürünü anlatmaktadır.
Nyons’taki Vignolis yapısında modern yağhane, sofralık zeytin işleme, müze, tadım, ürün satışı ve ziyaretçi faaliyetleri aynı ekonomik ve kültürel sistem içerisinde buluşmaktadır. Ziyaretçiler zeytinin kabulünden yağ çıkarılmasına, sofralık ürüne dönüştürülmesinden depolama ve ambalajlamaya kadar üretim sürecini görebilmektedir. Aynı yapı içerisinde Zeytin Müzesi de zeytinciliğin tarihini, eski değirmenleri, presleri, üretim ve saklama araçlarını sergilemektedir.
Bu model Osmaniye Zeytin Rotası, Zeytin Müzesi ve Deneyim Merkezi, üretici satış noktaları, tadım faaliyetleri ve festival programlarının geliştirilmesinde yerinde incelenmelidir.
Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üretici örgütleri ve sektör temsilcileri Nyons ve ilgili Fransız kurumlarıyla doğrudan kurumsal ilişkiler geliştirebilir.
Coğrafi işaret yönetimi, yerel çeşidin korunması, üretici örgütlenmesi, duyusal kalite, tadımcı eğitimi, müzecilik, zeytin rotaları, gastronomi, üretici satış sistemleri ve oleoturizm alanlarında karşılıklı teknik ziyaretler ve ortak projeler gerçekleştirilebilir.
Üretici, öğrenci, araştırmacı, tadımcı ve teknik personel değişimi programları oluşturulabilir; üniversiteler ve araştırma kuruluşları arasında zeytinyağı kalite profili, yerel çeşitler, iklim değişikliğine uyum ve coğrafi işaret konularında ortak çalışmalar geliştirilebilir.
Nyons ile belediyeler arası işbirliği veya kardeş şehir ilişkisi kurulması da teknik çalışma sonucunda değerlendirilebilir.
Fransa deneyimi, zeytinin üretim alanından başlayarak şehir kimliği, kültür, gastronomi, turizm ve yerel ekonomiyle nasıl bütünleştirilebildiğini göstermesi bakımından Osmaniye için incelenmeye değer bir modeldir.
OSMANİYE AKDENİZ ZEYTİNYAĞI ŞEHİRLERİ AĞINA AÇILMALI
RECOMED – Akdeniz Zeytinyağı Şehirleri Ağı farklı Akdeniz ülkelerindeki zeytin bölgelerini bir araya getiriyor. 2025–2026 yönetiminde başkanlığı Türkiye’den Didim Ziraat Odası yürütürken İtalya, İspanya ve Yunanistan da yönetim yapısında temsil ediliyor.
Osmaniye’de ilgili kurumlar Didim Ziraat Odasıyla temasa geçerek RECOMED’e üyelik, ortaklık veya proje katılımının şartlarını araştırmalıdır.
Bu ağ üzerinden İspanya, İtalya, Yunanistan ve diğer Akdeniz zeytin bölgeleriyle tadım, festival, bilimsel araştırma, üretici değişimi, oleoturizm ve ortak projeler geliştirilebilir.
KARDEŞ ŞEHİR İLİŞKİLERİ SOMUT ZEYTİNCİLİK PROGRAMLARIYLA YÜRÜTÜLMELİ
Osmaniye Belediyesi veya uygun ilçe belediyeleri Jaén, Andria, Kalamata, Nyons, Imperia veya yapılacak teknik çalışma sonucunda daha uygun görülecek zeytin şehirleriyle işbirliği geliştirebilir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 74. maddesi belediyelere yabancı mahallî idarelerle ortak faaliyet, proje ve kardeş kent ilişkisi kurma imkânı vermektedir.
Her protokol kapsamında öğrenci ve araştırmacı değişimi, üretici ve kooperatif yöneticilerinin karşılıklı ziyaretleri, tadımcı yetiştirme programları, budama ve mekanizasyon eğitimleri, ortak zeytinyağı ve sofralık zeytin etkinlikleri, üniversiteler arası araştırma projeleri, iklim değişikliği ve kuraklık çalışmaları, yağhane teknik personeli değişimi, kadın ve genç üreticilere yönelik programlar, ortak oleoturizm rotaları, festival katılımları, uluslararası yarışmalara ortak hazırlık ile yan ürünlerin değerlendirilmesi ve döngüsel ekonomi alanlarında ölçülebilir faaliyetler belirlenmelidir.
Bir yıl sonunda eğitim, ortak proje, teknik uygulama ve ticari bağlantı sonuçları kamuoyuna açıklanabilir.
OSMANİYE ULUSLARARASI ZEYTİNCİLİK BİLGİSİNE KATKI SUNMALI
Doğu Akdeniz iklimi, yüksek sıcaklık, kuraklık, farklı rakımlar, yerel genotipler, sulama, toprak yapısı, zeytinyağının duyusal özellikleri ve yan ürünlerin değerlendirilmesi konusunda Osmaniye’de yapılacak bilimsel çalışmalar uluslararası araştırmalara da katkı sağlayabilir.
OKÜ, Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü ve sektörün ortak projeleri uluslararası bilimsel yayın, araştırma ve uygulama çalışmalarına dönüştürülebilir.
ELLEK’TE GELENEKSELLEŞEN FESTİVAL DENEYİMİ GELİŞTİRİLMELİ
Ellek Belediyesi 30 Kasım 2024 tarihinde ilk Yeşil Altın Zeytin Festivalini düzenledi. Osmaniye Valiliğinin açıklamasında festivalin Ellek zeytini ve zeytinyağını ön plana çıkarmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Festival 1–2 Kasım 2025 tarihlerinde ikinci kez gerçekleştirildi.
2026 yılında üçüncü Geleneksel Zeytinfest Yeşil Altın Zeytin Festivali için 17–18 Ekim tarihleri ve Ellek Millet Bahçesi duyuruldu.
Festival programında üretici stantları, Osmaniye markaları, profesyonel tadım, zeytinyağı ve salamura zeytin kalite yarışmaları, budama yarışması, şefler, yöresel yemekler, yağhane ziyaretleri, üretici–alıcı görüşmeleri, yan ürünler, üniversite çalışmaları ve turizm bir araya getirilebilir.
OLEOTURİZM VE OSMANİYE ZEYTİN ROTASI KURULMALI
Bir ziyaretçi zeytinliğe gidebilmeli, uygun dönemde hasadı görebilmeli, yağhanede zeytinin yağa dönüşmesini izleyebilmeli, tadım yapabilmeli, yöresel yemek yiyebilmeli ve ürünü üretildiği yerde satın alabilmelidir.
Zeytinlik–hasat–yağhane–tadım–yemek–yerel ürün satışını birbirine bağlayan Osmaniye Zeytin Rotası oluşturulmalıdır.
Oteller bu rotaya dahil edilmeli; konaklama paketleri, hasat dönemleri ve gastronomi programlarıyla ziyaretçinin Osmaniye’de daha uzun kalması sağlanmalıdır.
Zeytin rotası Osmaniye’nin tarihi, arkeolojik ve kültürel turizm alanlarıyla da ilişkilendirilebilir.
ZEYTİN EVİ, MÜZE, MEYDAN VE ANIT ŞEHİR KİMLİĞİNİ TAMAMLAMALI
Şehir merkezinde yılın 365 günü açık Osmaniye Zeytin ve Yerel Ürünler Evi kurulmalıdır.
Burada Osmaniye zeytinyağı, sofralık zeytin, sabun ve diğer yerel ürünler satılabilmeli; tadım ve ürün tanıtımı yapılabilmelidir.
Bununla bağlantılı bir Osmaniye Zeytin Müzesi ve Deneyim Merkezi oluşturulabilir.
Eski üretim araçları, Osmaniye zeytinciliğinin gelişimi, çeşitler, hasat ve sıkım teknikleri, coğrafi işaret, yeni teknolojiler ve 2050 planı aynı mekânda anlatılabilir.
Uygun bir kamusal alanda nitelikli Zeytin Anıtı veya Zeytin Meydanı oluşturulabilir.
Uygun park, geniş refüj ve şehir girişlerinde zeytin ağacına daha fazla yer verilebilir. Kök yapısı, bakım, meyve dökümü, görüş güvenliği, biyolojik çeşitlilik ve su ihtiyacı gibi teknik şartlar dikkate alınmalıdır.
ÜRETİCİ BİRLİKTE HAREKET ETTİĞİNDE PAZARLIK GÜCÜ ARTAR
Küçük üreticinin tek başına depolama, analiz, ambalaj, pazarlama ve ihracat maliyetini karşılaması zordur.
Üretici birlikleri, kooperatifler ve diğer ortak satış yapıları üzerinden ortak hizmet modelleri geliştirilebilir.
Sözleşmeli üretim de kullanılabilir; ancak sözleşmede üreticinin fiyat, kalite, teslim ve ödeme haklarının dengeli biçimde güvence altına alınması gerekir.
Sezon başlamadan üreticiyle büyük alıcıların bir araya geldiği ticari toplantılar düzenlenebilir.
HAZİNE ARAZİLERİNDE ÖNCE ENVANTER, SONRA UZUN VADELİ ÜRETİM MODELİ
Yeni zeytinlikler kurulurken Osmaniye’nin yüksek verimli yer fıstığı, mısır, soya ve diğer üretim alanlarını gelişigüzel zeytinliğe çevirmek doğru değildir.
Öncelikle atıl, düşük kullanılan ve zeytin yetiştiriciliğine bilimsel olarak uygun araziler belirlenmelidir.
Hazine arazileri bu envanter içerisinde ayrıca incelenmelidir.
400 sıra sayılı Millî Emlak Genel Tebliği uygun Hazine tarım arazilerinin belirli şartlarda 10 yıl süreyle ve 60 dekara kadar kiralanmasına, şartlarını yerine getiren kiracının talebi halinde sürenin yeniden bedel belirlenerek 10 yıl daha uzatılmasına imkân vermektedir.
Bu mevcut sistem kullanılmalı; çok yıllık bahçe yatırımı bakımından daha ileri modeller de değerlendirilmelidir.
Zeytin ağacı onlarca yıllık bir yatırımdır.
400 sıra sayılı Tebliğ kapsamındaki kiralamalarda belirli bir sürenin sonunda kiracılığın kendiliğinden mülkiyet hakkına dönüşmesini sağlayan genel bir sistem bulunmamaktadır. 4706 sayılı Kanunda ise belirli tarih ve kullanım şartlarını taşıyan bazı Hazine tarım arazisi kullanıcıları bakımından özel kiralama ve satın alma hükümleri bulunmaktadır.
Bu mevcut hükümler saklı kalmak üzere, uzun vadeli yeni bahçe yatırımı yapan üreticilere ayrıca satın alma veya daha güçlü ayni hak imkânı tanınmak isteniyorsa bunun açık bir kanuni dayanağa bağlanması gerekir.
Böyle bir modelde üretim yükümlülüğü, devir sınırlaması, spekülasyon yasağı, belirli süre tarım dışı kullanamama, yatırımın tamamlanması ve yükümlülük ihlalinde geri alma mekanizmaları bulunmalıdır.
MEVCUT ZEYTİNLİKLER TAŞ OCAĞI VE BENZERİ BASKILARDAN KORUNMALI
Yeni ağaç dikmek kadar bugün var olan zeytinlikleri korumak da önemlidir.
3573 sayılı Zeytincilik Kanununun 20. maddesi zeytinliklerin içinde ve belirli yakınlığında zeytinlerin gelişmesine zarar verebilecek tesisler bakımından özel hükümler içeriyor; zeytinliklerin daraltılmaması ve ağaç sökümüne ilişkin kurallar da kanunda düzenlenmiştir.
Osmaniye’de uzun vadeli tarımsal planlama parsel bazının yanında üretim havzalarının bütünlüğünü de dikkate almalıdır.
OSMANİYE ZEYTİNCİLİĞİ İÇİN ÖZEL BİR YASAL KORUMA STATÜSÜ GELİŞTİRİLMELİ
Osmaniye zeytinciliğinin uzun vadeli korunması yalnız mevcut zeytinlik mevzuatı içerisinde değerlendirilmemelidir.
Bunun için Türkiye genelinde uygulanabilecek yeni bir Stratejik Tarımsal Kimlik ve Ürün Koruma Alanı statüsü tartışılmalıdır.
Belirli bir ürünün şehir ekonomisindeki ağırlığı, coğrafi işareti, kesintisiz üretim alanı, ekonomik büyüklüğü ve şehir kimliğiyle ilişkisi objektif kriterlere bağlanabilir.
Bu kriterleri sağlayan tarımsal üretim alanları kanunla özel koruma statüsüne alınabilir.
Bu alanlarda tarımsal bütünlüğe ağır ve kalıcı zarar verecek yeni taş ocağı, kırma-eleme ve benzeri kullanımlar sınırlandırılabilir; üretim alanının bütünlüğünü, su kaynaklarını, tarımsal altyapıyı ve uzun vadeli ürün ekonomisini koruyacak özel planlama hükümleri geliştirilebilir.
Koruma statüsü yalnız mevcut ağacı değil, ürünün oluşturduğu üretim havzasını ve bu havzanın ekonomik devamlılığını esas almalıdır.
Bu model Malatya kayısısı, Aydın inciri, Giresun fındığı ve Isparta gülü gibi güçlü ürün-kent ilişkilerinin bulunduğu bölgelerde de objektif şartlarla uygulanabilir.
Osmaniye Zeytinyağı coğrafi işareti, zeytinciliğin şehir ekonomisindeki büyüyen ağırlığı ve 2050 hedefleri dikkate alınarak Osmaniye’nin bu kapsamda değerlendirilebilmesi için gerekli bilimsel, ekonomik ve hukuki çalışma yapılmalıdır.
SU OLMADAN 2050 HEDEFİ KURULAMAZ
Merkez–Toprakkale, Kadirli–Sumbas ve Düziçi–Bahçe–Hasanbeyli havzalarının normal, yağışlı ve kurak yıllardaki su imkânı ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
Yeni dikimlerin planlanmasında kurak yıl verileri esas alınmalı.
Damla sulama, toprak neminin ölçülmesi, uygun sulama zamanının belirlenmesi ve ekonomik olduğu alanlarda sensör ve dijital takip sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.
Toprak organik maddesi, erozyon, toprak nemi, sıcaklık, biyolojik çeşitlilik ve su stresi uzun süreli olarak izlenmelidir.
OSMANİYE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI KOORDİNASYON KURULU OLUŞTURULMALI
Bu büyüklükte bir dönüşümün tek kurum tarafından yürütülmesi yerine kurumsal bir koordinasyon modeli oluşturulmalıdır.
Valilik, belediyeler, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Millî Emlak, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, ziraat odaları, üretici örgütleri, ilgili OSB yönetimleri ve sektör temsilcileri düzenli çalışan bir Osmaniye Zeytin ve Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu altında bir araya gelmelidir.
Bu kurul başka kurumların yetkisini kullanmamalı; veri, hedef, koordinasyon ve uygulama takibini sağlamalıdır.
Her yıl yaşayan ağaç sayısı, üretim, verim, fiyat, stok, depo kapasitesi, markalı satış, sofralık üretim, ihracat, kalite analizleri, eğitim, araştırma, su kullanımı, çevresel göstergeler, sanayi yatırımları, ulusal ve uluslararası yarışma başarıları ve zeytinlik kayıplarını içeren yıllık bilanço yayımlanmalıdır.
2050’DE 10 MİLYON YAŞAYAN ZEYTİN AĞACI
Osmaniye Valiliğinin resmî olarak açıkladığı 2022 envanteri 5 milyon 460 bin ağaçtır.
Sonraki yıllarda fidan destekleri ve yeni dikimler yapılmıştır; ancak dağıtılan her fidanı mevcut yaşayan ağaç sayısına doğrudan eklemek doğru olmaz.
Güncel yaşayan ağaç envanteri İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmasıyla kesinleştirilmelidir.
Arazi uygunluğu, su kapasitesi, üretici ekonomisi, pazar, depolama ve sanayi kapasitesi birlikte doğrulandığı takdirde 2050 yılında 10 milyon yaşayan ve ekonomik üretime katılmış zeytin ağacı Osmaniye’nin uzun vadeli planı içerisinde değerlendirilebilir.
İlk yıllarda envanter, uygunluk haritası, mevcut bahçelerin verimi, depolama, kimyasal ve duyusal kalite, sanayi, eğitim, insan kaynağı ve pazar altyapısı kurulmalı; yeni dikimler bu altyapıyla birlikte kademeli biçimde büyütülmelidir.
Planın bütününü özetleyen bölümde ise Osmaniye için kurulması öngörülen model şu ifadelerle ortaya konuldu:
Mevcut zeytinlikleri koruyan, üreticinin para kazandığı, doğru çeşidi doğru toprağa diken, ağacını doğru budayan, dip zeytinini kaliteli ürünle karıştırmayan, suyunu hesaplayan, gübreyi analiz sonucuna göre kullanan, bilimini, teknikerini ve tadımcısını yetiştiren, yağını kimyasal ve duyusal olarak analiz eden, doğru koşullarda depolayan, sofralık zeytinini geliştiren, ambalajını mümkün olduğu ölçüde kendi şehrinde üreten, güçlü özel markalar çıkaran, başarılı üreticisini ulusal ve uluslararası yarışmalara taşıyan, ürününü evinde, restoranında ve otelinde kullanan, yan ürününü sanayiye dönüştüren, çevresel etkilerini yöneten, Avrupa’da coğrafi işaret çalışması yürüten, Akdeniz’in zeytin şehirleriyle doğrudan ilişki kuran, oleoturizmi geliştiren, üniversitesi ve araştırma kurumlarıyla bilgi üreten, sanayi parsellerini gerçek yatırıma ayıran ve oluşan katma değerin mümkün olan en büyük bölümünü şehir ekonomisinde tutan bütünleşik bir Osmaniye modeli kurulmalıdır.
Osmaniye üretsin, işlesin, analiz etsin, tatsın, depolasın, ambalajını üretsin, şişelesin, markalaştırsın, tüketsin, yarışsın, ihraç etsin ve bilgisini de kendisi üretsin.
Üreticinin emeği boşa gitmesin; Osmaniye’nin toprağında oluşan değer mümkün olan en yüksek ölçüde Osmaniye’de kalsın.
Yorum Yazın