Kaleler şehri güzel Osmaniye’m. Tarihe damganı 2.500 yıl önce vurmuşsun. Vurduğun bu damgayı tüm Osmaniye ahalisi, Türkiye duysun dünya görsün.
Bu gün size maalesef yeteri kadar tanıtımını yapamadığımız tarihi zenginliğimizden bahsedeceğim.
Kastabala antik kenti, sütunlu yolu, tiyatrosu, kalesi, kaya mezarları ve yerleşim yeri ile zamana meydan okuyor.
Anadolu’nun güney-doğusunda Osmaniye ilimizin kuzey-batısında olup 12 km mesafededir. Cevdetiye Beldesi ve Karatepe yolu üzerinde olup Kesmeburun, Bahçe, Kazmaca köylerinin orta kısmında Ceyhan nehrine yakın olup küçük bir ovaya hakim bölgededir.
Türkiye’de “Kutsal Antik Kent” ünvanını alan iki antik kent bulunmaktadır.
Bunlardan birisi Kastabala Antik Kent Osmaniye ilimizde olup ikincisi ise Denizli’deki Hierapolis Antik Kentidir.
Bodrum kale olarakta anılan kaleye çıkarak etrafa baktığımda canıma can gönlüme sürur geliyor. Tamda bu aylarda ziyaret zamanıdır. Yeşilin her rengi Karatepe kilimi gibi dokunmuş. Sanki doğanın tüm güzelliği ayağımızı altına serilmiş olduğunu görüyorum. Tüm kır çiçekleri alı ile akı ile sarısı ile açmış. Mis gibi kokuyor çiçekler, ne de güzel ötüyor börtü böcekler.
Ben tarihçi olmadığım İçin onu ehil olan bilim insanlarına bırakıyorum. 2.500 yıldan bu tarafa çeşitli medeniyetlere beşiklik yapan antik kent ile ilgili olarak Arkeolojik kazı çalışmaları Kültür Turizm Bakanlığı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi işbirliği ile Prof.Dr. Hacı ZEYREK başkanlığında yürütülmektedir.
Bir ay önce Osmaniye Korkutata Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Murat TÜRK bey ile birlikte İl Kültür Turizm Müdürü sayın Burhan TORUN beyi ziraat etmiştim. Sayın müdürümüzün kültürümüze ve turizmimize ilgisi ve doğal güzelliklerimizi, tarihi tanıtımızı ve turizime kazandırılması adına heyacanla çalıştığını ve Rektör beyin ise üniversite öğrencilerini her hafta sonu tarihi ören yerleri, kale ve doğayı gezmeleri için çalışmalarının olduğuna müşahade ettim. Ziyadesi ile memnun oldum.
Kastabala Antik Kentinin tanıtımı ile ilgili biraz araştırma yaptım. Lakin Osmaniye’li hemşehrilerimizin bile bu tarihi yeri tanımadığına, görmediğine şahit oldum. Buradan tüm hemşehrimin ziyaret etmelerini, görmelerini, gezmelerini istiyorum.
Mevlana’nın ne olursan ol gel dediği gibi bende diyorumki Mekke’den Edirne’den, Antalya’dan Konya’dan, İstanbul’dan, Almanya’dan Rusya’dan gel diyorum.
Osmaniye’yi ulusal ve uluslararası tanıtmaya gayret eden duyarlı insanlarımızın olduğunu gördüm. Bu arkadaşlara da değerli çalışma ve katkılarından dolayı müteşekkirim.
Buyurun geliniz, geziniz, görünüz, tanış olalım. Yağlı bazlama ve yoğurtlu kömbe yiyelim. Biz ülkemizi ve insanlarımızı seviyoruz. Layıkı vechile ev sahipliği yapmaya hazırız.