Eski Antalyaspor yöneticisi Avukat Abide Gülel Saral, futbol kulüplerinde mali şeffaflık, kaynakların niteliği ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.
Eski Antalyaspor Kulübü yöneticilerinden iş insanı ve avukat Abide Gülel Saral, Türk futbolunda kulüp yönetimlerinin yalnızca sportif başarılarla değil, mali kaynakların şeffaflığı ve hukuki sorumluluklarla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Saral, futbol kulüplerinde görev almak isteyen kişilerin adli sicil durumlarının yanı sıra kulüplere aktardıkları kaynakların niteliğinin de kamuoyu açısından önem taşıdığını ifade etti.
Taraftarların artık yalnızca sahadaki sonuçları değil, kulüplerin mali yapısını ve yönetime gelen isimlerin finansal geçmişini de daha yakından takip ettiğini belirtti.
Kulüp Yöneticiliğinde Hukuki Sorumluluk Vurgusu
7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte spor kulübü yöneticiliğinin daha fazla hukuki ve mali sorumluluk gerektiren bir görev haline geldiğini belirten Saral, bazı suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişilerin kulüp yönetimlerinde görev almasının kanunla sınırlandırıldığını hatırlattı.
Dolandırıcılık, zimmet, rüşvet, güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terör suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile şike ve teşvik primi gibi suçların, spor kulübü yöneticiliği açısından hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Saral, tartışmanın yalnızca adli sicil kayıtlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, kulüp yönetimlerinde mali şeffaflık standartlarının da güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Kulübe Aktarılan Kaynağın Niteliği Açıklanabilmeli”
Futbol kulüplerinin yüksek bütçeler yönettiğini ifade eden Abide Gülel Saral, yöneticilerin kulüplere bağış, sponsorluk veya borç şeklinde aktardıkları kaynakların hukuka uygunluğunun önem taşıdığını söyledi.
Saral, “Kulübe koyduğu kaynağın ve mali gücünün kaynağı açıklanabiliyor mu?” sorusunun da sorulması gerektiğini belirtti.
Kulüplerin yalnızca özel hukuk tüzel kişileri olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Saral, bu kurumların milyonlarca taraftar açısından önemli bir kamuoyu değeri taşıdığını dile getirdi.
Mali disiplin anlayışının, spor yöneticilerinde hesap verebilirlik ve şeffaflık kültürüyle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Saral, Türk futbolunun güvenilirliği açısından bu başlığın daha fazla tartışılması gerektiğini savundu.
MASAK Açısından Öne Çıkan Başlıklar
Saral’ın değerlendirmesinde, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun spor kulüpleri ve yöneticileri bakımından mali hareketleri yakından takip ettiği vurgulandı.
Yüksek tutarlı bağışlar, sponsorluk anlaşmaları, yöneticiler veya üçüncü kişiler tarafından verilen borçlar, futbolcu transfer bedelleri ve menajer ödemeleri bu kapsamda önem taşıyan başlıklar arasında gösterildi.
Yurt dışından gelen para transferleri, nakit hareketleri, reklam ve sponsorluk sözleşmelerinin ekonomik karşılığı ile gerçek faydalanıcının tespiti de mali şeffaflık açısından dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Saral, Türk futbolunun sürdürülebilir gelişimi için sportif başarının yanında mali şeffaflık, kurumsal güvenilirlik ve hesap verebilirliğin de güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yorum Yazın