19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

Eleştiri Kültürü

   Eleştirimiz Kırmadan incitmeden, empati yaparak bir nevi gönül bahçesine girerek, kalbini kazanmak, başarısını bir adım ileriye götürmek maksadıyla yapılmalıdır. Yani eleştiriniz yapıcı olmalıdır çünkü başkaları tarafından üretilen herhangi bir işe fikre dair geçerli olan, iyi düşünülerek ve sağlam bir mantık süzgecinden geçirilerek üretilmiş, kendimiz eleştirdiğimiz kişinin yerinde olsak nasıl daha iyisini üretebilirdik sorusuna yanıt verebilecek şekilde hem olumlu hem de olumsuz görüşlerimizi aktaran, düşmanca bir yaklaşım yerine arkadaş canlısı bir tutum sergileyen, karşımızdaki kişinin bulunduğu pozisyonu daha iyi ve üstün bir seviyeye çekmek amacıyla sarf ettiğimiz, eleştiri olmalıdır.

Bir eleştirinin yapıcı olabilmesi için, öncelikle eleştirinin geçerli bir eleştiri olması gerekmektedir. Birçok insan ne yazık ki aklına gelen ilk şeyi yorum olarak ifade etmeyi "eleştirmek" olarak görmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğu zaman ilk aklımıza gelen sorun tespitleri, gereksiz eleştirilere sebep olmaktadır. Bir insanın ilk seferde geçerli bir eleştiri üretebilmesi için, eleştirdiği konuya dikkate değer miktarda hakim olması gerekmektedir. Bu, çoğu zaman mümkün değildir. Çünkü bir kişinin çok sayıda konu alanında eleştiri getirebileceği düşünülecek olursa, bu alanlardaki çeşitliliğe, süreçlere, detaylara, sistemlere, geçmişe, denenmişlere, başarılara, başarısızlıklara, girişimlere vs faktöre hakim olunması gerekmektedir.

Onun için ben bunu söylüyorum ama karşı tarafın da fikrini halihazırda bilen biri olarak, benim bu eleştirime nasıl bir çürütme veya karşı argüman geliştirilebilir sorusunu kendimize sormalıyız. Gerekiyorsa eleştiri yapmadan önce beş dakika bir gün iki gün  boyunca, başka hiçbir konuya odaklanmadan bu soruya yanıt aranacak olursa, ilk etapta geçerli gelen birçok eleştirinizin aslında geçersiz olduğunu fark etmeniz işten bile değildir. Eğer halen eleştirinizin yerinde ve yapıcı olduğu kanaatindeyseniz yapmanız daha doğru olacaktır. Birçok sefer bir şeyleri olumsuz olarak eleştireceğimiz zaman duygusal davranmaya ve mantık hatalarına düşmeye meyilli oluruz. Hele ki eleştirimiz iyi düşünülmüş değil de, "tepkisel" olarak tanımlanan cinsten, anlık ve mantık süzgecinden geçirilmemiş bir eleştiriyse, neredeyse istisnasız olarak her zaman hatalı bir eleştiri geliştireceğizdir.

Bu nedenle sosyal medyada okuduğunuz eleştirilerin birçoğu, samimiyetten eleştirilerdir.

Bir eleştiriyi yapıcı kılmanın en önemli adımı, o eleştirinin merkezindeki sıkıntıları ortadan kaldıran çözümleri doğrudan karşı tarafa aktarmaktır. Yani, "Ben olsam şöyle derdim/yapardım/ederdim." düzeyinde kalmayıp, o yöntemin neden şu ankinden daha iyi olacağının izah edilebilmesi gerekir. Unutmayın ki siz, eleştirdiğiniz şeyle ilk defa karşılaşıp, ilk defa fikirler üretmeye başlıyorsunuz; ancak o işin fikrin sahibi o iş ve fikir için muhtemelen çok daha uzun bir çaba, emek ve mesai harcayıp, olası açıklarını sizden çok ama çok önce görmüş ve potansiyel çözümler üzerinde zaman harcamıştır.

Bunun farkında olursak, en azından yargılamak yerine öğrenmeyi seçebiliriz. Belki bu durumda eleştirmek yerine soru sormayı tercih etmek daha çok soru sormayı tercih edeceksiniz. Zira "eleştiri" kavramı, yine yapısı gereği çoğu zaman savunma kalkanlarımızın kalkmasına neden olabilen ve ortamı germe potansiyeli olan bir kavramdır. Olumlu ve olumsuz görüşleri bir arada vererek, eleştirinizi yumuşatabilir ve daha yapıcı hale getirebilirsiniz. Böylece bir taşla, iki kuş vurmuş olursunuz. Siz okuyucularımın affına sığınıyorum İnsanlar, bir başka kişiye eleştiri getirecekleri zaman çoğunlukla saldırganlaşıyorlar, ön yargılı davranıyorlar
veya kendisini karşısındakine üstün görüyorlar. Hal böyle olunca kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar.

Eleştiri, daha ilk başından arkadaş canlısı ve tamamen sakin bir şekilde yapılmalıdır suçlayıcı ve yerici bir şekilde değil. Eğer ki bir eleştiri geliştirirken içinizde öfke, heyecan, coşku, nefret, sinirlilik, üzgünlük, vb. duygular hissediyorsanız, muhtemelen eleştiriniz yapıcı olmayacaktır. Bekleyin! Acele etmeyin! Birkaç dakika, saat, hatta gün geçmesine izin verin, sonrasında eğer halen aynı fikirdeyseniz, duygulardan arınmış bir şekilde eleştirinizi dillendirin. Karşınızdaki kişide nihayetinde insandır onun için sanki 40 yıllık dostunuza ya da ufak bir çocuğa yaklaşıyormuşsunuz gibi yaklaşmaya çalışın.

Sizin ne düşündüğünüz çoğu zaman kişiler için pek bir değeri yoktur. Bu, acı verici ve rahatsız edici bir gerçektir; ancak dürüst olalım, gerçek budur. Bunu anlamak için, kendinizin sizi eleştiren insanların düşüncelerini ne kadar umursadığınızı sorgulayabilirsiniz, insanlar kendilerinin eleştiri sonrasında, önceye nazaran geliştiğini hissederlerse, saldırgan ve alıngan bir tavır sergilemeyeceklerdir. 

Eleştiride amaç, kendi fikrinizi karşı tarafa kabullendirme şartlanmasından arındırılmalıdır.  Eleştirinizde haklı olabilirsiniz; ancak haklı olmanız, eleştirinizin zamanlı olduğunu garanti etmemektedir. Dolayısıyla bir eleştirinin ne zaman yapılacağı iyi kollanmalı, kişinin bu eleştiriyi en iyi değerlendirebileceği ve içeriklerini en fazla uygulayabileceği zaman beklenmelidir. Her aklınıza geleni, her aklınıza estiği zaman, her aklınıza estiği şekilde söylemek eleştiri değil, boş konuşmaktır. Bir eleştiri eğer ki gizemli görülmeye, sivri dillilik yapmaya, can yakmaya, zeka şovuna dönmeye meyilliyse, bilin ki yapıcı olamayacaktır. 

Ancak bu işin güzel bir tarafı vardır: Eleştiri yapmak zorunda değiliz! Kimse bizleri, her gördüğümüzü eleştirmeye, her konuyla ilgili olumsuzlukları ardı arkasına sıralamaya zorlamıyor. Biz insanlar, bazı fikir ve görüşlerimizi kendimize saklayabilir; o konularda yeterince bilgi sahibi olmadan yorum yapmaktan kendimizi alıkoyabiliriz. İşte bunu öğrendiğimiz zaman, insanımızın eleştiri kapasitesi dikkate değer bir miktarda artacak, bu sayede toplumsal gerilimlerin de önemli bir bölümünün önüne daha başından geçilebilecektir.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar