28 Eylül 2026, Pazartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6

Bahçeli'den "Terörsüz Türkiye" mesajı: "Kaybedecek vaktimiz yoktur"

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Bahçeli'den "Terörsüz Türkiye" mesajı: "Kaybedecek vaktimiz yoktur"
Abone ol
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kabul edilen kanunun önemine dikkat çekti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin terörden tamamen arındırılması hedefi ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun, Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir hukuki aşamayı temsil ettiğini belirtti.

Kanunun, Türkiye'nin terörle mücadele tecrübesi, güvenlik güçlerinin yıllar boyunca verdiği mücadele ve savunma sanayisindeki kazanımların yanı sıra terörün siyasi, sosyolojik ve silahlı unsurlarıyla birlikte tasfiye edilmesi gerekliliğinin hukuki sonucu olduğunu ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir.”

Bahçeli, Türkiye'nin terörden bütünüyle arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisiz hale getirilmesinden ibaret olmadığını belirtti.

Terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, milli egemenliğin ülkenin tamamında tartışmasız şekilde hakim kılınmasının önemine işaret etti.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir.”

MHP lideri, "Terörsüz Türkiye" iradesinin siyasi ve stratejik kaynağının 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Grup Toplantısı'nda yaptığı çağrıda bulunduğunu belirtti.

Bahçeli, Türkiye'nin çevresindeki gelişmelerin terör meselesinin çözümünü milli beka açısından daha da önemli hale getirdiğini savundu.

“22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır.”

Bahçeli, bölgedeki terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik mücadelelerde araç olarak kullanılabildiğini belirterek, Türkiye'nin terör sorununu kendi milli iradesi içerisinde nihai olarak çözmesinin ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini ifade etti.

Bahçeli açıklamasında İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın bölgedeki üçüncü ülkeler ile askeri hedefleri de kapsayan karşılıklarıyla genişleyen çatışma sürecine de değindi.

Bölgesel çatışmaların kısa sürede sınırları aşarak birbirine eklenen krizlere dönüşebileceğini belirten Bahçeli, enerji arzı ve küresel ticaret açısından da ciddi tehditlerin ortaya çıktığını söyledi.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir.”

İsrail'in Gazze'nin ardından Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarını, İran'ın ise üçüncü ülkeleri hedef alan karşılıklarını değerlendiren Bahçeli, bölgedeki çatışmaların yeni devletleri ve yeni cepheleri içine çekebilecek bir yayılma riski taşıdığını belirtti.

Bahçeli, bölgesel gelişmeler karşısında Türkiye'nin kendi iç güvenliğini sağlamlaştırmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

“İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir.”

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin yaklaşık yarım asırdır Türkiye'ye karşı kullanılan terör unsurunun, onu yönlendiren çevrelerin elinden alınması amacı taşıdığını belirtti.

22 Ekim 2024'te başlayan sürecin, PKK'nın fesih ve silah bırakma yönündeki adımları ve konunun TBMM'nin denetimine alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındığını ifade eden Bahçeli, sürecin bölgesel şartların doğru okunması sonucunda şekillendiğini savundu.

MHP lideri, Türkiye'nin devlet gücü ile toplumsal bütünleşmeyi aynı stratejik hedefte buluşturan bir irade ortaya koyduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin "Terörsüz Bölge" ülküsüyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, bundan sonraki süreçte temel hedefin terörün tamamen tasfiye edilmesi ve terörün farklı isimler, yapılar veya yöntemler üzerinden yeniden ortaya çıkmasının önlenmesi olduğunu vurguladı.

“Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır.”

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, milli egemenliğe dayalı yönetim biçimi, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü ile Türk milletinin ortak tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu olamayacağını ifade etti.

Kanunun öngördüğü hukuki mekanizmaların ise terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığının sona erdiğinin, silah ve mühimmatın teslim edildiğinin ve örgütsel komuta kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili kurumlarca tespit edilmesinin ardından işletileceğini belirtti.

Bahçeli, kanunun değerlendirilmesinde "çarpıtmalara" ve "siyasi cambazlıklara" başvurulmaması gerektiğini söyledi.

“Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır.”

Açıklamasında şehitler ve gazilere de özel yer ayıran Bahçeli, terörle mücadelede elde edilen noktada güvenlik güçlerinin ve milletin fedakarlıklarının belirleyici olduğunu ifade etti.

Bahçeli, şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakarlığı konusunda herhangi bir tereddüde izin verilmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bugün terörü tarihe havale edebilecek bir güce ulaşmasında güvenlik güçlerinin uzun yıllara yayılan mücadelesinin önemli rol oynadığını söyledi.

“Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır.”

Bahçeli, terörün tamamen tasfiye edilmesinin, Türkiye'yi savunan kahramanların mücadelesinin boşa gitmediğinin göstergesi olacağını belirtti.

Kanunun kabul edilmesiyle yeni bir döneme girildiğini belirten Bahçeli, bunun sürecin sonu değil, hukuki ve idari açıdan daha dikkatli olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğunu vurguladı.

“Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.”

Bahçeli, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen hukuki ve idari süreçlerin gecikmeden uygulanması gerektiğini belirterek kurumlar arasında koordinasyon boşluğu oluşmaması çağrısında bulundu.

Bahçeli ayrıca ortaya çıkan fırsatın "gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin" istismar alanına dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini savundu.

MHP lideri, terörün kalıcı olarak tasfiye edilmesinin yalnızca güvenlik alanında değil, ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli sonuçlar doğuracağını belirtti.

Terör nedeniyle ekonomik ve sosyal potansiyelini tam olarak kullanamayan bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, devlet ile vatandaş arasındaki mesafenin de ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının ortak tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinden daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamasının sonunda Ziya Gökalp'in sözlerine yer veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" idealinin özünü şu ifadelerle anlattı:

“Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.”

Bahçeli, ulaşılan tarihi aşamanın Türkiye'ye ve bölgeye huzur, istikrar ve selamet getirmesini temenni etti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli açıklamasını, şehitleri rahmet ve minnetle anarak, gazilere ise hürmet ve şükranlarını sunarak tamamladı.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Mühendislik öğrencileri geliştirdikleri Hyperloop aracıyla TEKNOFESTte birinciliği hedefliyor Önceki Haber

Mühendislik öğrencileri geliştirdikleri...

AYSOdan incirde aflatoksin riskine karşı firmalara güçlü hamle: İncir ihracatında kayıpların önüne geçilecek Sonraki Haber

AYSOdan incirde aflatoksin riskine karşı...

Yorum Yazın

aaaaa

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar