TCMB Eylül ayı PPK özetini yayımladı. Ağustosta enerji fiyatları yüzde 5,46 artarken yıllık enflasyon yüzde 31,51 oldu. Politika faizi yüzde 37'de tutuldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı.
Özette, ağustos ayında enerji fiyatlarının yüzde 5,46 arttığı belirtilirken, yükselen akaryakıt fiyatlarının enflasyonda belirleyici olduğu vurgulandı.
TCMB, enerji fiyatlarındaki küresel yükselişin enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin özetini yayımladı.
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit tutarken, enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerinde enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentilerindeki seyri öne çıkardı.
TCMB'nin değerlendirmesine göre, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında yüksek ve dalgalı seyir devam ediyor. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından önemini koruduğu belirtildi.
Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. Enerji fiyatları ise aylık bazda yüzde 5,46 yükseldi.
TCMB, enerji fiyatlarındaki artışın temel nedeninin uluslararası petrol fiyatlarındaki gelişmelerin etkisiyle yükselen akaryakıt fiyatları olduğunu bildirdi. Motorin fiyatlarında ise rafineri marjlarındaki yükselişin etkisinin hissedildiği belirtildi.
Merkez Bankası, küresel enerji fiyatlarında devam eden yükseliş eğiliminin akaryakıt ve tüp gaz kanalıyla enerji grubu enflasyonunu yukarı çekmeye devam etmesinin beklendiğini kaydetti.
PPK özetinde uluslararası emtia fiyatlarındaki gelişmelere de dikkat çekildi. Brent ham petrol fiyatının ağustos ayında ortalama 91 dolar seviyesinde gerçekleştiği, eylül ayının ilk 10 gününde ise ortalama 103 dolara yükseldiği belirtildi.
TTF doğal gaz fiyatlarının da yükselişini sürdürdüğü ifade edildi. TCMB, jeopolitik gelişmelerin başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarını artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturduğuna dikkat çekti.
Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle yükseliş gözlendiği belirtilirken, bu durumun enflasyon ve beklentiler açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi.
Tüketici fiyatları ağustos ayında yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 0,24 puan düşerek yüzde 31,51 oldu.
B endeksinin yıllık değişim oranı yüzde 30,68'e gerilerken, C endeksinin yıllık değişim oranı yüzde 30,07'ye yükseldi.
Yıllık enflasyona katkılar incelendiğinde gıda ve alkolsüz içecekler ile temel mal gruplarının katkısında düşüş görüldü. Buna karşılık hizmet, enerji ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları arttı.
TCMB, ağustos ayında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir yükseliş gözlendiğini ancak üç aylık ortalamalar bazında düşüş eğiliminin sürdüğünü belirtti.
Hizmet sektöründeki fiyatlama davranışlarının enflasyonda önemli bir atalet oluşturduğu değerlendirmesine yer verilen özette, hizmet enflasyonunun mallara kıyasla yüksek seyrettiği belirtildi.
Ağustos itibarıyla yıllık mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında gerçekleşti.
Eğitim fiyatları ağustosta yüzde 8,62 yükselirken, haberleşme hizmetleri yüzde 5,03 arttı. Ulaştırma hizmetleri enflasyonu ise yüzde 4,98 seviyesinde gerçekleşti.
TCMB, vakıf üniversitelerindeki ücret artışlarının bu yıl ağustos-eylül dönemine yayılmasının ağustos enflasyonunu yaklaşık 0,25 puan artırdığını bildirdi.
Bu etkinin eylül ayında ise hizmet enflasyonunu mekanik olarak aşağı çekmesinin beklendiği belirtildi.
PPK özetinde enflasyon beklentilerindeki gelişmeler de dikkat çekti.
Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,2 puan artarak yüzde 29,4'e yükseldi. 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 0,5 puanlık artışla yüzde 21,9 oldu.
On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 23,7'ye gerilerken, 24 ay sonrasına ilişkin beklenti yüzde 18'e yükseldi.
Reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 32,8'e, hanehalkının beklentisi ise yüzde 45,6'ya çıktı.
TCMB, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı.
PPK özetinde ekonomik aktiviteye ilişkin değerlendirmelerde de iç talepteki yavaşlamaya dikkat çekildi.
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 büyüdü. Yıllık büyümeye hizmetler sektörü öncülük ederken, çeyreklik bazda özel tüketim harcamalarındaki düşüşün belirginleştiği belirtildi.
TCMB, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü verilerin iç talepteki zayıf seyri teyit ettiğini bildirdi.
İmalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde de azalış görüldüğü ifade edildi.
Sanayi üretim endeksi temmuz ayında aylık bazda yüzde 1,0, yıllık bazda ise yüzde 0,3 geriledi.
Çeyreklik bazda sanayi üretiminin üçüncü çeyrekte yüzde 1,9 azaldığı belirtildi. Buna karşılık ağustos ayı itibarıyla gelecek üç aya ilişkin üretim hacmi beklentilerinde artış gözlendi.
İnşaat üretim endeksi de ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 4,2 geriledi.
TCMB'nin brüt uluslararası rezervleri 24 Temmuz'dan bu yana 21,6 milyar dolar artarak 4 Eylül itibarıyla 184,2 milyar dolara ulaştı.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 9 Eylül itibarıyla 220 baz puan seviyesine geriledi.
Aynı dönemde Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasına 1,3 milyar dolarlık giriş gerçekleşirken, hisse senedi piyasasından 0,1 milyar dolarlık çıkış oldu. Böylece toplam net portföy girişi 1,1 milyar dolar olarak kaydedildi.
TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.
Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.
Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi. Politika faizine ilişkin kararların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazında ve ihtiyatlı şekilde alınacağı belirtildi.
TCMB ayrıca, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını açıkladı.
PPK özetinde, enerji fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra jeopolitik gelişmelerin maliyet, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalları üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebileceği belirtildi.
Merkez Bankası, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceğini bildirdi.
Kurul, para politikası kararlarının orta vadede enflasyonu yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde alınacağını vurguladı.
Yorum Yazın