Ey Bizi yoktan var eden Allahım. Senin dinin islam peygamberin Muhammed Mustafa’nın ümmeti olmak bize şereftir.
Ol deyince oldurduğun,
Gönüle ferah doldurduğun,
Onu yetim öksüz koyduğun,
Efendimize selatu selam olsun.
Sen onu o kadar çok sevdinki biz onu idrak edemeyiz. İkramın sınırları aştı.
Ve o ki senin dinini tebliğ için,
Toplumun çirkinliğinden dağa çıktı
Mağaraya sığındı, Cebrail geldi irkildi eve geldi eşi Hatice’ye sığındı. Seni savunmak İçin er meydanına çıktı, en yakınlarının zulmüne uğradı, bazen susarak cevap verdi, bazı zaman toplumun içinde şahsi gururu rencide edilmeye çalışıldı. Sana olan inancına gölge olmaya ibadetine engel olmaya çalıştılar. Aç susuz bırakıldılar.
Ekonomik ambargo uyguladılar. Para ile bile karnını doyuracak bir parça ekmek bile satmadılar. Tarif’te süt annen Halime’nin köyüne sığındın taşladılar. Hakaret ettiler.
Tüm melekler emrine gönderildi buyur ya Resulallah sen söyle ben yapayım dediler. Sen naif nazik ilkeli ve Allah için tam teslimiyet içinde aman ha onlarda insandır durumu bilmiyorlar taşa kesmiş kalbine şimdi dokunamıyorum lakin onların çocuklarından birisi iman ederse bu bizim kazancımızdır dedi.
Kendi doğduğu mekan kendini koruyamaz oldu, eşi dostu akrabaları bir oldu sen menfaatimize gölge oluyorsun dediler.
Heyhat bir peygamberi öldürmeye karar verdiler.
Ve ayrılık vakti geldi çattı. HİCRET başladı. Yola revan olundu. Ya Ali beni bu gün katletmek istiyorlar bu gece sen gel benim yatağıma yat ve biz nefsimizi değil Allah’ın davası için obamızı elimizi gözümüzün nuru Kabe’yi bırakıyoruz dediler. Sevr dağına geldiler. Ver elini Medine. Hava sıcak yol yırak caniler peşinde. O Allaha kimsesizlerin kimsesi olan sana havale ediyor akıbetini, iki kişinin yol arkadaşılığında üçüncü kişinin sen olduğunu biliyor.
Medine’ye geldin şarkılarla türkülerle karşıladılar.izzet ikram ve sevgi ille bağrına bastılar.
Ama Mekke’nin müşrikleri senin tebliğin islamın güzelliğini kabul etmediler Medine’de rahat bırakmadılar. Sen ve sana inananlara savaş açtılar. Uhud’da dişini kırdılar kan revan içinde bıraktılar.
Savaş meydanında bir kadın eyne Resul Resulallah nerde. Hz. Sümeyra Hatun savaş meydanına girince babasının, kocasının, kardeşinin ve oğlunun şehid olduğunu öğrendi. İşte bu din adına, Resul hatırına, Allah aşkına Anam babam canım sana feda olsun ya Resulallah dedi seni aradı. Sana ve senin getirdiğin öğretilere sımsıkı sarıldılar teslim oldular. Çünkü getirdiğin dinin özünü anlamışlar sözünü dinlemişlerdi. Çünkü senden işitmişlerdi ve itaat etmişlerdi. onlar sana yönelmişlerdi ve artık seninle yürüyordu.
Hicret var oluş, insanca yaşayış, imani hakikatleri öğrenme, öğretme, uygulama ve diğerlerininde uygulamasına vesile olmak için yapıldı. Hz Ömer zamanın bu eylemi ölümsüzleştirmek için hakyola revan olmayı vahiyle yürümeyi, sünnet ile yol almayı bir başlangıç olarak kabul etti.
Selatu selam Allah’ın Resul’üne, Allah’ın habibi efendimizin ailesi ve arkadaşlarına ve ümmeti Muhammed’e olsun.
Aklımızı başımıza alalım, inancımıza sımsıkı sarılalım efendimizin sancağı altında toplanmaya yüzümüz olsun. İslam adına vatanımızdan sürülmedik, yüzümüze tükürülmedi, bir tokat yemedik, hor görülüp hara (ateşe) atılmadık.
Hicretin yıl dönümü olan bu günde Şükredelim samimi olalım günahlardan, kibirden, kinden, nefretten, yalandan, hileden, entrikadan, samimiyetsizlikten;
İyiye, güzele, doğruya, imana, inanca, insan gibi insan olmaya, peygamberimizin sünnetini (öğretilerini) layıkı vechile öğrenerek onun gibi yaşamaya HİCRET edelim.
Saygı sevgi ve muhabbetlerimi sunar Hicri yeni yılın barış huzur bela musibet zulümlerin kalkmasına vesile olsun.