20 Eylül 2026, Pazar
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Hasan  Kazgı

Hasan Kazgı

Mail: [email protected]

[Aile] (Anne Baba Ve Çocuklar)

   Aile, anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük toplumsal birimdir, toplumu meydana getiren kurumların temelidir.
 
Toplumun inançlarını, gelenek ve göreneklerini, değer yargılarını, kısaca kültürünü barındırır, korur ve gelecek nesle aktarır. Bu nedenle çocukların yetişmesi ve eğitimi açısından aile oldukça önemlidir, hatta birinci derecede bir öneme sahiptir.

Aile; hesabın olmadığı, hesaplaşmanın olmadığı, ayrı ayrı iki kişinin olmadığı, dahası ikinin birleştiği, bir olduğu, rekabetten uzak bir bütünlüğü esas alan bir durumu ifade etmektedir. Bugün sükûnete, muhabbette dayalı aile anlayışının yerine, sekülerizmin ürünü olan, birey olarak kadının veya erkeğin üstünlüğü üzerinden temellendirilmeye çalışılan hırs ve rekabete dayalı ailenin modern düşüncenin dişlileri arasında öğütüldüğü bir durumla karşı karşıyayız.

 Değerli okurlarım İstanbul sözleşmesi adı ile kabul edilen 6284 sayılı yasanın kadının beyanı esastır hükmü gereği kadının doğru veya yanlış eşine isnat ettiği şiddet nedeniyle ilgili kuruma başvurması neticesinde evin erkeğinin tüm sorumluluklarını yerine getirmek şartı ile kayıtsız şartsız evinden, eşinden, çocuğundan yuvasından dışarı atılmasını anlatmaya çalışıyorum. Kanun koyucular kararını vermiş ve kanunlaştırırmıştır. Lakin toplum nezdinde istenmeyen olumsuzlukların varlığına şahit oluyoruz. 

Hanımefendi eşim bana ekonomik şiddet uyguluyor dediğinde beyanı esas kabul edildiğinden diğer bir eş erkek aşağıda belirtilen suçları işlemiştir durumuna düşürülüyor.

Ekonomik şiddet: Maddi güç ve üstünlük, bir şiddet aracı olarak kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla kullanılıyorsa “ekonomik şiddet” söz konusudur. En yaygın ekonomik şiddet biçimleri arasında, kadının çalışmasına, meslek edinmesine, okulu ya da kursu bitirmesine veya işinde yükselmesine engel olmak, gelir ve birikimine el koymak, borçlandırmak (kadının adına kredi çektirmek, senet imzalatmak, şirket açtırmak ve kredi kartını kullanmak), para biriktirmesine, hesap açmasına ve yatırım yapmasına engel olmak, oldukça düşük miktar harçlıklarla günlük yaşamını sürdürmesini istemek ve bu olmadığında ise fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulamak, para için yalvartmak, maddi ihtiyaçlarını kadını denetlemek adına keyfi ve tutarsız bir şekilde karşılamak, kadının maddi gelirini sömürmek yer alır.

Evet değerli okurlarım. “Kadının beyanı esastır” ilkesi ile hukukun en temel ilkesi olan “suçu ispat edilene kadar herkes masumdur karinesi ” Ortadan kalkmış, tabir yerindeyse erkeğin onurunu haysiyetini tüm geleceğini kadının iki dudağı arasına bırakılmıştır. Erkeğin kadına karşı isnat edilen suçu gerçekte işleyip işlemediğinin Hukuk önünde bir önemi kalmayıp, Adalet dağıtanlar için kadının yaptı beyanı yeterli görülmüştür. Sanki kadın denen varlık her türlü hasetten öfkeden kinden düşmanlıktan yada ahlaksızlıktan müstesna bir varlıktır. Asla yalan söylemez, iftira etmez, kimseye kin beslemez, haşa bir MELEK’tir. O yüzden söylediği sözler mutlak doğrudur birisini suçladığında şahide ispata delile gerek yoktur. 

“Aileyi mi Koruyacağız, Kadını mı?”

Evet erkek suç işliyorsa, baskı yapıyorsa, eziyet ediyorsa  konunun halli için eş dost devlet deliller ve ispatlar ölçüsünde müdahalede bulunsun. 

Hülasayı kelam İnancımızın bize öğrettiği tabiî arabuluculuk yöntemine bakalım: “Karı-kocanın arasının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Barışmak isterlerse Allah aralarını bulur” (Nisâ, 35).
Allah var gam yok.
Allah yar ve yardımcımız olsun.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar