19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

Sevgi sarmalı duyguların membağı

   Gönül bağımızdaki güllerin yetişmesi, lalelerin açması, papatyaların yetişmesi menekşelerin toprağa serpilmesi, bülbüllerin örtüşmesini isteriz, hayal ederiz hakikat olması için çaba sarfeder gayret gösteririz. Bunun nedenini sormaya gerek yoktur, sebebi ise bir avuç sevgi, birazcık muhabbet, üzerine şevkat ve merhamet, dahası hoş görü ve samimiyet, birlikte yürümek paylaşmaktır. 

Gönül Bahçemizin kapısı açık olsun. Bülbülün sesini işiten, güllerin sümbüllerin miski amber kokusunu duysun. Kalbimiz inci gibi saf ve temiz her dokunuşumuz da gönlümüzdeki sevgi gibi olsun.

Sevgimiz kalbimizle buluşsun sevgi ve şefkat sıcaklığı ile pır pır etsin. Sevgimiz beni değil bizi sevdiklerimizi hep sarsın sarmalasın ve sevgimizi hissettirdiğimizde ise nurani bir duygu ile ışıl ışıl parlasın.

Saflığı ve temizliğin sembolü olan inci, denizin bizlere en nadide bir ikramıdır. Kalbimizin en nadide köşesinde taht kuran dost gibi, sevgili gibi. Her an pırıltısı yansımalı, ışıldamalı, nur saçmalı. Canlıların oluşumuna vesile olan hayatımızın başlangıcı, kainatın olmazsa olmazı suyun içinden gelen bir canlının bedeninde oluşan bu tek değerli taş, minnacık bir kum tanesinin tamamen organik salgılarla dönüşebildiği muhteşem bir değer arzediyor. Serüven küçücük bir kum tanesinin istiridyenin içine girmesiyle başlıyor. İki insanın birbirinin kalbine girmesi, birbirine inanması, sevmesi, bir fidanda iki gül olması birbirine güvenmesi ve tamamlaması gibi. 

Hiçbir surette taklit edilemesi mümkün olmayan bu değerli taş, doğal ya da sentetik taşın hiç birinde bulunamayacak parlaklık ve renk tonlarıyla kıymetli bir şekilde hayatımıza giriyor. 

Kısacık ömrümüzde her daim kalbimizde ateşini hissettiğimiz, hiç ayrılmak istemediğimiz her an sesini duymak istediğimiz bir dost gibi sevgi gibi sevgili gibi, hazzetme ve mutluluk gibi. 

İncinin gerçek olup olmadığını anlamak için inci tanesini bıçakla istediğiniz kadar kazıyın, tozunu üzerinden sildiğinizde aynı yüzey ve parlaklıkta görebilirsiniz. Tıpkı suçumuzu, günahımızı hoş gören, hatalarımızı örten kadim bir dost gibi. İnci deyince aklımıza gelen renk ise beyaz. İnci beyazı terimi de tüm dünyada saflık ve temizliğin sevginin simgesi olarak kabul edilmektedir. 

Benim sevdiğim, değer verdiğim sevdiklerim, kadim dostlarımın o sıcak kalpleri denizin biz insanlara en nadide armağanı olan inci tanesi gibi. İçlerinde beyazı, pembesi, lila ve siyah renklileri vardır. Ayrıca birisi var ki o hepsinden daha da özel ve mükemmel. Çünkü ben pembe İnci’yi daha çok sevdiğim gibi.

Arada bir güvercinler yolluyorum onun diyarına ya da meramımı bulutlara anlatıyorum. Yağmurlar onun obasına yağınca dile gelirler diye düşünüyorum. Çiçeklere anlatıyorum, rüzgârlara mırıldanıyorum, rüzgârlar da inci taneme fısıldar diye kendimi teselli ediyorum. Şu gök kubbeye doğru uzanan minarelere çıkıp çığlıklar atsam incime olan hasretimi, özlemimi, kara sevdamı. 

Sevdam sana, özlemim incime , hasretim gülüme. Sen her an yanımdasın ama gözlerim seni arıyor. Hep inci mercan diye biçare olan ben, Beni ben yapan, İbrahim gibi yangınlarda yanan, sol yanımdaki kalbimin anahtarı senin sevginde. Ya evet sensin bana sevgiyi öğreten. Çünkü ben  senden öğrendim yeniden sevmeyi. Yaralı gönlüme merhem sürmeyi, kırılan kanatlarımı sarmayı, her çirkinde bir inci bulmayı senden öğrendim. Sabrı cemilin taşları erittiğini, hacerülesvedin taş olduğunu ve taşın sevgi yumağına dönüştüğünü.

İşte öyle sevgili inci tanem. Bildiklerim hep senin eserindir, onlar bende, sen kalbimde ben ise sendeyim.
Evet deryamın incisi, sen yokken bende sevdalar da yoktu. kalbim  nasırlaşmış, taş oldu olacaktı. Yakamozlar denizlere küs, morsalkım dertten yığılmış, Selviler söğüde hasret, kuşlar uçmaya, geceler gündüze, hayat sevgiye ve muhabbete ile yaşama hasret...

Merhaba İnci tanem hoş geldin, gönül bahçeme sefalar gertirdin. Sevgin ile dünyama can verdin, bana canan oldun. 

Hoş geldin güneş gibi doğdun dünyama. Artık akşamın sefası dost, morsalkım rüzgârla dans ediyor, bulutlar adeta sevginin inci taneli işlemeli beyaz dantelalı gelinliğini giymiş. 

Merhaba hoş geldin; artık, selviler delmekte gökleri, kuşlar özgürce uçuşuyorlar, gece gündüzü, gündüz geceyi kovalıyor. Seninle hayat çok güzel, seninle yaşamım hayat buldu, senin sevgin her şeye bedel be güzelim.  Duygu membağım hayat kaynağım. Ben seninle var oldum, sevgiyi sende tattım ve kendimi sende buldum.

Ama ben sende kalmışım inci tanem canın sağolsun.

Ben özümü, sevgiyi, paylaşmayı sende buldum ve sana “lütfen beni sev” diyebildim. Kömürleşen dünyamdan elmasımı çıkarmaya, denizimde incimi sevgin ile bulmama vesile oldun. 

Gönül bahçem gülistan oldu kalbim sevgin ile doldu.

Sevginle kırdın kalbimdeki nefret kilitlerini. Yeniden kalbimi sevgin ile yoğurdun, harcına inancını kardın, sevginle bir fidanda iki gül olmayı, merhameti, sadakati ve yeniden filizlenenecek gülün, sümbülün, menekşenin tohumlarını serptin. 

Bak şimdi gülistan oldu gönül bahçem.

Ben sevgiye muhtaç olduğum anda, sevginle susuzluğumu, muhabbetinle sevdaya doyurdun. Hem dünya bahçesinin gülü insanları ve hem de gülleri yaratanı sevmenin farkına seninle yeniden vardım. Sen, yaratılmışı sevdin yaratandan ötürü. Benide sevgin ile sardın sarmaladım. Seni öyle çok seviyorum ki sen benim sevgi denizimsin, denizimden bana ikram edilen incimsin.
Sen, baharımın habercisi çiçek, kokuların hası gül, nergisin teninden çiğ tanesi, huzurun misali gök kubbe, güven çınarı, dostluğa uzanan zeytin dalı, kelimelerin sustuğu, duyguların dile geldiği sevgi pınarımın membağısın canım benim.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar