banner241

Olumsuz bir olay yaşanması halinde; “Kuldur hata yapar” veya “Hatasız kul olmaz!”diye yapılan konuşmalar bence kendini aklama veya haklı çıkarma yöntemi olsa gerek!

İnsanın hatasını anlaması ve kabullenmesi olayı da bir erdemliliktir. Hatanın yapılış ve başlangıcı da önemlidir.

Bazı yapılan hatalar da vardır ki, geri dönüşümü veya çözümü oldukça zor olabilir veya tartışma konusu oluşturabilir! Özellikle öfkenin kontrol edilememesi halinde ağızdan çıkan küfür veya tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesindeki yaşanan ölümlü olaylar da “hata” kabullenemeyebilinir!

İnsanı, diğer canlı varlıklardan ayıran en önemli özelliğin “akıl” olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, aklını kullanmak veya kullanabilmek burada önemini ortaya koymaktadır. Burada kimseye akıl verecek değilim, çünkü her birey aklını kullanarak hareket ettiğini söylemekte iddiasını ortaya koyar!

Eğitim ve öğretim alanında yapılan uygulama ve değişikliklerin bu kadar fazla olduğu, hatta her yıl değişikliklere uğradığı bir süreç yaşadığımızı anımsamıyorum! Önce Üniversite’ye giriş sınavlarında başlamak üzere, Lise’lerde okullara giriş sınavları başlatıldı. Eğitim-öğretimde, ilk, Orta ve Liselerin yılları değiştirildi. Bununla da kalınmadı, eğitim-öğretimde  okulların çoğu “İmam-Hatip okulu” haline getirilerek; “İmanlı gençlik yetiştirilmesi” amaçlandı!

Eğitim ve öğretim alanında bu ve benzeri birçok değişiklik yaşanırken, okullara “ücretsiz” olarak dağıtılan kitaplar, gerekli incelemeler yapılmasına rağmen “hatalı veya öğretime aykırı” bulunarak dağıtımın hemen ardından toplatıldı, bazı kitapların sayfaları yırtılarak öğrencilere dağıtıldı.

Bizim  çocukluğumuzda sabahları dersliklerimize girmeden önce “Andımız” okunurdu. Boğazımızda beyaz yaka, üzerimizde siyah yaka vardı. Bunun anlamının eğitim-öğretimde “Karanlık bedenleri, ak beyinler geliştirecek-yönetecek!” anlamını taşıdığını öğretmenlerimiz bile anlatırlardı. 

O yıllarda okuduğumuz “Andımız” yıllar sonrasında okullarda kaldırıldı. 2013 yılında mevcut iktidarın “Çözüm süreci”  çalışmaları neticesinde okullarda okutulması engellendi!  O süreçte, mevcut iktidarın kim veya kimlerle görüşerek “Çözüm süreci” gerekçesi ile “Andımızın” okullarda yasaklama olayı merak konusu haline geldi!  

Andımız’a konulan ‘yasak’ 2018 yılında Danıştan tarafından kaldırıldı! Ancak, okullarda yeniden okunması olayına Milli Eğitim Bakanlığı uymayarak farklı davranışlara başvurmaya başladığı görüldü!

Danıştay’ın kararına Milli Eğitim Bakanlığı’nın uymaması üzerine, TBMM’ne önerge verildi ve bu önerge geçtiğimiz günler içerisinde oylandı.

Okullarda “Andımızın” yeniden okutulması yönündeki Danıştay kararı üzerine TBMM’de yapılan oylamada; AKP ile HDP Milletvekilleri “Red” oyu verdiler.

Gözler MHP’lilerin oylarını gözlerken, onların “Çekimser” oy kullandıkları görüldü.  CHP ve İYİ Parti’lilerin ise “Evet” oyları, okullarda yeniden “Andımızı” okunması tercihine yetersiz kaldı!
TBMM’deki bir oylama sırasında “Terör örgütüdür!” denilen bir siyasi parti ile aynı safta yeralma olayının ne demek olduğunu düşünebiliyor musunuz!?

Ayrıca; “Terörist denilen bir siyasi partinin “evet” dediği bir olay karşısında, “çekimser” kalmanın ne anlama geldiğini de anlamakta zorlanıyor insanlarımız!

Sahi ya; Okullarda sabahları “Andımızı” okurken hata mı yapmışız!? Yok beyler yok! Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bu topraklar bu kadar kolay kazanılmadı! Yıpratma projesi (!) bu kadar kolay olmayacaktır! Saygılarımla… 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner240

banner155