Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, “9 Ayda Yapılan Müze 17 Aydır Neden Açılmıyor?” başlıklı köşe yazımdan dolayı 3 sayfadan oluşan bir “TEKZİP” gönderdi.
Tekzip kelimesinin anlamını belki bilmeyenler olabilir diye belirteyim ki bu sözcük Türk Dil Kurumu sözlüğünde yalanlama olarak tanımlanır. Kişi veya kurumlar, basında haklarında çıkan yalan haber veya yorumlardan dolayı tekzip, cevap ya da düzeltme haklarını kullanırlar. Bu onların en doğal ve kanuni haklarıdır.
Köşe yazımdan dolayı tekzip! göndererek kanuni hakkını kullanan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, usul ve esas yönünden bazı ciddi hatalar yapmış olsa da komediyi andıran bu yanlışlıklara ve hatalara hiç girmeyeceğim. Keşke müdürlük yazıyı ‘tekzip’ olarak değil de cevap ya da düzeltme şeklinde göndermiş olsaydı. Çünkü gönderilen ‘tekzip’ yazısında köşe yazımdaki hiçbir husus yalanlanmamış ya da yanlış denilmemiştir. ‘Tekzip’ yazısını cevap hakkı! olarak gördüğümden ve müze ile ilgili bilgilendirici olmasından dolayı köşemde yer vermeye karar verdim. Şekilden ziyade ‘esas’ üzerinde durarak amacımın bağcıyı dövmek değil sadece üzüm yemek olduğunun bilinmesini isterim. O yüzden bu kısma daha fazla takılmadan ‘tekzip’ yazısında belirtilen hususlara değinmek istiyorum.
Cebelibereket Kültür Merkezi yanında inşa edilen Osmaniye Müzesi 920 Bin TL ödenekle yapıldı. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi Müze, Vali Celalettin Cerrah'ın devreye girmesiyle hayırseverlere yaptırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müzenin teşhir ve tanzim çalışmaları için 705 Bin TL ödenek gönderilmiş. Müzenin çevre düzenlemesi için ise yaklaşık 380 Bin TL ödeneğe ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Müze 17 aydır işte bu ödenek sıkıntısından dolayı hizmete açılamamaktadır. Müdürlük bir yandan bu ödeneğin temin edilmesi çalışmalarını bir yandan da müzenin teşhir ve tanzim çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.
Ayrıca Bakanlık, 2012 yılının Ocak ayında Osmaniye Müzesi kadrosuna 1 Müze Müdürü, 4 arkeolog, 1 Araştırmacı ve 1 şef atamış. Müzenin teşhir, tanzim ve çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra ise Adana ve Tarsus’ta ilimize ait olan eserler davranılacak ve müze de hizmete açılacak.
‘Tekzip’ yazısında “Kaleler Şehri Osmaniye”nin tarihi kaleleri ile ilgili de çok önemli bilgilere yer verilmiş. Düziçi’ndeki Harun Reşit Kalesi’nin, Bakanlık tarafından 2010-2011 yılları arasında onarım ve çevre düzenlemesi yapılarak hizmete açıldığı vurgulanmış. Toprakkale Kalesi’nin ise restorasyon, restütisyon ve çevre düzenlemesi için 2005 yılı birim fiyatlarıyla keşif bedeli olarak yaklaşık 3 Milyon 500 Bin TL’ye ihtiyaç olduğu belirtilmiş. 2013 yılı birim fiyatlarıyla bu keşif bedel şüphesiz çok daha yükselecektir.
Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA), İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün Toprakkale Kalesi’nin çevre düzenlemesi ile ilgili projesine 434 Bin TL, Osmaniye Korku Ata Üniversitesi ile Müdürlüğün ortaklaşa hazırladığı Kastabala ören yerindeki sütunlu caddenin ve Kastabala Kalesi’nin güneş enerjisi ile geceleri aydınlatılması için sunulan “Kaleler Şehri Fıstığın Kalbi Osmaniye” projesine de 260 Bin TL hibe desteğinde bulunacak.
Yapımı 10 yılda tamamlanan Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi’nin dönemin Kültür ve Turizm Bakanı tarafından bunun bir rekor olduğunu yazımda belirtmiştim. ‘Tekzip’ yazısında da bu hususa atıfta bulunulmuş ve 1995 ve 1996 yıllarında Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi, Kadirli Kültür Merkezi ve Düziçi Karacaoğlan Kültür Merkezi’nin temelleri atıldığı belirtilmiş. 2007 yılında Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi ve Düziçi Kültür Merkezi aynı gün açılarak Osmaniye aynı şehirde iki kültür merkezinin açılmasıyla ulaşılması güç bir rekora imza atmıştır.
1995 yılında temeli atılan Kadirli Kültür Merkezi ise aradan geçen 18 yıla rağmen hala tamamlanamamıştır. Bugüne kadar 140 Bin TL harcama yapılarak ancak % 24 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Bakanlığın 2011-2012 yıllarında 2 Milyon 886 Bin TL yeni bir ödenek göndererek çalışmalara yeniden başlandığı hatırlatılmıştır.
“9 Ayda Yapılan Müze 17 Aydır Neden Açılmıyor?” başlıklı köşe yazımdan dolayı ‘tekzip’ gönderen İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum. Yazıyı dikkate aldıkları ve müdürlüğün çalışmaları hakkında bilgi verdikleri için kendilerini kutluyorum.
