Günlük hayatta en sık kullandığımız kelimelerin başında “Maşallah” gelir. Bu sözü genelde güzel olan bir şeyin nazara gelmemesi için söyleriz.
Bugün bir değil, on değil tam 41 kere maşallah diyorum.
1973 yılında başlayan meslek hayatında 40. yılı geride bırakan Mustafa Abiye 41 kere Maşallah söylenmezde ne söylenir. Meslekte 40 yılı geride bıraktığı için değil 40 yıla sığdırdıkları için Mustafa Abiye 41 kere Maşallah diyorum.
Bizim meslekte kalıcı olmak çok zordur. Yerelde olmak hele de günlük yazmak hiçte kolay değildir. Osmaniye çok büyük gibi görünse de herkes birbirini tanır bu şehirde. Mesleğiniz gereği herkesle görüşür çok kişiyle de dostluk ve arkadaşlık kurarsınız.
Toplum sizin her şeyi bildiğinizi düşünür ve her olumsuzluğun da faturasını size keser. Konuşta yazalım dediğinizde ise kimse konuşmaya yanaşmaz. Vatandaşın siyasi düşüncesine uygun bir şeyler yazdığınızda sizden iyisi yokken tersi bir şey yazdığınız da ise sizden kötüsü olmaz.
Eksik ve yanlış tarafımızı gördünüz de yazın diyen yöneticiler en ufak bir eleştiriye bile tahammül etmezler. Mesleki birçok zorluk dikkate alındığında 40 yılın önemi sanırım çok daha iyi anlaşılacaktır.
Kırk yıldır kendisi hep başkalarını yazıyor bugün de ben kendisini yazıyorum. Daha doğrusu yazmaya çalışıyorum. Usta bir gazeteciyi, güçlü bir kalemi yazmak kolay olmasa gerek. Her gün köşesinde bu şehir ve bu şehrin insanları için bir şeyler yazan Mustafa Bardak’ı her şeyden önce tebrik ediyor, kendisine sağlıklı uzun ömür diliyorum.
1973 yılında Hâkikat Gazetesi’nde şiir ve hikâye yazarak mesleğe adım atan Mustafa Bardak tam 40 yıldır yazıyor. Şiir yazıyor, öykü yazıyor, köşe yazıyor… İnsan yazmaktan hiç usanmaz mı, yorulmaz mı? Sevince oluyor demek ki. Çünkü yıllar önce bana “insan ancak sevdiği işi yaparsa başarılı olur” demişti.
Ortaokul yıllarında tarlada da çalışan Mustafa Bardak ilk şiirinde “öğrenci mi çiftçimiyim?” diye sormuş kendisine. Bıyıklarının terlemeye başladığı, aşkı tanımaya ve tatmaya başladığı o yıllarda “kırmızı gül” öyküsünü yazdı. 1978 yılında ilk ödülünü aldı.
Trabzon Hizmet Gazetesi, Bedirhan Yayınları ve Fatih Eğitim Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenlediği şiir yarışmasında “Toprakların Ozanıyız” şiiri ile Türkiye ikincisi seçildi. Binin üzerinde şiiri bulunan Mustafa Abi 1979 yılında dizgisi ve baskısı başta olmak üzere tüm işçiliğini kendisinin yaptığı "İsyanlar Kana Bulandı" şiir kitabını çıkardı. Bu kitap ilk ve tek şiir kitabı olarak tarihte yerini aldı.
1976 yılında muhabirliğe başladı. Lise öğrencisiyken yaptığı ‘Cezaevinde İsyan’ haberi Günaydın Gazetesi’nin birinci sayfasında çıkınca bir anda dikkatleri üzerine çekti. Dönemin Osmaniyeli olan Adalet Bakanı Mehmet Can bu haberin ardından bir gün sonra Osmaniye’ye gelmek zorunda kaldı. Daha sonra Anadolu Ajansı’na geçti.
Mesleki ilk ödülünü de Anadolu Ajansı’ndan aldı. Milli Piyango’nun 1986 yılbaşı büyük ikramiye çekilişinde 1 Milyar Osmaniye’den Şahin Sarı’ya çıkmıştı. Türkiye’nin ilk piyango milyarderi haberini yapan Bardak ajans tarafından ödüle layık görüldü.
1990 yılında Türkiye’nin ilk “Yerel Gazete Sergisi”ni açtı. Atatürk İlkokulu’nda ki bu sergide 71 ilden gelen 703 gazete sergilendi. Aralarında köy gazetelerinin yer aldığı sergiyle ilgili tutulan anı defterinde neler neler var.
Basının örgütlenmesi gerektiğine inanan Mustafa Bardak tüzük hazırlayarak 1990 yılında bir grup meslektaşıyla birlikte Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluşunda yer aldı.
40 yıllık meslek hayatında 3 binin üzerinde köşe yazısı yazdı. Türkiye genelinde 50 değişik dergi ve 60 farklı yerel gazetede yazıları yayınlandı. Son sekiz yıldır ise hafta içi her gün Medya Gazetesi’nde, haftada bir ise Bakış Gazetesi’nde köşe yazısı yazıyor. Yayınlanan köşe yazılarından bazılarını ise 2009 yılında ‘Gözışığı’ ismini verdiği iki ayrı kitap da topladı.
1978 yılında yazdığı ‘Toprakların Ozanıyız” şiiri Türkiye ikincisi seçilen Mustafa Bardak, 16 yıldır ‘Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması’ düzenliyor. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışından 2900’e yakın şair bu yarışmaya şiir gönderdi. Yarışmada derece giren eserleri ise iki ciltlik ‘Nar Taneleri’ ismini verdiği kitap da topladı. Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın festivaller ve kutlamalar kitabına girmeyi de başardı. Şiir yarışmasının ödül törenini ise geleneksel hale getirerek her yıl Nisan ayının son haftasında Karaoğlanoğlu parkında düzenliyor.
Adını kendi koyduğu alanda ‘Şiir Meydanı’nda şiir dostlarını buluşturuyor. O alan artık öyle bilinecek, öyle anılacak ve ‘Şiir Meydanı’ olarak kalacak.
Gazeteci ve şair kimliği olan Mustafa Bardak 6 yıl önce kurduğu Osmaniye Ozanlar Şairler ve Yazarlar Derneği’nin başkanlığını yapıyor. Dernek olarak da 6 yıldır şelale dergisini çıkarıyor.
OŞYAD adına radyo ve televizyonda programlar yapıyor, cezaevinde, huzurevinde ve mahallelerde etkinlikler düzenliyor.
Yürekli bir insan olarak 40 yıldır yazan Mustafa Bardak, sizce 41 kere Maşallah’ı hak etmiyor mu?
Selam, saygı ve muhabbetle…
Bugün bir değil, on değil tam 41 kere maşallah diyorum.
1973 yılında başlayan meslek hayatında 40. yılı geride bırakan Mustafa Abiye 41 kere Maşallah söylenmezde ne söylenir. Meslekte 40 yılı geride bıraktığı için değil 40 yıla sığdırdıkları için Mustafa Abiye 41 kere Maşallah diyorum.
Bizim meslekte kalıcı olmak çok zordur. Yerelde olmak hele de günlük yazmak hiçte kolay değildir. Osmaniye çok büyük gibi görünse de herkes birbirini tanır bu şehirde. Mesleğiniz gereği herkesle görüşür çok kişiyle de dostluk ve arkadaşlık kurarsınız.
Toplum sizin her şeyi bildiğinizi düşünür ve her olumsuzluğun da faturasını size keser. Konuşta yazalım dediğinizde ise kimse konuşmaya yanaşmaz. Vatandaşın siyasi düşüncesine uygun bir şeyler yazdığınızda sizden iyisi yokken tersi bir şey yazdığınız da ise sizden kötüsü olmaz.
Eksik ve yanlış tarafımızı gördünüz de yazın diyen yöneticiler en ufak bir eleştiriye bile tahammül etmezler. Mesleki birçok zorluk dikkate alındığında 40 yılın önemi sanırım çok daha iyi anlaşılacaktır.
Kırk yıldır kendisi hep başkalarını yazıyor bugün de ben kendisini yazıyorum. Daha doğrusu yazmaya çalışıyorum. Usta bir gazeteciyi, güçlü bir kalemi yazmak kolay olmasa gerek. Her gün köşesinde bu şehir ve bu şehrin insanları için bir şeyler yazan Mustafa Bardak’ı her şeyden önce tebrik ediyor, kendisine sağlıklı uzun ömür diliyorum.
1973 yılında Hâkikat Gazetesi’nde şiir ve hikâye yazarak mesleğe adım atan Mustafa Bardak tam 40 yıldır yazıyor. Şiir yazıyor, öykü yazıyor, köşe yazıyor… İnsan yazmaktan hiç usanmaz mı, yorulmaz mı? Sevince oluyor demek ki. Çünkü yıllar önce bana “insan ancak sevdiği işi yaparsa başarılı olur” demişti.
Ortaokul yıllarında tarlada da çalışan Mustafa Bardak ilk şiirinde “öğrenci mi çiftçimiyim?” diye sormuş kendisine. Bıyıklarının terlemeye başladığı, aşkı tanımaya ve tatmaya başladığı o yıllarda “kırmızı gül” öyküsünü yazdı. 1978 yılında ilk ödülünü aldı.
Trabzon Hizmet Gazetesi, Bedirhan Yayınları ve Fatih Eğitim Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenlediği şiir yarışmasında “Toprakların Ozanıyız” şiiri ile Türkiye ikincisi seçildi. Binin üzerinde şiiri bulunan Mustafa Abi 1979 yılında dizgisi ve baskısı başta olmak üzere tüm işçiliğini kendisinin yaptığı "İsyanlar Kana Bulandı" şiir kitabını çıkardı. Bu kitap ilk ve tek şiir kitabı olarak tarihte yerini aldı.
1976 yılında muhabirliğe başladı. Lise öğrencisiyken yaptığı ‘Cezaevinde İsyan’ haberi Günaydın Gazetesi’nin birinci sayfasında çıkınca bir anda dikkatleri üzerine çekti. Dönemin Osmaniyeli olan Adalet Bakanı Mehmet Can bu haberin ardından bir gün sonra Osmaniye’ye gelmek zorunda kaldı. Daha sonra Anadolu Ajansı’na geçti.
Mesleki ilk ödülünü de Anadolu Ajansı’ndan aldı. Milli Piyango’nun 1986 yılbaşı büyük ikramiye çekilişinde 1 Milyar Osmaniye’den Şahin Sarı’ya çıkmıştı. Türkiye’nin ilk piyango milyarderi haberini yapan Bardak ajans tarafından ödüle layık görüldü.
1990 yılında Türkiye’nin ilk “Yerel Gazete Sergisi”ni açtı. Atatürk İlkokulu’nda ki bu sergide 71 ilden gelen 703 gazete sergilendi. Aralarında köy gazetelerinin yer aldığı sergiyle ilgili tutulan anı defterinde neler neler var.
Basının örgütlenmesi gerektiğine inanan Mustafa Bardak tüzük hazırlayarak 1990 yılında bir grup meslektaşıyla birlikte Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluşunda yer aldı.
40 yıllık meslek hayatında 3 binin üzerinde köşe yazısı yazdı. Türkiye genelinde 50 değişik dergi ve 60 farklı yerel gazetede yazıları yayınlandı. Son sekiz yıldır ise hafta içi her gün Medya Gazetesi’nde, haftada bir ise Bakış Gazetesi’nde köşe yazısı yazıyor. Yayınlanan köşe yazılarından bazılarını ise 2009 yılında ‘Gözışığı’ ismini verdiği iki ayrı kitap da topladı.
1978 yılında yazdığı ‘Toprakların Ozanıyız” şiiri Türkiye ikincisi seçilen Mustafa Bardak, 16 yıldır ‘Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması’ düzenliyor. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışından 2900’e yakın şair bu yarışmaya şiir gönderdi. Yarışmada derece giren eserleri ise iki ciltlik ‘Nar Taneleri’ ismini verdiği kitap da topladı. Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın festivaller ve kutlamalar kitabına girmeyi de başardı. Şiir yarışmasının ödül törenini ise geleneksel hale getirerek her yıl Nisan ayının son haftasında Karaoğlanoğlu parkında düzenliyor.
Adını kendi koyduğu alanda ‘Şiir Meydanı’nda şiir dostlarını buluşturuyor. O alan artık öyle bilinecek, öyle anılacak ve ‘Şiir Meydanı’ olarak kalacak.
Gazeteci ve şair kimliği olan Mustafa Bardak 6 yıl önce kurduğu Osmaniye Ozanlar Şairler ve Yazarlar Derneği’nin başkanlığını yapıyor. Dernek olarak da 6 yıldır şelale dergisini çıkarıyor.
OŞYAD adına radyo ve televizyonda programlar yapıyor, cezaevinde, huzurevinde ve mahallelerde etkinlikler düzenliyor.
Yürekli bir insan olarak 40 yıldır yazan Mustafa Bardak, sizce 41 kere Maşallah’ı hak etmiyor mu?
Selam, saygı ve muhabbetle…