Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof Dr. Ahmet Davutoğlu mecliste yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile görüşmek için İsveç’e tavizler verdiğini ileri sürdü.
Saadet ve Gelecek Partilerinin, Saadet Partisi çatısı altında birleşerek oluşturdukları Meclis grubu bugün ilk kez toplandı. İlk önce kürsüye Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu çıktı.
Daha sonra kürsüye çıkan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu çok çetin süreçlerden bu zamanlara geldiklerini belirterek böyle bir kutuplaşmayı hiçbir toplumun kaldırmayacağını kaydetti.
1946 da dahil bugüne kadar gelen seçimlerin devlet imkanlarının en hoyratça kullanıldığı bir seçim süreci yaşadıklarını aktaran Davutoğlu,
“Devlet imkanlarının ve gücünün iktidar lehine kullanıldığı ve muhalefetin engellenmeye çalışıldığı montaj videolar, yalan kampanyalarla tam bir psikolojik harp uygulamasının gerçekleştirildiği bir seçim söz konusudur. Buna rağmen yüzde 52- yüzde 48'lik bir denge oluştu.
Toplumumuz maalesef, tabiri caizse karpuz gibi ortana ikiye ayrılmış gibi görünüyor. Böyle bir kutuplaşmayı hiçbir toplum kaldıramaz. Hiçbir ülke buna tahammül edemez.
İşte biz Gelecek Partisi ve Saadet Partisi bu kutuplaşma karşısında milleti bütünleştirmenin ve devlet imkanlarını kullanan bir iktidar karşısında milletin vicdanını hareket geçirmenin mücadelesini vereceğiz” dedi.
“Muhalefet ciddi bir savrulma içinde”
Seçim süreci sonrası muhalefetin maalesef, doğal olarak kendi iç muhasebesini yaparken ciddi bir savrulma da yaşadığını aktaran Ahmet Davutoğlu sşöyle devam etti:
“Bir büyük toplumsal barış projesi olarak gördüğümüz ve hayata geçirdiğimiz Altılı Masa'nın kazanımlarını neredeyse tehdit eder boyuta geldi. Buradan da muhalefet liderlerine sesleniyorum. Muhasebeyi yapalım; 'seçmen yanılmıştır, yanıltılmıştır' demeyelim.
Seçmen bize bir mesaj vermiştir, bunu alalım. Milletin iradesini tartışmayalım, millet bize ne demek istedi, onu anlayalım, onu konuşalım”
"Ne tepki koydunuz Vilnius’ta Kuran-ı Kerim’in yakılması karşısında?"
Daha çok geçmedi, bir hafta önce Erdoğan bu Meclis kürsülerinden şöyle İsveç'e, 'Boşuna uğraşma İsveç, sen benim mukaddes kitabım Kuran'ın yakılmasına izin verdikçe NATO'ya giremezsin." Diye hitap ettiğini hatırlatan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu
“Ve aynı günlerde Sayın Bahçeli de bırakın NATO'ya alınması, ‘İsveç'le ilişkilerimizi keselim’ diyordu. Bunlar böyle işte. Bir hafta içinde tutum değiştirdiler. Peki ne tavır koydunuz Kuranı-ı Kerim'in yakılmasına karşı İsveç'le ilgili olarak? Bunların tavrı yok, bunların duruşu yok, bunların tarihi mirasa sahip çıkması yok, bunların manevi mirasa sahip çıkması yok.
Bunlar sadece çıkarlarına ve şahsi egolarına sahip çıkarlar. Neden mi? Sebebi çok açık, Biden'la bir görüşme yapabilmek için bu tavizler verildi. Ve bundan sonra Sayın Erdoğan'ın ilk hedefi Washington'a 15 dakika, 1 saat de olsa gidebilmektir.
Nerede bütün muhalefeti Amerika'nın uşağı, Amerika'nın ajanı olarak gösteren Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli? Daha iki ay önce bizi Amerikan ajanları olarak yansıtanlar nerede şimdi? Ne tepki koydunuz Vilnius'ta Kuran-ı Kerim'in yakılması karşısında?” diye konuştu.
"Bir asgari ücretlinin konut sahibi olmak için 5 asır çalışması gerekiyor”
Konuşmasında ekonomik gelişmelere ve son yaşanan zamlara da değinen Davutoğlu şunları söyledi:
“Şimdi bir asgari ücretlinin bir konut sahibi olabilmesi için 5 asır çalışması gerekiyor. Ülkeyi getirdiğiniz nokta bu. Açlık sınırı 10 bin 370 lira, yoksulluk sınırı 33 bin lira olan bir ülkede insan onurundan bahsedebilir miyiz? Çiftçimiz, üreticimiz şikâyetçi. Alım fiyatlarının 2 bin lira altında 8 bin 500 liradan, buğday ve arpa alım fiyatlarına bakın, 2 bin lira altından tüccara vermek zorunda, 5 bin-6 bin liraya. Çünkü ihtiyacı var. Ne üretici memnun ne üretici memnun.”
"Kur korumalı mevduat vahşi bir servet transferidir"
Kur Korumalı Mevduat dediklerinin vahşi bir servet transferi olduğunu aktaran Davutoğlu, “Yani milyonlarca insanın mevduatını topluyorsunuz, onlardan vergilerle hazine oluşturuyorsunuz, sonra çok küçük bir zümrenin bankada hesabı olan bir zümreye bu vergilerden kaynak aktarıyorsunuz.
Şimdi o kaynaklarla bütçe açıkları büyüdü. Bu bütçe açıklarını kapatabilmek için bu sefer Mehmet Şimşek ve ekibi geldi kemer sıkma politikasını uygulamak üzere o kaynaklar o bir grup zümreye dağıtıldı, boşalan Hazine'yi de doldurmak, milletin cebine el uzatmak suretiyle yapılmaya çalışılıyor işin özeti budur.
Değişen bir şey yok, soyulan millet, bu soygun üzerinden kendi saltanatını sürdürenler ise bir grup azınlık. İşte bu ekonomi politik düzenin sonu gelmiştir. Biz bu ekonomik politik soygun düzenine son vereceğiz. Her yerde fakirin, fukaranın, işçinin, emeklinin hakkını koruyacağız” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu sözlerini, “Arkadaşlar, devletimiz büyük bir zaaf içinde, kurumlarımız yıpratılmış, ehliyet ve liyakat kalmamış. Mülakat sistemiyle bütün adalet unsurları yok edilmiş. İşte biz milletin vicdanıyla devletin aklını bir araya getirecek olan büyük bir kurumsal dönüşüme öncülük edeceğiz." Diyerek sonlandırdı
Yorum Yazın