Selam, saygı ve muhabbetle…
Tekzip kelimesinin anlamını belki bilmeyenler olabilir diye belirteyim ki bu sözcük Türk Dil Kurumu sözlüğünde yalanlama olarak tanımlanır. Kişi veya kurumlar, basında haklarında çıkan yalan haber veya yorumlardan dolayı tekzip, cevap ya da düzeltme haklarını kullanırlar. Bu onların en doğal ve kanuni haklarıdır.
Köşe yazımdan dolayı tekzip! göndererek kanuni hakkını kullanan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, usul ve esas yönünden bazı ciddi hatalar yapmış olsa da komediyi andıran bu yanlışlıklara ve hatalara hiç girmeyeceğim. Keşke müdürlük yazıyı ‘tekzip’ olarak değil de cevap ya da düzeltme şeklinde göndermiş olsaydı. Çünkü gönderilen ‘tekzip’ yazısında köşe yazımdaki hiçbir husus yalanlanmamış ya da yanlış denilmemiştir. ‘Tekzip’ yazısını cevap hakkı! olarak gördüğümden ve müze ile ilgili bilgilendirici olmasından dolayı köşemde yer vermeye karar verdim. Şekilden ziyade ‘esas’ üzerinde durarak amacımın bağcıyı dövmek değil sadece üzüm yemek olduğunun bilinmesini isterim. O yüzden bu kısma daha fazla takılmadan ‘tekzip’ yazısında belirtilen hususlara değinmek istiyorum.
Cebelibereket Kültür Merkezi yanında inşa edilen Osmaniye Müzesi 920 Bin TL ödenekle yapıldı. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi Müze, Vali Celalettin Cerrah'ın devreye girmesiyle hayırseverlere yaptırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müzenin teşhir ve tanzim çalışmaları için 705 Bin TL ödenek gönderilmiş. Müzenin çevre düzenlemesi için ise yaklaşık 380 Bin TL ödeneğe ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Müze 17 aydır işte bu ödenek sıkıntısından dolayı hizmete açılamamaktadır. Müdürlük bir yandan bu ödeneğin temin edilmesi çalışmalarını bir yandan da müzenin teşhir ve tanzim çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.
Ayrıca Bakanlık, 2012 yılının Ocak ayında Osmaniye Müzesi kadrosuna 1 Müze Müdürü, 4 arkeolog, 1 Araştırmacı ve 1 şef atamış. Müzenin teşhir, tanzim ve çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra ise Adana ve Tarsus’ta ilimize ait olan eserler davranılacak ve müze de hizmete açılacak.
‘Tekzip’ yazısında “Kaleler Şehri Osmaniye”nin tarihi kaleleri ile ilgili de çok önemli bilgilere yer verilmiş. Düziçi’ndeki Harun Reşit Kalesi’nin, Bakanlık tarafından 2010-2011 yılları arasında onarım ve çevre düzenlemesi yapılarak hizmete açıldığı vurgulanmış. Toprakkale Kalesi’nin ise restorasyon, restütisyon ve çevre düzenlemesi için 2005 yılı birim fiyatlarıyla keşif bedeli olarak yaklaşık 3 Milyon 500 Bin TL’ye ihtiyaç olduğu belirtilmiş. 2013 yılı birim fiyatlarıyla bu keşif bedel şüphesiz çok daha yükselecektir.
Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA), İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün Toprakkale Kalesi’nin çevre düzenlemesi ile ilgili projesine 434 Bin TL, Osmaniye Korku Ata Üniversitesi ile Müdürlüğün ortaklaşa hazırladığı Kastabala ören yerindeki sütunlu caddenin ve Kastabala Kalesi’nin güneş enerjisi ile geceleri aydınlatılması için sunulan “Kaleler Şehri Fıstığın Kalbi Osmaniye” projesine de 260 Bin TL hibe desteğinde bulunacak.
Yapımı 10 yılda tamamlanan Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi’nin dönemin Kültür ve Turizm Bakanı tarafından bunun bir rekor olduğunu yazımda belirtmiştim. ‘Tekzip’ yazısında da bu hususa atıfta bulunulmuş ve 1995 ve 1996 yıllarında Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi, Kadirli Kültür Merkezi ve Düziçi Karacaoğlan Kültür Merkezi’nin temelleri atıldığı belirtilmiş. 2007 yılında Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi ve Düziçi Kültür Merkezi aynı gün açılarak Osmaniye aynı şehirde iki kültür merkezinin açılmasıyla ulaşılması güç bir rekora imza atmıştır.
1995 yılında temeli atılan Kadirli Kültür Merkezi ise aradan geçen 18 yıla rağmen hala tamamlanamamıştır. Bugüne kadar 140 Bin TL harcama yapılarak ancak % 24 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Bakanlığın 2011-2012 yıllarında 2 Milyon 886 Bin TL yeni bir ödenek göndererek çalışmalara yeniden başlandığı hatırlatılmıştır.
“9 Ayda Yapılan Müze 17 Aydır Neden Açılmıyor?” başlıklı köşe yazımdan dolayı ‘tekzip’ gönderen İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum. Yazıyı dikkate aldıkları ve müdürlüğün çalışmaları hakkında bilgi verdikleri için kendilerini kutluyorum.
Selam, saygı ve muhabbetle…