banner182

DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR: HESAP GÜNÜNE HAZIR OLUNMALIDIR.
    
Kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de, dünya hayatının insanı aldatan bir meta olduğu (Âl-i İmrân,3/185), Faydası ahirete göre daha az  olduğu (Tevbe,9/38), bir nevî oyun, oyalanma ve eğlenceden ibaret olduğu (Enam,6/32) açık şekilde bildirilmektedir. Peygamber Efendimiz de dünya hayatında kendisini bir yolcu gibi görmüş, ebedî hayatı unutmayarak ona göre hazırlık yapmış ve ümmetine de bunu tavsiye etmiştir. O’na göre dünya hayatı, uzun bir yolculuk esnasında, altında geçici olarak gölgelenilen bir ağaç gibidir. “Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır !”(Duha,93/4) ayetinde buyrulduğu şekilde, ancak ahiret hayatı için elzem olan amellere engel olmayan bir dünya hayatının meşru, mubah, nimet ve mutluluk vesilesi olduğu unutulmamalıdır. Başka bir deyişle, müslüman kişinin,  hem dünya için ahretini, hem de ahreti için dünyasını ihmal etmemesi; ikisi arasında bir denge kurması; dünya hayatının bir imtihan sahası olduğunun farkında olması gerekir.(Dr.Ömer Yılmaz, Dünya ile Ahiret Arasında Denge Kurmalıyız, Kur’ân’dan öğütler 1, D.İ.B.Yayını ,s. 218-219)
  
 “Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır…”(En’am,6/32) ayetinde belirtildiği üzere dünya hayatı gerçekten geçicidir. O halde bu dünyada kaldığımız bu geçici sürenin yararlı, anlamlı ve değerli olması için Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanmak, O’na yakınlaşmayı umarak hayırlı ameller yapmak önceliğimiz olmalıdır. -“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.” (Zilzâl,99/7-8) “…Size kıl kadar haksızlık edilmez” (Nisâ, 4/77). Böyle bir niyet taşımadan yani hayırlı-salih amel işlemeye öncelik verme niyetinden yoksun olarak yaşanılan hayat boş, manâsız ve faydasız geçirilen bir süreden ibaret olacaktır.(Sabri Akpolat, Dünya Hayatı Geçicidir, Kur’andan Öğütler 1, D.İ.B. Yayını, s.212). Hz.Peygamber (s.a.s), “ Kişiyi ölürken üç şey uğurlar: Sevdikleri, malı ve yaptıkları. İlk ikisi geri döner ve o yaptıkları ile baş başa kalır !” ( Buhari, Rikâk, 42)
 buyurmuşlardır.
    
Cenab-ı Allah, her kötülüğün misliyle bir cezası bulunduğunu ( Yunus, 10/27); Öyle bir günde hiç kimsenin başkası adına bir şey ödeyemeyeceğini (Bakara, 2/48); hiçbir günahkârın, başka bir günahkârın günahını yüklenemeyeceğini (Fâtır, 35/18) buyurmaktadır.
    
CANCAĞIZIM . 

Ömür dediğin bir çırpıda  geçiyor, 
Silkinip tez kendine gel cancağızım, 
Azrail vâdesi yeteni seçiyor, 
Genç-yaşlı-çirkin ve güzel cancağızım !
    
Devrân çarkı dönüyor, kervan yürüyor, 
Ol uhrevî hayatı sırlar bürüyor, 
Fakat gidenleri gözler de görüyor, 
Silkinip tedbirini al cancağızım !

Hiçbir menzile hep tek yönlü gidilmez, 
Oysa, ahretten asla geri gelinmez, 
On binlerce sene tek  haber verilmez, 
Kafandaki alârmı çal cancağızım !
    
Hile-hud’a ile kandırmayı bırak, 
İftira-haram-gıybet  neyine gerek ?
İbâdetlerin yapmalısın severek, 
Tez Kur’an deryasına dal cancağızım !

Her namazını son vakit bilerek kıl, 
İçindeki kiri ancak temizler akıl, 
İslâm dininde hiç yer bulamaz bâtıl, 
Akıllı ol ve takvâ dol cancağızım !
    
Sevgi-saygı-erdem-iyilik yapmalı, 
Şirkten uzak dur, tek Allah’a tapmalı, 
Fakir-yetim güldürmenin tadın tatmalı, 
Sanırsın ki yediğin bal cancağızım !

Şayet şartlar uygunsa Hacca gitmeli, 
Kâbe’yi usulünce tavaf etmeli, 
Arafat’ta Râbbe hâlin arz etmeli, 
OYTAN Muammer, metin ol cancağızım?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner215