“İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır yakarır. Sonra kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, ‘Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir.’ der. Hayır! O bir imtihandır. Fakat çoğu bilmez.”
(Zümer Suresi, 39/49)
GÜNÜN HADİS-İ ŞERİFİ
Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:
“Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır, başkasına değil.
Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder. Bu ise hayırdır.
Bir zarar gelse sabreder. Bu da hayırdır.”
(Müslim, Zühd, 64)
GÜNÜN DUASI
Ey hayrı ve şerri yaratan Allah'ım!
Ümmet-i Muhammed'i görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen her türlü zarardan emin kıl!
Ed-Dârr esman ile İslam düşmanlarına en büyük zararları ver.
Gazze ve Filistin başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlara hayır ver, yardım et. Onları muhafaza eyle.
GÜNÜN ESMÂÜ'L-HÜSNÂSI
Ed-Dârr
Kullarını denemek için sıkıntı ve zorluk veren şeyleri yaratan.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
“Muhammed, ancak bir resuldür. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse siz inancınızdan geri mi döneceksiniz?
Kim geri dönerse Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.”
(Âl-i İmrân Suresi, 3/144)
“Gerçek şu ki imana karşılık küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Ve onlar için çok acıklı bir azap vardır.”
(Âl-i İmrân Suresi, 3/177)
“Onlara şöyle de: Allah'ı bırakıp da size ne bir zarar ne de bir fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi kulluk ediyorsunuz?
Allah, her şeyi hakkıyla işiten ve kemaliyle bilendir.”
(Mâide Suresi, 5/76)
“Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa O'ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, her şeye güç yetirendir.”
(En'âm Suresi, 6/17)
“Resulüm, de ki: Allah'ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir yarar veya zarar verecek güce sahip değilim.
Gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapardım. Bana hiçbir kötülük de dokunmazdı.
İnanan bir toplum için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”
(A'râf Suresi, 7/188)
“Eğer gerektiğinde savaşa çıkmazsanız Allah sizi dünyada zalimlerin boyunduruğu altında ezilmeye mahkûm edecek, ahirette acıklı bir azap ile cezalandıracaktır ve yerinize itaatkâr başka bir topluluk getirecektir.
Savaşa çıkmamakla O'na hiçbir şekilde sizler zarar veremezsiniz. Allah'ın her şeye gücü yeter.”
(Tevbe Suresi, 9/39)
“Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyen varlıklara tapıyor ve ‘Bunlar, Allah yanında bizim şefaatçilerimizdir.’ diyorlar.
De ki: Böyle bir şey söz konusu olacak da Allah onu bilmeyecek, öyle mi?
Yoksa siz Allah'a, göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?
Şüphesiz ki Allah, onların ortak koştukları şeylerden tamamen uzak ve yücedir.”
(Yûnus Suresi, 10/18)
“Resulüm! De ki: Allah'tan başka ilah diye taptığınız varlıkları çağırın da görün.
Onlar başınıza gelen bir sıkıntıyı ne sizden uzaklaştırabilirler ne de onu bir ferahlığa çevirebilirler.”
(İsrâ Suresi, 17/56)
“Allah yerine kendisine zararı da faydası da olmayacak aciz varlıklara yalvarırlar!
İşte bu, içinden çıkılmaz gerçek sapıklığın ta kendisidir.”
(Hac Suresi, 22/12)
“Elçimiz İbrahim dedi ki:
Kendi ellerinizle yaptığınız putlarınıza yalvarıp yakarırken onlar sizi duyabiliyorlar mı acaba?
Yahut size en ufak bir fayda veya zarar verebilirler mi?”
(Şuarâ Suresi, 26/72-73)
Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de elliden fazla ayette hayrın da şerrin de Allah'tan olduğu vurgulanır.
Bu ayetlerde işlenen ana tema, Allah'tan başka tapınılan sözde tanrıların ne kendilerine ne de başkalarına herhangi bir fayda veya zararlarının dokunamayacağı, bu nedenle de tazim, dua ve sığınmaya layık olanın sadece Allah Teâlâ olduğu gerçeğidir.
İSLAM ÂLİMLERİNİN ED-DÂRR ESMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ VE KAYNAKLARI
EBÛ İSHAK EZ-ZECCÂC (K.S.) – İştikâku Esmâillâh
“Ed-Dârr ismi, dünyada ve ahirette hak edenleri hikmetine binaen cezalandıran, isyankârları darlığa düşürendir.”
“Kulun bu isimden alacağı ahlaki pay, insanlara haksız yere zarar vermekten kaçınmak ve kötülüğün yaratılışındaki ilahi hikmeti anlamaya çalışmaktır.” der.
GAVSÜ'L-ÂZAM ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİ (K.S.) – El-Gunye li-Tâlibî Tarîki'l-Hak
“Ey oğul!
Senden zararı defedecek ne nefsin ne şeyhin ne de malın vardır.
Zararı veren de ancak O'dur.
Anla ki başkasından korkmayasın.
Dârr ismini bilen, mahlûktan şikâyeti keser.”
İMAM GAZÂLÎ (K.S.) – El-Maksadü'l-Esnâ
“Ya Dârr!
Hikmeti gereği, kullarını imtihan için, günahlarına kefaret olsun, derecesi artsın diye zarar gibi görünen şeyleri yaratandır.”
“Hakikatte O'nun Dârr ismi, Nâfi ismine hizmet eder. Zarar gibi görünen, aslında şifanın perdesidir.”
“Hayrı ve şerri, faydayı ve zararı yaratan yalnızca Allah'tır.
O, zehri zehir yapan, ilacı da şifalı kılandır.”
“Kulun buradaki görevi, sebepler dairesinde kalırken asıl failin Allah olduğunu bilmesidir.”
“Ed-Dârr ve En-Nâfi isimlerinin bir madalyonun iki yüzü gibi olduğunu, mutlak kudretin tam olarak idrak edilmesi için ikisinin bir arada düşünülmesi gerektiğini ifade eder.”
FAHREDDİN ER-RÂZÎ (K.S.) – Levâmiü'l-Beyyinât
“Dârr ismi, Allah'ın mutlak irade ve kudretine delalet eder.
Dünyadaki hastalıklar, kıtlıklar, yaşlılık veya ölüm gibi insan tabiatının ‘zarar’ veya ‘hoşnutsuzluk’ olarak gördüğü her durum, Ed-Dârr esmasının bir tecellisidir.
Ancak Allah'ın insana verdiği zararlar, mutlak bir kötülük (şerr-i mahz) değildir.
Arkasında derin bir hikmet, günahlara kefaret veya insanı olgunlaştırma amacı taşır.” der.
KADI BEYZÂVÎ (K.S.) – Envârü't-Tenzîl Tefsiri
“Ed-Dârr ismi, kâinattaki zıtlıklar olan gece-gündüz, hastalık-sağlık, darlık-genişlik ile tevhid inancını pekiştirir.”
“Kulun menfaat gördüğünde şımarmaması, zarara uğradığında ise ümitsizliğe düşmeyip sabretmesi gerektiğini ifade eder.” der.
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ (R.A.)
“Musibetler, hastalıklar birer ilahi ihtar, birer tasaffi memurudur.
Dârr ismi, kulun aczini anlaması için tecelli eder ki kul, Ya Şâfî'ye sığınsın.”
ED-DÂRR ESMASININ HAYATA YANSIMALARI
1. Tevekkül ve Teslimiyet:
Kul, başa gelen sıkıntı ve darlıkların bir imtihan olduğunu bilir. İsyan etmek yerine tevekkül ile sabreder.
2. Acziyetin Fark Edilmesi:
İnsanın kendi başına zararları defetmekten aciz olduğunu görerek kibirden arınmasını ve Yüce Yaratıcı'ya sığınmasını sağlar.
3. Denge Bilinci:
Hayatın sadece neşe ve rahattan ibaret olmadığını, zorlukların da bir hikmetle yaratıldığını kabul ederek olgunlaşmaya vesile olur.
Bu sırlı esma, hak edenlere zarar vermek, özellikle dinimize ve Müslümanlara musallat olanları defetmek için okunan esmalardandır.
ESRARI
Zalimlerin maddeten ve manen zarara uğraması için 101 kere “Ya Dârru Celle Celâlühû” diyerek okunur.
Ed-Dârr ism-i şerifini her cuma gecesi “Yâ Dârru Celle Celâlühû” diyerek 100 kere okumaya devam edenin vücudu afiyette olur. İnsanlar kendisini sever. Sıkıntı ve dertten kurtulur.
İnsanlara zulmeden zalimi, zulüm ve fenalığından vazgeçirmek için salı gecesi sabaha karşı kıbleye dönerek 1001 kere “Ya Dârru” zikri okunup dua edilir.