Karatepe Aslantaş, UNESCO Dünya Mirası Listesine girdi. Osmaniye'miz sınırları içinde bulunan son Hitit şehri Karatepe Aslantaş arkeolojik sit alanı ve açık hava müzesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listesine girdi.
Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi Son Hitit dönemine rastlayan MÖ 8'inci yüzyılda kendisini bölge hükümdarı olarak tanıtan Asativata tarafından kuzeyden gelecek saldırılara karşı bir sınır kalesi olarak yaptırılan yerdir.
Hükümdarı Asativatas tarafından, krallığını kuzeydeki vahşi kavimlere karşı korumak üzere, bir hudut kalesi olarak yaptırılmıştır. Kurucusundan dolayı Asativadaya adını alan bu yer M.Ö. 725-720 tarihlerinde Asur kralı 5 Salamonsor veya M.Ö. 680 yılında Asarhaddon tarafından ele geçirilmiş, yıkılıp yakılmıştır.
Karatepe kalesine, bugün “Kuzey Kapı” ve “Güney Kapı” denilen iki anıtsal kapıdan girilmektedir. Büyük kuleler ile desteklenen bu kapılara bir rampa ile ulaşılmaktadır. Güney Kapı binasının yakınındaki kutsal bir mekânda, çifte boğa kaidesine oturtulmuş Fırtına Tanrısı’nın (Baal/Temmuz) onarılan boy heykeli bulunmaktadır. Fırtına Tanrısı’nın gövdesindeki Fenikece metin, kalenin kurucusu Asativatas tarafından yazdırılmıştır. Burada Danunalıların (Adana) kralı Urikki tarafından himaye edildiğini belirten Azatiwatas, Adana Ovası’nı koruyup, ovaya barış ile beraber bolluk ve bereket getirdiğini, ovanın ücra sınırlarına kadar kaleler kurduğunu belirtmekte, “Mopsos Evi” diye adlandırdığı hanedanlığa bağlılığını vurgulayıp kendilerine hizmet edilmesini sağladığını yazmaktadır. Her bir kapıda üzerinde Fenike ve Luvi hiyeroglif yazıları olan kaide, heykel ve kabartmalarla süslü orthostatlar, üzerinde ziyafet, çalgıcılar, kurban ve av sahneleri, savaşçılar, adak götürenler, boğa ayaklı figürler, müzik şöleni, gemi sahnesi, üçlü tanrı (trias) kabartmasına doğru tören geçidi resmi, çocuk emziren ve testi taşıyan kadınlar, Tanrı Bes, hayat ağacının iki yanında keçiler, kuş avı gibi çeşitli sahneler yer almaktadır.
Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi,
Doğal güzelliği, tarihi ve yaban hayatını birlikte sunan, Aslantaş Barajı ile çevrelenen ender güzellikte bir yerdir. Kamp kurup piknik yapmaya elverişli alanlar bulunmaktadır.
1946 yılında alman arkeolog Prof. Dr. H. Bossert başkanlığında kazı çalışmalarına başlanmıştır. Kalenin temeli taştan, üstü ise kerpiç ve burçlarla donanmış, MÖ 700 dolaylarında Asur saldırılarına uğramış olan kale yakılıp yıkılmıştır. Hiyeroglif yazılarının en uzun çift dilli metinlerinin okunduğu yerdir. Bundan dolayıdır ki Anadolu'da MÖ 2000 yılına kadar giden hiyeroglif yazıların tamamı okunabilmiştir.

Türkiye'nin en büyük ve ilk açık hava müzesi olan Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi özellikle yabancı ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görmektedir.
KARATEPE – ASLANTAŞ AÇIK HAVA MÜZESİ VE YERİNDE KORUMA PROJESİ
1952’den itibaren H. Çambel, Karatepe’de Roman İstituto Centrale de Restauro - ICR’den gelen İtalyan uzmanlarla mimari kabartmaların müzeye taşınmadan, yerinde restorasyon ve konservasyon çalışmalarını öngören bir projeyi yürütmüştür. Karatepe-Aslantaş Projesi’nin temel yaklaşımı eserlerin müzede değil, yerinde korunması ilkesine dayanmaktadır. Halet Çambel bu ilke doğrultusunda ören yerinin tek bir eserini bile büyük müzelere göndermeden, bunların yerinde sergilenebilmesini sağlamıştır. Çambel, yerinde korumanın ancak o yöredeki insanların bunu kabullenmesiyle olabileceğini, bunu sağlamak için de onların bilinçlenmesi ve ekonomik durumlarının gelişmesi ile mümkün olabileceği gerçeğini görmüş, onlarca yılını bunun gerçekleşmesi için harcamıştır.
Halet Çambel de İkinci Dünya Savaşı sonrasında eşkıyaların kol gezdiği, devletin hiçbir kurumunun o dönemde henüz girmediği Kadirli yöresinde Karatepe-Aslantaş'ta çam ormanlarının içinde bir başına çadır kurup yaptığı kazılarla, dağlarda ormanlar içinde at üzerinde korkusuzca tek başına yaptığı gezilerle, dertlere derman olan karakteriyle Kadirli çevresindeki halkın arasında efsanevi bir kişilik kazanmıştır. “Karatepe’nin güzel ecesi: Halet Abla” olarak, 1960’lı yıllarda onu hiç görmemiş yöre köylerinde bile herkesin birbirine anlattığı bir hikaye haline gelmiş, antik çağların bir kadın anası gibi büyük saygı görmüştür. Gelen ekipteki bilim insanları arkeologlar bir şekilde projeden çekilmelerine rağmen Halet Çambel Karatepe’yi bırakmamış, o dönemde ulaşılması zor bu köşesindeki kazı ve araştırmaları kesintisiz olarak büyük bir özveriyle sürdürmüştür. Halet Çambel'in Karatepe’yle olan öyküsü, oradan ayrıldığı Kasım 2010’a kadar bir çok projelere imza atmıştır.
Halet Çambel Kimdir ?
Prof. Dr. Halet Çambel (27 Ağustos 1916, Berlin - 12 Ocak 2014, İstanbul), Türk arkeologtur.
Bu Karatepe-Aslantaş Açık Hava müzesine genç yaşta (1947 yılında) gelmiş 98 yıllık hayatının 65 yılını bu ANTİK KENT’e adayan, aşk ile çalışan be çalışmalarını dünyaya kabul ettiren “Yöremizin Hayma Anası” Halet teyzeyi rahmetle anıyorum. UNESCO tarafından Geçici Dünya Mirasına alınan bu antik kente adanmışlık ruhu ile sahip çıkacak bilim insanı ve ekibin tez zamanda oluşacağına inanıyorum. Bu projede özverili çalışmalarından dolayı İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Burhan TORUN ve tüm personellerine müteşekkirim.
Osmaniye şehir merkezine 33 kilometre, Kadirli İlçesi'ne ise 22 kilometre mesafede olup, Kadirli Kızyusuflu Köyü sınırları içinde ve Aslantaş Barajı Gölü Kıyısında 55 bin metrekare büyüklüğün de ve Milli Park içerisinde bir müzedir.