Doç. Dr. İsmail Güneş’in “Medeniyetlerin Kavşağı Kilikya” ve “Adana’da Fotoğrafik Bir Yolculuk” kitapları yayımlandı. Arşiv fotoğraflarıyla Adana’nın tarihi, ilk festivali ve kültürel mirası belgelerle anlatılıyor.
Adana ve Türkiye tarihine yönelik çalışmalarıyla bilinen İsmail Güneş, kentin hafızasını görsel belgelerle kayıt altına alan iki yeni kitabını yayımladı.
Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi olan Güneş’in çalışmaları, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ve Altın Koza etiketiyle okurla buluştu.
Yazar, kitapların yayımlanmasına katkı sunan Zeydan Karalar ve ekibine teşekkür etti.
“Görsel Bir Tarih: Medeniyetlerin Kavşağı Kilikya” adlı ilk kitap, Kilikya’nın tarihsel zenginliğini arşiv fotoğrafları ve birincil kaynaklarla ele alıyor.
Çalışmada John Carne ve William Bartlett’in gravürlerinden, Victor Langlois’in seyahatnamesine; misyoner arşivlerinden Gertrude Bell’in Şar’daki faaliyetlerine kadar geniş bir perspektif sunuluyor.
Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte; Bağdat Demiryolu, Varda Köprüsü, Belemedik esir kampı ve işgal dönemi Kilikya’sına ait Fransız pulları gibi nadir görseller, bölgenin sosyal ve altyapısal dönüşümünü belge niteliğinde ortaya koyuyor.
“Çalışma, fotoğraflar eşliğinde onların öykülerini kent hafızasına kazandırmayı amaçlamaktadır.
Arşiv fotoğrafları birincil kaynaklardan alınmış ve kaynak sahiplerinin notlarına sadık kalınmıştır.”
Serinin devamı niteliğindeki “Görsel Bir Tarih: Adana’da Fotoğrafik Bir Yolculuk” ise Adana’yı farklı objektiflerden inceliyor.
Kitap, Alman fotoğrafçıların arşivlerinden başlayarak Levanten koleksiyonlara, Adana Beynelmilel Ziraat Sergisi’nden Ziraat Bankası Mensucat Fabrikası Albümü’ne kadar uzanıyor.
Gaston Mizrahi’den Herman Jansen’in Adana ve Ceyhan planlarına; Karatepe kazılarından Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin açılışına kadar pek çok başlık, görsel belgelerle destekleniyor.
Kitapta özellikle “Adana’nın ilk festivali hangisidir?” sorusuna arşiv belgeleri ve gazete kupürleriyle yanıt veriliyor.
1963 yılındaki ilk şehir festivali detaylandırılırken, köklü geçmişe sahip Altın Koza Film Festivali’nin gelişim süreci de kapsamlı biçimde inceleniyor.
Yerel etkinliklerin kentin sosyal hafızasındaki yeri, karnaval kültürünün özgürlük ve kimlik ifade biçimi olarak taşıdığı sembolik anlamlarla birlikte ele alınıyor.
Çalışmada Türkiye başta olmak üzere Yunanistan, Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika, Lübnan, Polonya ve Macaristan’daki arşivlerden yararlanıldı.
Yazar; gezgin, diplomat, sanatçı ve kurumsal arşivlerde yer alan belgeler aracılığıyla Kilikya ve Adana’nın çok katmanlı tarihini fotoğrafların arka plan hikâyeleriyle birlikte aktarıyor.
Güneş, eserlerin yeni araştırmalara ilham vermesini ve kent belleğine katkı sunmasını temenni etti.
Yorum Yazın