Osmaniye
DOLAR8.8194
EURO10.319
ALTIN496.19
Mustafa BARDAK

Mustafa BARDAK

Mail: [email protected]

Ekmekle oynayanlar

Bir Kurban bayramını daha gerilerde bıraktık. Yılda bir kez et yiyenlere afiyet olsun, yarasın mı diyelim!

Emeksiz ekmek olmayacağı gibi, kimsenin de ekmeği ile oynamak doğru bir davranış olamaz.

Kurban Bayramı öncesinde, girdi fiyatlarının artması nedeniyle fırıncılar ekmeğe zam yapılmasını istedi. Mevcutta 220 gramı 1,5 liradan satılan ekmeğin 2 Tl’den satılması isteniyordu.

Ekmek fiyatına 50 kuruş birden zam yapılması olayı doğal olarak dar gelirli insanları kaygılandırdı. Daha önceleri 25 kuruş yapılan zamlar, bu kez 50 kuruş olarak yapılması elbette fazla bulunacaktı.

Ekmeğe yapılan zam Bayram sonrasına uygulanmak üzere ertelendi ama 2 Tl’den satılacak olması, İstanbul ile Osmaniye’deki ekmeğin aynı fiyattan satılması olayı düşündürücü bulunuyordu.

İstanbul’da Belediye tarafından satılan Halk ekmek 1 Tl’den satılırken, normal fırınlardaki ekmekler ise 2 Tl’den satılırken, Osmaniye’de ekmeğin de 2 Tl’den satılması olayı karşısında, Belediye’nin  geçmiş yıllarda hizmet veren, daha sonra kapatılan “Halk ekmek” fırınının yeniden hizmete girmesi ve ucuz ekmek satışları yapılması önerileri gündeme geldi.

Bundan 24 yıl öncesinde Osmaniye merkezli “Ekmek ödüllü şiir yarışması” etkinliği düzenlediğimde, bu ismin altında neler yaptığı sorgulanıyordu.

Aradan geçen yıllar sonrasında Bakanlık bile “Ekmek” konulu öğrenciler arasında şiir yarışması düzenlediği günleri anımsıyorum.

Ekmeğin oluşumunda verilen emeğin ve dökülen alın terini bilmeyen, görmeyen veya anlamayanlarla tartışma yapmaya zaman ayıramayacağımı vurgulamak isterim.

Bir buğday tanesinin toprağa yerleştirilmesi ile başlayıp, sofralarda önümüze ekmek oluncaya kadar geçen süredeki emek, alın teri, dokunan ellerin sürecini araştırıp inceledikten sonra fikrinizi ortaya koyabilirsiniz.

Anadolu topraklarında ekilen buğday tarlalarından üretilen unun ekmeğe dönüşmesi ve Türkiye’nin bugünkü iki nüfusuna yetebilecek kadar buğday üretimi yapılan ülkemizde ekmeğin fiyatının bu kadar pahalı olmasının altında yatan ve asıl sermayelerini artıranları hesaplamak gerekiyor.

Ekmeğimiz her geçen gün küçülürken, fiyatının arması olayını düşünmek gerek. Osmaniye ilimizden örnek veriyorum; 11 Ağustos 1988 Perşembe, 420 gram ekmek 150 Tl iken, 440 gramı  200 Tl oldu.

Burada ekmeğe zam yapılırken ağırlığında da 20 gram artış oluyor.  17 Nisan 1989 Pazartesi; 330 gram ekmek 250 Tl oldu.

Yılları gerilerde bırakalım, hatta mevcut iktidarın Tl’den 6 sıfır atması, YTL uygulaması gibi yaşananları da aklımızdan çıkarmadan günümüze gelelim.

Tarih, 8 Ocak  2019 Salı günü 200 gram ekmek 1 Tl’den satılırken, gramajı sabit kalması koşulu ile 1 lira 25 kuruş oldu. 20 Eylül 2020 Pazar günü sabahından itibaren  200 gram ekmeğin fiyatı 1,5 Tl’den satılmaya başlandı.

2021 yılının Kurban Bayramı öncesinde ekmeğin fiyatının 2 Tl yapılması konusundaki karara baktığımda, “25 kuruşluk zamlar yetersiz kaldı da, zam artışları 50 kuruş olarak mı belirlenmeye başladı?” diye sorma gereği duydum.

Bugünden sonra 2 Tl’den alacağınız ekmeği yerken, afiyet olsun diyeceğim ama, benim gibi 2 bin Tl’nin altında emekli maaşı alarak ailesiyle yaşamak zorunda kalan ve başka geliri olmayanlara sadece “SABIR” diliyorum!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar