19 Eylül 2026, Cumartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Mail: [email protected]

"12 Eylül" artığı kanunlar

Anayasal düzene ve dolayısıyla sivil yönetime silahlı kalkışmayla gerçekleştirilen “askeri darbeler”, başarılı olunca, hukuki meşruiyetine zemin oluşturma arayışlarına girmişlerdir.
 
Bu bağlamda klasikleşen yöntemlerden birisi de, literatürde “geçici anayasa” diye adlandırılan formüldür.

Bu yolla, yürürlükteki anayasayı askıya alan ve lağvedilen anayasal organlara ait yetkileri uhdesinde toplayan darbeciler, hukuk sisteminde kritik önem taşıyan kanunlara da el atmışlardır.

27 Mayıs askeri müdahalesinde olduğu gibi 12 Eylül Döneminde de Milli Güvenlik Konseyi’nin kendi çıkarmış olduğu “Milli Güvenlik Konseyi Yasama Görevleri İçtüzüğü”ne göre amel etmesi, ironik bir uygulamadır.

Bu durum, “her ihtilal kendi hukukunu yaratır” söyleminin somut yansıması niteliğinde tipik bir “kitabına uydurma” faaliyetidir.

Yasama organının yerine geçen “komutanlar heyeti” , meclisin yasa yapma usullerini çok kötü biçimde taklit etmeye çalışan bir anlayışla adeta bir yasa yapma makinesi gibi seri üretime geçmiştir.

Olağan dönemlerde en az anayasa yapımı kadar yoğun tartışmalara konu olabilecek çok kritik bazı yasaları, ya büsbütün yeni baştan yapmışlar ya da önemli ölçüde değiştirmişlerdir.

Anayasal sistemin kilometre taşlarını oluşturan ve “maddi anlamda anayasa” kapsamında yer alan 12 Eylül Artığı bu kanunlardan en önemlileri şunlardır:

-22.4.1983 tarihli ve 2820 Sayılı “Siyasi Partiler Kanunu”

-10.6.1983 tarihli ve 2839 Sayılı “Milletvekili Seçimi Kanunu”

-18.1.1984 tarihli ve 2972 Sayılı “Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun”

-26.4.1961 tarihli ve 298 Sayılı “Seçimlerin Temel hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun”
Alt sıradaki hariç yaklaşık 30 yaşında olan bu kanunların ortak paydası, yasama organı tarafından yapılmadıkları halde yasama organının seçilmesi de dahil seçim ve siyasi partiler hukukunun ana çerçevesini çizen temel normlar olmasıdır.

Orijinal halinden bu tarafa çok sayıda perakende değişikliğe uğrayan bu kanunların ruhunda, 1982 Anayasa’sının “vesayetçi” özünden bariz izler vardır.

“2012 Anayasası”nın mutfak çalışmalarının yapıldığı bir süreçte, sözü edilen 12 Eylül artığı kanunların kapağına da “2012” damgası vurulmasına ihtiyaç olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

aaaaa
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar