19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

İnsan ve Kainat Ahde Vefa Şuuru

  Bir varmış bir yokmuş. İnsan ve hayat. Kulluk bilinci, naz makamı. İmani hakikatleri yaşadığında meleklerden de öte eşrefi mahlukat, kırmızı çizgiyi aştığında esfeli safilin (kainattaki en şerefli   İnsan/hayvanlardan da aşağı bir varlık) durumunu düşmesi. Biz kimiz, neciyiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Biraz değil çok ama çok düşünelim. Dünyada şu an var olan hengama, fitne/fücur, sen ben kavgası, kan, göz yaşı, açlık, sefalet imanımıza muhalif yaşantının içinde bunalmamız bizi insanlık makamındaki kulluk bilincimizin zaafiyetine zorluyor. Aman dikkat edelim. Bizim Allah’a karşı Resul’üne karşı, dinimiz İslama ve insanlığa karşı sorumluluğumuz vardır. Birbirimizi kırmayalım, incitmeyelim, aman ha incinmeyelim. Üzdüğümüz insanın belkide hayatındaki son günü, belki yapacağımız iyilik bizim için son eylemdir.

Daha dünyaya gelmeden ruhlar aleminde Verdiğimiz söze sadık kalalım ahdimize vefa gösterelim. Bizi bir yaratan var.

Evvel zaman içinde kalbur zamanlaman  içinde misali uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece. 

Allah Teâlâ, dünyayı ve varlıkları yaratmadan önce dünyaya gelecek bütün insanların ruhlarını yarattı. Onları ilahî huzurda topladı ve kendilerine, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Ruhlar da, “Evet, bizim Rabbimiz Sen’sin!” dediler. Bu zamana “Kâlû belâ” denir.
"Rabbin, Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak; 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' (demişti). 'Evet (buna) şahidiz,' dediler. Kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' demeyesiniz." (el-A'râf, 7/172).

Bu gün var yarın yok. Dün yoktu bu gün var. İnsan ve kainat, yaratan yaratıcı, dünya, insan ve canlılar alemi. İnsanlık makamı kulluğun ilhamı. 

“Resûl, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de iman ettiler. Hepsi, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, resullerine inandılar. Peygamberleri arasında hiç bir ayrım yapmayız, dediler. İşittik ve itaat ettik bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz, dönüş de ancak sanadır dediler” [Bakara sûresi (2), 285].

Kendimize şu uyarıyı yapalım.

-Her günümüzü o gün hayattaki son günümüz gibi yaşayalım.

Diğer bir manada ise buna ilâve olarak;
Karşılaştığımız her insana, o insanın
dünyada son gününü yaşıyormuş gibi davranmaya çalışalım.
Mutlu olmanın yollarına bakalım ne kendimizi üzelim nede başkalarını gönül bahçesine gölge olmayalım.

“Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorguya çekme!” Allah Teâlâ: “Evet” buyurdu. “Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize ağır yük yükleme.” Allah Teâlâ: “Evet” buyurdu. “Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de bize taşıtma. Bizi bağışla, kusurlarımızı yok say, bize acı. Sen mevlâmızsın, o kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et” [Bakara sûresi (2), 286]

Ölüm var şu dünyanın sonunda kırma gönülleri boşu boşuna.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar