Bize bir insan medyası lazım. Bu medya ki, bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hayâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yüreklere vesile olsun; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin…
İnsanlar son bir yıla yakın salgın hastalık vesilesi ile sosyal mesafe, maske ve hijyen sarmalında birbirlerinden uzaklaştılar. Genelde uzaktan eğitim misali “uzaktan uzağa” bir birlerine mesafeli yaşamaya zorunluluğunu kabul ettiler.
Televizyonu açıyor haber kanallarında komplo teorileri, ulusal ve uluslararası entrika yorumları, kız, gelin, kaynana, güzellik proğramları vs. Bu proğramları hazırlayanlar öyle bir senaryo hazırlamışlarki proğram konukları pervasızca birbirlerine kelimeler kullanıyor, rencide ediyor fakat seyreden insanlarda bağımlılık yapıyor. Evde işyerlerinde bu proğramlar konuşulur oldu.
Sosyal medyadaki girdiğin sitelerde reklam adı altında her türlü ahlaktan uzak reklamlar direk karşınıza çıkabiliyor. Sözde medeniyet abideleri ya bunlar. Beğenmediyseniz şikayet ediniz butonunuzu da koymuşlar.
Aşırı derecede gündem olan maalesef haber kanallarında da son dakika haberi olarak verilen bir kızın ölümü ile ilgili haberi tekrar izle sistemini kullanarak neymiş bu konunun aslı diye merak ettim. Efendim kız ölmüş veya öldürülmüş. Otopsi yapılınca DNA testi neticesinde başkasına ait doku örnekleri ve sperm bulgusuna rastlanılmıştır diyorlar. Sözün bittiği yerdeyiz. Kızın boy boy resimleri vs.
Bir insanın hayatı dokunulmaz ve kutsaldır. Amenna ve sadagna. Bu suçu işleyen kişi/kişiler en ağır cezayı almalıdır. Affınıza sığınıyorum lütfen, ama tv proğramında kadın evli olduğu halde başka bir erkekle kaçmış, sözde onunla da anlaşamamış veya şiddet görmüş başka bir erkekle birlikte yaşıyor. Ve daha da vahimi kadın hamile. Çocuğun kimden olduğu belli değil.
Televizyonda birlikte olduğu erkeklere ulaşılıyor ama hiç birisi kabul etmiyor çocuğun kendisinden olmadığı DNA testi ile tespit edilen (erkek müsvettesi) resmî nikahlı olduğu eşide pişmiş kelle gibi sırıtarak eve dönsün ben eşimi seviyorum evliliğimi devam ettirmek istiyorum diyor. Diğer birisi teyzesinin eşi ile birlikte her türlü haltı işlemiş inkar etmiyor.
eyzesi, annesi ve kendisi bu konuda pislik içinde pislik arıyor ve kendilerini temizlemeye çalışıyor. Adeta lağımda banyo yapmaya çalışıyorlar. Dinimize töremize ve toplumsal ahlaka uymayan eylemleri yapmışlar. Televizyon kanallarıda maalesef bunları proğram şeklinde hatırlayarak halıkımıza izlemesi için sunuyorlar. Proğrama da ayrı bir hava vermek için para ile getirilen seyirciler getiriliyor. Ayrıca psikiyatrist veya psikolog, avukat vs davet ediliyor.
Vay bize vaylar bize. Ne oldu da bu duruma geldik. Hani bize insanlık adına mevcut medeniyetimiz yetersiz kalıyordu. Avrupai tarz, İngiliz gibi lort, Fransızlar gibi kibar dans edecektir. İnsan hakları evrensel beyannamesi bize rehber İstanbul sözleşmesi başımıza taç olacaktı. Kadına şiddet duracaktı.
Kadın konsomatrislik yapıyor, erkek uyuşturucu müptelası medeni olarak birlikte özgürce yaşayıp gidiyorlar. Kadın/erkek her neyse arkadaşını evine alıyor Yiyorlar içiyorlar üşüdüm diyor birlikte aynı yatakta birlikte uyuyorlar/her türlü haltı yapıyorlar. Yalan, dalevere dümen, aldatma,mafya, tehdit, fesatlık kirli siyaset ne ararsan var. Bu filimleri, proğramları, siteleri Kanuni yetkisi olanlar denetliyor. Ben ve benim gibi düşünenlerin inancına fikrine uymuyor ve kabulde etmiyoruz ama bu kültürümüze uymayan olgular sosyal medya/televizyon aracılığı ile Anadolu’muzun en ücra köşesine kadar girdi. Akabinde kavga, gürültü, şiddet, trajedi ve ölümler.
Biz kimsenin hayatına karışmıyoruz. Ama bizide üzmelerini istemiyoruz. Malesef toplumsal şirazemiz dumura uğradı.
Rahmetli babacığım kafası karıştığında veya arap saçına dönen olay ile karşılaştığında;
“Batman Çağıl’a karıştı. Okta suç varda yayda yokmu be evlat.” derdi. Babacığımı Rahmetle anıyorum.