Gündemde yerel seçim çalışmaları yapılıyor, sokaktaki vatandaş beni durdurup son gelişmeleri ve tahminlerimi sorup öğrenmek istiyor.

Bu seçimlerde tahminlerimi veya yorumlarımı köşeme taşımayacağımı, tercihimin de bende kalmasını düşündüğümü belirterek soruları yanıtsız bırakmaya özen gösteriyorum.

Ben kendi kendime böyle karar almışken, bazı anlar oluyor ki, yaşanan olaylar karşısında akıllara durgunluk veren düşünce karmaşası yaşadığım oluyor.

Yıllardır gazete büromun önünden geçen bir insan vardı. Saatler 14.00 veya 14.30’u gösterirken Bulvara doğru ellerini kaldırıp bağırarak kendince birilerine bağırır, eleştirir, hatta küfür bile ederdi. Yırtık ayakkabısı, bol giysileri ve Yaz aylarında sakalından aşağıya akan terleri bile silmeden cadde ve sokaklarda dolaşıp dururdu. 

Sabah saatlerinde, yani 08.00’lerde Alpaslan Türkeş Caddesi (Zorkun yolu) üzerinde gazeteye gelirken gördüğüm bu insan, saatle 14.00’lere geldiğinde Musa Şahin Bulvarı üzerindeki gazete büromuzun önünden geçerdi. Her gün aralıksız olarak bu saatlerde sesini duyduğumda, bilgisayarın başından kalkar, yanımda arkadaşlarım varsa eğer; “Saat:14.00’ olmuş mu!?” diye sorardım. 

Alışmıştım o insanın yolda yürürken konuşmalarına, tepkilerine ve küfürlü konuşmalarına. Sadece ben değil, geçtiği cadde ve sokaktaki esnaflar da alışmışlardı.

Bu insanı şimdi göremiyorum sokaklarda, saatin 14.00’lere geldiğini anımsayamaz olduğumu söyleyebilirim.

Bir başka insan daha vardı. Kolunda sepet veya poşet içerisinde ekmek veya simit taşıyarak cadde ve sokaktan geçerken kendi kendine konuşur, küfürler eder, televizyon haberlerinde izlediklerini eleştirirdi.

Bu insanı da göremiyorum şimdi cadde ve sokaklarda. Neredeler, nereye gittiler, hayata veda mı ettiler bilemiyorum ama tanıyan insanlara sormaya başlar oldum.

Seçimlerle ilgili yazmama veya yorum yapmama adına kendimce karar verdiğimi yazmıştım. Bazı anlarda insanın yüreği dayanamıyor, haksızlıklar karşısında “Dilsiz şeytan olmama” adına yüreğimizi konuşturmak zorunda kalıyoruz. 

Bu yerel seçimlerde bence bazı yanlış uygulamalar olduğunu gözlemliyorum. vatan ve halk uğruna gerektiği gibi uğraşın verilmesi yerine, koltuk uğruna uğraş verildiğini gözlemliyorum!
Ayrımcılık, öteleme, siyasi hırs ve insanları bölmeye varan sözlerin kullanılmasını doğru bulmuyorum.

İktidar Partisi ve onun Genel Başkanı il il dolaşarak Belediye seçimleri için oy isteyerek mitingler yapıyor.

Bu çalışmalar sırasında “kendilerine oy vermeyenlere” farklı bakış açısını ortaya koyuyor! Muhalefet Partilerini “Terör örgütü” ile birlikte olmakla suçlayan mevcut iktidarın Genel Başkanı, aynı zamanda şu anda yasal olarak siyasi kimlikle TBMM’de  MHP’den fazla Milletvekili bulunan bir parti için “terör yandaşı (!)” diyerek konuşmalar yapılıyor. 

Terör yandaşı olduğu belirlenen bir siyasi parti kapatılmalı! Fetö ile ilgili sendika, gazete, okul, yurt ve benzeri kurumlar nasıl kapatıldı ise onları da kapatmak için ne bekleniyor!?

Okullarda “Andımız” okutulması için TBMM’de yapılan oylama sonucunda hangi parti milletvekilleri “Hayır” dediler, hangi parti Milletvekilleri “çekimser” kaldılar, Hangi siyasi parti Milletvekilleri “Evet” dediler!?

Kimin kimlerle işbirliği yaptığını anlayacaksınız! Saygılarımla…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner240

banner155