‘’Yazmaya Başlamak’’ benim gibi yazmaya yeni başlayanlar ve siz okuyanlar için oldukça zor olsa gerek. Bir makale ya da bir roman okurken yazılanların zihnimizde nasıl şekillendiğini çoğu zaman bilmeyiz, anlamayız.
Bazen zihnimizde şekillenenlerle olayı, konuyu kavramaya çalışırız. En azından burada büyülü dünyanın kapıları açılır. Yazarken yazının bütün ayrıntılarını kafamda kurgulamış olsam dahi yazının sonunun nerelere gideceğini tahmin bile edemiyorum. Sizlerde okuduğunuzda sonunu kestiremezsiniz. An gelir yazdıklarınızla hayatta tek olduğunuzu düşünürsünüz. An gelir konunun esiri olursunuz.
Yazımı yazarken bende sözcüklerin beni alıp götürmesini istiyorum. Düşüncelerle ilişki kurmayı istiyorum. Ama ne zaman yazmaya başlasan neden kurulan cümleler akmaz olur? Neden yazılanları okuduktan sonra bana özelliksiz görünür? Neden güzel cümleler benden kaçmaya çalışır? İşte zordur yazmak. Yazmayı kafaya koyup başlamakta… Kolay yolu ise eline kalemi alıp yazmaya başlamak.
Tutkularımı takip ettiğim zaman çalışmaya yazmaya eğilimim daha da arttı. Çalışmaya başladıkça ilerleyen zamanlarda yaşlandığını söyleyen birçok insanla tanışacaksın. Yazdıkça zamanın uçup gittiğinin farkında olacaksın. Korkacaksın. Hayat korkutucu olabilir, ancak bu geçici bir durum. Bazı şehirler, iş bulma, aşk, evlilik korkutucu olabilir, korkuyu hissedeceksin ama cesaretle yeni bir risk alacaksın. Çünkü risk almak bu hayatta değerlidir. Risk aldıkça öğrenecek ve başarılı olduğunuzun farkına varacaksınız. Keyfini çıkaracaksınız. Hayatınız da sadece ‘’ben’’ derseniz şansınız azalır. Şansınızı artırmanız için ‘’ben ve sen’’ demelisiniz. Böylece şansınız artar ve hayatın her alanında başarı olursunuz. Buna birde ‘’dinlemeyi’’ ekleyelim. Nasıl ki bir çocuk, onun en çok sevdiği bir Tv programı çıktığında odaklanır, dinlerse sizde önünüzdeki kişilere odaklanın. İlk dinleyen siz olun hayatta. Odaklanın yarın ne yapmak istediğinize. Tutkularınızın takibi olun. Sıkı bir çalışmaya girin. Okuyun. Okudukça öğrenirsiniz ve öğrenmenin bu hayatta her şeyden daha iyi ve güzel olduğunu anlarsın.
Yazmak, kayıp bir sanat bugünkü hayatımızda. Ama yazdıkça düşünme becerileriniz keskinleşir ve yazılarınızla herhangi bir işin daha fazla ciddiye alınmasını sağlayabilirsiniz. Tabi etrafınızdaki kişiler de durmayacak. Olmamış. Yazamamışsın diyecek. Olsun durmadan yazacaksın, yazacaksın ki başarıya ulaşasın, insanlara ulaşasın. Elbette yazmadan önce siz bir şeyler alacaksınız, almazsanız, veremezsiniz.
Günün sonunda hepimiz yazılarımızla kendimizi yaşamalıyız. Bazen, günlük yaşamın içinde sır tutmak sizin için cazip olabilir, ya da küçük beyaz yalanlar söylemek, ya da ‘’şey’’leri bırakmak, hatta bir hedefe ulaşmak veya istediğiniz şeyi elde etmek için düpe düz yalan olabilir. Hayatta öğrenirsiniz ki sahtekârlık, gizlilik ve yalanlar sadece uzun vadede hayatı zorlaştırır. Dürüstlük, açıklık ve şeffaflık, aslında çok daha kolay ve kendinizi iyi hissetmek için varlar hayatınızda. İş hayatında, şeffaflık, güven sağlar. Dürüstlük en iyi politikadır. Bu politikayı iyi kullanmak gerek.
Sonuçta tutkularınızın takipçisi olun, yazmak için her dakikanın değerli olduğunu bilin, korkmayın, korkularınızla yüzleşin, dinleme becerilerinizi geliştirin, kendinizi yeniden keşfedin, zoru sevin, dürüst ve şeffaf olun.
Saygılarımla.
Bazen zihnimizde şekillenenlerle olayı, konuyu kavramaya çalışırız. En azından burada büyülü dünyanın kapıları açılır. Yazarken yazının bütün ayrıntılarını kafamda kurgulamış olsam dahi yazının sonunun nerelere gideceğini tahmin bile edemiyorum. Sizlerde okuduğunuzda sonunu kestiremezsiniz. An gelir yazdıklarınızla hayatta tek olduğunuzu düşünürsünüz. An gelir konunun esiri olursunuz.
Yazımı yazarken bende sözcüklerin beni alıp götürmesini istiyorum. Düşüncelerle ilişki kurmayı istiyorum. Ama ne zaman yazmaya başlasan neden kurulan cümleler akmaz olur? Neden yazılanları okuduktan sonra bana özelliksiz görünür? Neden güzel cümleler benden kaçmaya çalışır? İşte zordur yazmak. Yazmayı kafaya koyup başlamakta… Kolay yolu ise eline kalemi alıp yazmaya başlamak.
Tutkularımı takip ettiğim zaman çalışmaya yazmaya eğilimim daha da arttı. Çalışmaya başladıkça ilerleyen zamanlarda yaşlandığını söyleyen birçok insanla tanışacaksın. Yazdıkça zamanın uçup gittiğinin farkında olacaksın. Korkacaksın. Hayat korkutucu olabilir, ancak bu geçici bir durum. Bazı şehirler, iş bulma, aşk, evlilik korkutucu olabilir, korkuyu hissedeceksin ama cesaretle yeni bir risk alacaksın. Çünkü risk almak bu hayatta değerlidir. Risk aldıkça öğrenecek ve başarılı olduğunuzun farkına varacaksınız. Keyfini çıkaracaksınız. Hayatınız da sadece ‘’ben’’ derseniz şansınız azalır. Şansınızı artırmanız için ‘’ben ve sen’’ demelisiniz. Böylece şansınız artar ve hayatın her alanında başarı olursunuz. Buna birde ‘’dinlemeyi’’ ekleyelim. Nasıl ki bir çocuk, onun en çok sevdiği bir Tv programı çıktığında odaklanır, dinlerse sizde önünüzdeki kişilere odaklanın. İlk dinleyen siz olun hayatta. Odaklanın yarın ne yapmak istediğinize. Tutkularınızın takibi olun. Sıkı bir çalışmaya girin. Okuyun. Okudukça öğrenirsiniz ve öğrenmenin bu hayatta her şeyden daha iyi ve güzel olduğunu anlarsın.
Yazmak, kayıp bir sanat bugünkü hayatımızda. Ama yazdıkça düşünme becerileriniz keskinleşir ve yazılarınızla herhangi bir işin daha fazla ciddiye alınmasını sağlayabilirsiniz. Tabi etrafınızdaki kişiler de durmayacak. Olmamış. Yazamamışsın diyecek. Olsun durmadan yazacaksın, yazacaksın ki başarıya ulaşasın, insanlara ulaşasın. Elbette yazmadan önce siz bir şeyler alacaksınız, almazsanız, veremezsiniz.
Günün sonunda hepimiz yazılarımızla kendimizi yaşamalıyız. Bazen, günlük yaşamın içinde sır tutmak sizin için cazip olabilir, ya da küçük beyaz yalanlar söylemek, ya da ‘’şey’’leri bırakmak, hatta bir hedefe ulaşmak veya istediğiniz şeyi elde etmek için düpe düz yalan olabilir. Hayatta öğrenirsiniz ki sahtekârlık, gizlilik ve yalanlar sadece uzun vadede hayatı zorlaştırır. Dürüstlük, açıklık ve şeffaflık, aslında çok daha kolay ve kendinizi iyi hissetmek için varlar hayatınızda. İş hayatında, şeffaflık, güven sağlar. Dürüstlük en iyi politikadır. Bu politikayı iyi kullanmak gerek.
Sonuçta tutkularınızın takipçisi olun, yazmak için her dakikanın değerli olduğunu bilin, korkmayın, korkularınızla yüzleşin, dinleme becerilerinizi geliştirin, kendinizi yeniden keşfedin, zoru sevin, dürüst ve şeffaf olun.
Saygılarımla.