14 Temmuz, 2024, Pazar
DOLAR33.0413
EURO36.0249
ALTIN2561.4
Yusuf Cinkara Otomotiv

Osmanlı'nın En Kısa Süre Tahtta Kalan Padişahı: Sultan V. Murad

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Osmanlı'nın En Kısa Süre Tahtta Kalan Padişahı: Sultan V. Murad
Abone ol
Osmanlı İmparatorluğu, 600 yıllık hükümranlığı boyunca bıraktığı izlerle dünya tarihine damga vurdu.

Osmanlı İmparatorluğu, 600 yıllık hükümranlığı boyunca bıraktığı izlerle dünya tarihine damga vurdu.

Ancak bu ihtişamlı tarihin en kısa süre tahtta kalan padişahı Sultan V. Murad'ın hikayesi, bilinmeyen yönleriyle dikkat çekiyor. İşte sadece 93 gün Osmanlı tahtında kalan Sultan V. Murad’ın ilginç yaşam öyküsü:

21 Eylül 1840'ta İstanbul'da dünyaya gelen Mehmed Murad, Sultan Abdülmecid ile Şevkefza Kadın Efendi'nin büyük oğluydu.

Babası tarafından çok sevilen ve veliaht ilan edilmek istenen Murad, özenle yetiştirildi.

Döneminin en ünlü bilginlerinden aldığı derslerle Doğu kültürü ve fen alanında kendini geliştirdi. Fransızca'yı Ethem Paşa, Kemal Paşa ve Fransız öğretmen Gardet'den öğrendi.

Batı müziğine olan ilgisiyle Guatelli Paşa ve Augusto Lombardi’den piyano dersleri aldı, kendi kendine birçok şarkı besteledi.

Sultan Abdülaziz ile beraber çıktığı Avrupa gezisi sırasında Avrupa’yı yakından tanıma fırsatı bulan Murad, İngiltere'de tanıştığı VII. Edward ile dostluk kurdu.

Avrupa'da gördüğü yenilikler ve hürriyetçi fikirler, onun düşünce dünyasında derin izler bıraktı. İstanbul’daki köşkünde, Jön Türkler, hürriyetperverler ve aydınları ağırlayarak meşrutiyet ve demokrasi konularında görüş alışverişinde bulundu.

Veliaht Murad, bu dönemlerde meşrutî rejimi savunan Yeni Osmanlılar'la temas kurdu.

Sık görüştüğü Şinasi, Namık Kemal ve Ziya beylerle meşrutiyet, demokrasi ve hürriyet konusunda fikir alışverişinde bulunuyordu.

30 Mayıs 1876'da amcası Sultan Abdülaziz'in yerine tahta çıkan V. Murad, "Talebe-i ulûm" veya "softalar ayaklanması" olarak bilinen olaylar ve serasker Hüseyin Avni Paşa'nın zorlamaları nedeniyle büyük bir psikolojik baskı altındaydı.

Tahta çıkışı sırasında yaşadığı korkular ve törenlerdeki aksaklıklar, onun ruhsal sağlığını olumsuz etkiledi.

Birkaç gün sonra Sultan Abdülaziz'in ölüm haberinin gelmesi ve ardından Hüseyin Avni Paşa'nın Çerkes Hasan adlı genç subay tarafından öldürülmesi olayları üzerine kendini tamamen kaybederek yatağında gözleri havaya dikilmiş halde hareketsiz kalakalmıştır.

Hususi doktoru olan Dr. Kapolyon'un bir küvetin içine yatırarak elli sülük ile kan almak gibi son derece hatalı tedavi yöntemleriyle durumu daha da fenalaşmış ve adeta kendisinden ümit kesilmişti.

Artık iyileşme ümidi kalmadığı için devlet adamlarının kararıyla 93 gün kaldığı Osmanlı tahtından 31 Ağustos 1876 tarihinde indirildi.

Tahttan indirildikten sonra, II. Abdülhamid tarafından ailesiyle birlikte Çırağan Sarayı'nda zorunlu ikamete mecbur edilen V. Murad, sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördü.

Akıl sağlığına kavuşan sabık padişah günlerini piyano çalarak, torunlarına ithaf ettiği besteler yaparak ve onların müzik yönünde eğitimleriyle ilgilenerek geçirdi.

28 yıl süren bu uzun mahrumiyet yıllarında ailesi genişlemekle beraber kayıplar da yaşanmıştır.

Çırağan yıllarında iki kızı, sekiz torunu ve 1903 yılında da; Şehzade Ahmed Nihat Efendi'nin oğlu olan, torun çocuğu Şehzade Ali Vasıb Efendi dünyaya gelmişlerdir.

Bununla beraber kızı Fehime Sultan'ın annesi Meyliservet Kadınefendi, kızı Aliye Sultan, torunu Celile Sultan, Selahaddin Efendi'nin ölü doğan iki oğlu ve üç gelini vefat etmiş, bu kayıplar eski padişahı derinden sarsmıştır.

Özellikle büyük bir sevgiyle bağlı olduğu annesi Şevkefza Valide Sultan'ın ölümünden sonra ise, günlerce kimseyle görüşmemiş, yemek yemeyi bile reddederek kederini uzun zaman yaşamış, eski günlerindeki hayata bağlı halinden eser kalmamıştır.

V. Murad, iyi derecede Fransızca öğrendi ve edebiyata olan düşkünlüğüyle tanındı. Piyano çalmayı ve Batı müziği besteleri yapmayı sürdürdü.

Tahttan indirildikten sonra bestelediği eserler, İstanbul Üniversitesi kütüphanesine alındı ve daha sonra araştırmacı sanatçı Vedat Kosal'a hediye edildi.

V. Murad, şeker hastalığı ve kanlı basur nedeniyle 29 Ağustos 1904'te hayatını kaybetti.

Vasiyet ettiği türbeye gömülmesine II. Abdülhamid izin vermedi ve sessiz bir şekilde Yeni Cami Türbesi'ne defnedildi.

Sultan V. Murad’ın kısa süren saltanatı ve trajik hayatı, Osmanlı tarihinin en ilginç ve ibretlik öykülerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Kardeşini kurtarmak isterken boğuldu, üniversite hayalleri yarım kaldıÖnceki Haber

Kardeşini kurtarmak isterken boğuldu, ün...

Uzun ömür için yaşam tarzı genetikten daha önemli!Sonraki Haber

Uzun ömür için yaşam tarzı genetikten da...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar