19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

Vicdanlardaki Deprem

   Anadolu Medeniyetler diyarı ikibin üçbin yıllık tarihi kaleler, kiliseler, camiler hanlar hamamlar dimdik ayakta beyler. 

Deprem önlenemez, depreme karşı önlem alınabilir. Suçlu aramayalım, Suç İşlemeyelim.

Yaptığımız işi 
Aşk ile yapalım
Vicdanımızı kullanalım
Toplum yararını düşünelim
Kanunlara uyalım, uymayanları uyaralım
Yanlışta ısrar edeni ilgil yerlere ihbar edelim

Yaptığımız işin hesabını önce vicdanına verelim “Hesap Verilebilirlik” insanlar sevmediği duygudur. Kanunlar, ödev ve adelet, toplumsal vicdan, örf ve adet, hesap verilebilirlik duygusu çok gerekli ve önemlidir. Lakin çok yıprandı yeniden ihya edilmesi gerekmektedir. Çünkü Hemen yanında yanıbaşında bitişik binanın ikisi dimdik ayakta, diğeri lime lime olmuş pasta dilimi enkaz yığını.

Her deprem sonrası kahroluyoruz. Anadolu Yarımadası yani devletimiz Türkiye deprem bölgesindedir ve büyük deprem fay hatları üzerindedir. Deprem ile ilgili olarak devletimiz elinden gelenin fazlasını yapmaya devam ediyor. Her türlü riski göze alan kahraman kurtarma ekiplerinin her birinin bayrağım gibi tertemiz alınlarından öpüyorum. Tüm sosyal medya ve tv kanallarında üniversitelerdeki bilim insanları bangır bangır bağırıyor. Türkiye deprem bölgesi deprem öncesi tedbirler alınmalı, binalar deprem yönetmenliğine göre yapılmalı, denetimlerde azami derecede kurallara riayet edilmelidir.

Amma ve lakin 6 ve üzeri depremlerde:

a -Kırsal kesimde olan derme çatma binalar yıkılıyor, can ve mal kaybına sebep oluyor. Buralarda yaşayanlar bir nevi yaşadığı bölge kaderidir misali imkanlarım bu kadardı ne yapalım Allahtan geldi diyor ve sinesine çekiyor. 

b- şehirlerde yıllar önce o zamanın şartlarına göre yapılan yalnız yeterli donatıyı yapmayan katlı binalar ekonomik ömrünü (son kullanma tarihi geçmiş) doldurmuş binalar tüm Türkiye’de mevcut. Devletimiz uyarıyor ve bize müracaat edin deprem analizini bedava yapalım diyor. Maalesef çoğu ortak mülkiyet sahibi vatandaşlarımız çeşitli bahanelerle bu işlemi kabul etmiyor.

c- Bina yapımı ile ilgili parası olan her bir vatandaşımız parası var ise gerekli işlemleri yaparak ben müteahhitim diyerek bende bu işte varım diyor. Plan proje hazır. işe başlıyor broşür üzerinden baskın pazarlama yöntemi ile daha proje bazında inşaatın satışını yapıyor. Çil çil paralar misali İnan üzerinden şahısı bile görmeden paralar hesaba EFT ediliyor. Dürüst insanlarımızı tenzih ediyorum ama işçilikten, malzemeden, projeden, plandan hatta kolon kiriş ve direkten çalarak binayı inşa etmeye çalışıyor yani çalıyor, hırsızlık yapıyor, yalan söylüyor insanlarımızı kandırıyorlar. Bunu daha önceki deprem sonrası çalışmalarda gördük.

e- İstanbul’da bilim insanları büyük bir deprem öngörüsünde bulunuyor. TV kanallarında görüyoruz binanın kolonları çatlamış, demirleri çürümüş, sıvalar dökülmüş insanlar ölümle burun buruna olduklarının farkındalar. Bazıları sesimizi duyuramıyoruz diyorlar diğerleri de kentsel dönüşümde bazı müteahhitlerin insanları kandırdığını gördüklerinden geleceğini garanti edemeyeceğini düşünerek her türkü riske rağmen sinesine çekiyor. Birliktelik sağlayamayanlar ise ya dairesini satıyor yada başka binalara kiraya çıkıyorlar. Bazılarında 40 50 yıllık binalara petrol ürünü dış cephe kaplama yaptırıyor bina yeni gibi görünüyor ve farkında olmadan kendilerini kandırıyorlar. Vesaire!

Zaman şimdi, zaman hemen 
Devlet Millet Elele Demek Durumundayız. İşlemlerin kağıt üzerinde değil kanun ve yönetmeliklerde var olan maddeleri sahada uygulayalım. 
Zemin kat mağazalara verilen yerlerde direklerin ve kolonları iptal edip kullanışa elverişli duruma getirip binanın ayaklarını kesenlere teamülden adam öldürmekten yargılayalım. 
En büyük yanlış kapitalist sistemin kölesi olmaktan kurtulup, kazan kazan politikasını benimseyerek, başarmak için her yol mübahtır diyenlerin vicdanındaki depremlerine dur diyelim hortumunu keselim.

İnsan her yerde insandır da “İnsan Gibi İnsan Olmak Zor”

İnsan inancını yaşar vicdanını kullanır hesap verilebilirlik ilkesini kabul ederse meleklerden de üstün olabilir.

İnsan insanlıktan nasibini almamış, vicdanını hiç kullanmamış, çalmış, çırpmış, hırsızlık yapmış veyahutta bu yapılanlara göz yummuş ise hayvandan da aşağıdır.

Deprem dünyanın bir gerçeğidir ve önlenemez ama önlem alınabilir. Tedbir alınır gereği yapılır ve buna rağmen yıkım olursa buna takdiri ilahi denir gerisi lafı güzardır. 
İzmir’de depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum. 
Buse’ler ölmesin umut’lar sönmesin.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar