İki devlet bir millet.
Yaşasın Türkiye.
Yaşasın can Azerbaycan.
Allah Türk’e Yar Olsun.
Ata yurdum Türkistan var olsun.
Gençliğimizde “Kırım, Kafkas bizim öz yurdumuz” “Esir Türkler hürriyetine kavuşacaktır.” “Çırpınırdın Karadeniz bakıp Türk’ün bayrağına” diyorduk. Kalbimizde hala bu minvalde çarpmaya devam ediyor. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin (SSCB) başkanı Mihael Gorbeçov zamanında 1990’lı yıllarda dağılması ile birlikte aynı Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi burada da devlet veya devletçikler kurmaya başladılar. Çok sevindik ümitlendik. Çünkü baskı altında tutulan cumhuriyetlerin yani kurulan devletlerin çoğunluğu Türk ve aynı zamanda müslümandı. Afganistan’ı işgal girişiminde başarısız olunca sevincimiz doruğa çıktı.
Buraya kadar her şey güzel. Lakin bu bağımsızlığını ilan eden devletlerin içerisinde Rusya’nın petrol ve doğalgaz kuyuları, askeri birlikleri, uzay üsleri ve daha da önemlisi yönetim kademelerinde KGB ajanları vardı. Tabiki bu egemen gücü kaybetmek istemiyordu. Ekonomik ve askeri gücünü kullanarak 30 yıl geçmesine rağmen bu kontrolüne büyük ölçüde elinde tutabilmektedir. Kafasını çıkarana taş atıyor gözünü çıkarmaya çalışıyor. Bu bağımsızlık mücadelesinde özellikle kafkas kurdu Çeçenistan’ın Başkanı Cehar Dudayev çok mücadele etti. KGB müsade etmedi ve 21 Nisan 1996 yılında Cohar Dudayev Rus savaş uçağından atılan füze ile şehit edildi.
Sayın Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut ÖZAL zamanında Türk dünyası adına Türki Cumhuriyetleri birliğinin kurulması için büyük gayret gösterildi. Başarıda sağlanmaya başlamıştı ömrü kafi gelmedi. Rusya ile birlikte uluslarası egemen güçler tarafından müsade edilmedi.
Gelelim gıçı kırık üflesen yıkılacak, üç milyon nüfuslu askeri ve ekonomik gücü olmayan Ermenistan Can Azerbaycan devleti topraklarının %20’sini işgal ederek, halkı öz topraklarından sürgün ettiler. Rusya ile Ermenistan arasındaki kollektif anlaşması gereği istediği an askeri destek veriliyor. Para veriyor ve Ermenilerin karnını doyuruyor. Aslında Ermenistan Rusya, ABD ve Fransa’da bulunan ermeni diyasporası tarafından yönetiliyor. Buna mukabil İran’da 35 milyonu Azeri, 10 milyonu Türkmen olmak üzere 45 milyon Türk bulunduğundan dolayı Azerbaycan’ın başarılı olmasını istemiyor.
Birleşmiş milletler ve bir çok devlet işgal eden devlet ile işgal edilen devleti aynı kefeye koyarak iki devlet masaya otursun ve diplomatik olarak bu durumu çözün diyorlar.
Be hey beyinsiz Birleşmiş milletler 1990 yılından bu güne 4 ayrı karar aldınız ve dedinizki Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ bölgesinin Azerbaycan toprağıdır, Ermenistan’ın derhal bu topraklardan çıkmasını için karar aldınız.
Sayın Cumhurbaşkanımız “Dünya beşten büyüktür” dedi ama hala ip bu puştların elinde.
2019 yılında Ermenistan Dışişleri bakanı David konoyan barış için yeni topraklara sahip olmamız gerekiyor demişti ve niyetlerini yeni toprak işgali olduğunu ifşa etmişti.
Azerbaycan Karabağ’ı savunmaktan ziyade Ermenistan sınırından başlayarak İran’a kadar olan yere müdahale ederek Karabağ ile Ermenistan’ın arasındaki irtibatı keserse bu işgali bertaraf edebilir. Ermenistan’ın Karabağ’ı işgal etmesi kendilerine yüklediği kin, nefret, ağrı dağı (Ararat) ile büyük Ermenistan hayali ve Rusya’nın piyonu durumuna düşmesidir. Burada işgal ve işgal sonrası Azerbeycan’a saldırıları kanayan yarayı kaşımaktır. Halbuki yukarıda da vurguladığım gibi kazanan en büyük aktör Rusyadır. Burada kazanmaya çalışan dünyayı yeniden dizayn etmek için kartları dağıtan emperyalist devletlerdir.
Şu an can, kardeş Azerbaycan’ın yanında biz varız “Türkiye” vardır. Maalesef dünya devletlerinde kazan kazan politikası olduğu sürece bu böylede devam edecektir.
Ama ben inanıyorum, Türki Cumhuriyetler Birliğini kuracağız ve birlikte başaracağız.