19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

Korona Virüsün Sosyo/Ekonomik Etkileri

   Değerli okuyucularım. İçinde bulunduğumuz şu kara günlerde Koronavirüs krizi sebebiyle, piyasalarda belirsizlik ve çok ciddi bir gelecek kaygısı hakim olmaya başladı. Devletimiz tüm imkanlarını seferber ederek tüm insanlarımıza ve küçük ve orta ölçekli işletmelere destek paketi açıklıyor, yeterlimi değil ama bununda üzerinden devlet ve millet ile el ele vererek başabileceğiz inşallah. Çünkü devletimiz vatandaşlarının hayatını kolaylaştırmak için, vatandaşına hizmet etmek için vardır. Diğer bir ifade ile Devlet vatandaşı için vardır. Devletimiz acil eylem planlarını devreye soktuğunu görüyoruz lakin şu an itibari ile plan tam manası ile piyasaya yansıtılamadı. 

   Esnafın, sanatkarın, küçük ölçekli iş sahiplerinin her geçen gün sıkıntısı artıyor, Faturalar tıkır tıkır geliyor, kiralar o keza.  İnşallah bu KARA BELA bir an önce üzerimizden kalkacaktır. Görülen o ki esnaflarımız, işverenlerimizin yarına dair umudu kalmamış belirsizlik kabusunun altında durumu içler acısı. Çünkü faturalar/kira/elektrik/su/çek/senet/borç-faiz girdabında kıvranmaya başladı. Bu belirsizlik ise toplumu oluşturan aile ve bireyleri olumsuz yönde etkiliyor. Vatandaşların psikolojisi bozuldu, paranoyak/panik atak  ve depresifleşmeye başladı. Devletimiz borçları yapılandırmak için gayret içerisinde iken özel banka ve kuruluşlar üstü kapalı ayak direme pozisyonundalar. Çünkü onların amacı devlet-millet değil kardır. Buda kapitalizmin kendisidir. Çünkü işletmeyi ayakta tutmak ve kar elde etmek üzerine kurulmuştur. 

    Evet; ekonomik politikada devletimizin ve bizlerin ve bizi yönetenleri seçmedeki ilkelerimizi ideallerimizi tekrar gözden geçirmek durumundayım. 

   Su faturasını belediyeler tahakkuk ettiriyor ama 3 ay suyu kesmeyeceğim diyebiliyor. Elektrik özelleşti fatura tahakkkuk etti vatandaşa gönderildi, doğalgaz gönderildi, telefon/internet o keza. Bunlar vatandaşın olmazsa olmazı. Her şey özelleşsin denildi ve özelleşti şimdi bu özel sektör ben bu oyunda yokum derse ki şu an öyle görülüyor vatandaş ne yapacak durum nereye evrilecek bilemiyoruz. Bu durumun tekrar değerlendirilmesi ve özelleştirilmede öngörülemeyen mücbir sebepler ile ilgili gerekli şartların yazı ile kural altına alınması gerekir. Diğer taraftan devletimiz bu belirsiz ortamda özelleştirilen kurumlara devlet vatandaşımın babası durumundadır diyerek duruma el koyması, hizmetin aksatılmadan faturalarını 3 ay (kara gün geçene kadar) tahsil edilmeyeceğinin talimatını vermesi elzemdir. Daha sonra bu fatura ve gecikme bedeli vs. Vergilerden düşürülebilmelidir. Veyahutta özelleştirme politikasından vazgeçilmesi de dahil gündeme alınması gerekmektedir.

    Hakikaten Ekonomik hayat tamamen durdu, Çarşılar, sokaklar, Oteller, Lokantalar, kafeteryalar, çay bahçeleri,  kuaför ve berberler   v.s. faaliyetleri durdu ve ne zaman açılacağı da belli değil.

   Taksiler, toplu taşıma araçları boş dolaşıyor. Küçük esnafın gelirleri dibe vurdu. ANCAK kira, kredi, elektrik, vs aynen devam ediyor. Küçük Esnaf ve KOBİ’ler işyerleri kapalı da olsa, vicdani olarak yanlarında çalışan insanların ödemelerini aksatmamaya dikkat ediyorlar. Millet olmanın da gereği budur. Zor bir süreçten geçiyoruz. Vatandaş, küçük ve orta ölçekli işletmeler, devletimiz üzerine düşeni yapmaya gayret gösterirken holdinglerinde büyük şirketlerinde üzerine düşeni yapması veya devletimizin talimatıyla yaptırılması gerekmektedir.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar