Çocukların ve Gençlerin Aile Yanında Desteklenmesi
Merhaba…
Sizler için anlamlı ve gerekli olacağını düşündüğüm yoksul aileler ve çocuklarına dönük bu yazı dizisi, dilerim bilgilendirme ve farklı bakış açısı kazandırma yönünden verimli olur.
Hangi koşul ve şartta olursa olsun çocuklarımızın üstün yararı her şeyden önemlidir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, gençlerimizin muhtaç durumda olması onların sadece eğitim ve okul hayatlarını değil hayata bakış açılarını bile etkileyebiliyor. Çocuklarımızın yarınlara umutla, güvenle bakabilmeleri için ailelere büyük önem düşüyor. Fakat bazı anlar ailelerin kendi şartlarından ya da çevresel kaynaklı, kendi kontrolleri dışında gelişen maddi ve sosyal ekonomik yoksunluklar oluşabiliyor.
Örneğin ebeveynlerden birinin cezaevine girmesi veya boşanma durumunda hanede ekonomik gelir getiren kimse kalmaması ya da annenin sağlık durumunun çalışmaya elverişli olmaması, eve giren düzenli bir gelirin yokluğu sonucu hanedeki çocukların korunmaya muhtaç duruma düşmesi söz konusu olabilmektedir. İşte böyle durumlarda ne yapmak gerekir gelin bir göz atalım:
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce İl Müdürlükleri aracılığıyla bu yoksunluk durumundaki çocuklara ve gençlere Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmeti sunulmaktadır. Bu hizmet, uygun görülen ailelere geçici veya süreli nakdi yardım yapılması şeklindedir.
Hizmet uygulanırken çocukların, gençlerin ve ailelerin içinde bulundukları sorunların tespitinde ve çözümlenmesinde gerekli rehberlik desteği sağlanır, gerekli çözüm önerileri sunulur, kısaca hayat standartlarının yükseltilmesi hedeflenir. Burada öncelik, korunmaya muhtaç çocuk ve gençler olduğundan, onların aile yanında yeme içme barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması oldukça önemlidir.
Temel ihtiyaçlar sadece yeme ve içmeden ibaret değil muhakkak. Aile yanında büyüyen çocuğun olmazsa olması anne-baba sevgisi ve güvenidir. Bu hizmetin uygulandığı aileler, yardımı amacına uygun kullanıp kullanmadıklarına göre, çocuklarına sundukları yaşam kalitesine göre denetlemeler görür.
Ekonomik yoksunluk ve yoksulluk halinde, ailelere ve bilhassa çocuklara kuruluş bakımı yerine ekonomik yardım ve diğer destekleyici sosyal hizmet uygulamaları sunulması, ailenin parçalanmadan bir arada yaşaması SED Hizmetinin en önemli misyonudur. Burada insan haysiyeti ve vakarına yaraşır şekilde hareket edilir. Zira insanoğlu hassas ve kırılgan, ancak değerli…
Bir ebeveyn olarak yoksulluk içinde olup da aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamamak elbette ağır bir yük fakat insan insana her daim muhtaç, bir yardım eli beklemek zül değil; hele yoksulluk, fakirlik ayıplanacak, utanç verici, küçültücü durum değil...
İnsanız, hayatımızda iniş çıkışlar olacaktır. Gerek maddi durum gerekse psikolojik açıdan dalgalanmalar yaşamamız kaçınılmaz. O halde kimse içinde bulunduğu durum her zaman böyle devam edecekmiş gibi emin hareket etmesin. Bugün bana ise yarın sana atasözünden hareketle yoksul ailelere bu konuda destek olabiliriz. Tırmizi’den rivayetle güzel bir hadis gelir akla: Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Hayra vesile olmak istemez misiniz? Eşiniz, dostunuz, akrabanız, komşunuz… Bir yerlerde yardıma muhtaç olup da ne yönde, nasıl hareket edeceğini bilemeyen aileler olabilir.
Yoksulluk içinde olan ailelerin, hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin yanında olmaya var mısınız?
Bu yazıyı okumuşsanız bir adım atmışsınız demektir. Bir sonraki yazıda Sosyal ve Ekonomik Destekten Kimler Yararlanabilir konusuna değineceğim.
Saygılarımla…
Merhaba…
Sizler için anlamlı ve gerekli olacağını düşündüğüm yoksul aileler ve çocuklarına dönük bu yazı dizisi, dilerim bilgilendirme ve farklı bakış açısı kazandırma yönünden verimli olur.
Hangi koşul ve şartta olursa olsun çocuklarımızın üstün yararı her şeyden önemlidir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, gençlerimizin muhtaç durumda olması onların sadece eğitim ve okul hayatlarını değil hayata bakış açılarını bile etkileyebiliyor. Çocuklarımızın yarınlara umutla, güvenle bakabilmeleri için ailelere büyük önem düşüyor. Fakat bazı anlar ailelerin kendi şartlarından ya da çevresel kaynaklı, kendi kontrolleri dışında gelişen maddi ve sosyal ekonomik yoksunluklar oluşabiliyor.
Örneğin ebeveynlerden birinin cezaevine girmesi veya boşanma durumunda hanede ekonomik gelir getiren kimse kalmaması ya da annenin sağlık durumunun çalışmaya elverişli olmaması, eve giren düzenli bir gelirin yokluğu sonucu hanedeki çocukların korunmaya muhtaç duruma düşmesi söz konusu olabilmektedir. İşte böyle durumlarda ne yapmak gerekir gelin bir göz atalım:
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce İl Müdürlükleri aracılığıyla bu yoksunluk durumundaki çocuklara ve gençlere Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmeti sunulmaktadır. Bu hizmet, uygun görülen ailelere geçici veya süreli nakdi yardım yapılması şeklindedir.
Hizmet uygulanırken çocukların, gençlerin ve ailelerin içinde bulundukları sorunların tespitinde ve çözümlenmesinde gerekli rehberlik desteği sağlanır, gerekli çözüm önerileri sunulur, kısaca hayat standartlarının yükseltilmesi hedeflenir. Burada öncelik, korunmaya muhtaç çocuk ve gençler olduğundan, onların aile yanında yeme içme barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması oldukça önemlidir.
Temel ihtiyaçlar sadece yeme ve içmeden ibaret değil muhakkak. Aile yanında büyüyen çocuğun olmazsa olması anne-baba sevgisi ve güvenidir. Bu hizmetin uygulandığı aileler, yardımı amacına uygun kullanıp kullanmadıklarına göre, çocuklarına sundukları yaşam kalitesine göre denetlemeler görür.
Ekonomik yoksunluk ve yoksulluk halinde, ailelere ve bilhassa çocuklara kuruluş bakımı yerine ekonomik yardım ve diğer destekleyici sosyal hizmet uygulamaları sunulması, ailenin parçalanmadan bir arada yaşaması SED Hizmetinin en önemli misyonudur. Burada insan haysiyeti ve vakarına yaraşır şekilde hareket edilir. Zira insanoğlu hassas ve kırılgan, ancak değerli…
Bir ebeveyn olarak yoksulluk içinde olup da aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamamak elbette ağır bir yük fakat insan insana her daim muhtaç, bir yardım eli beklemek zül değil; hele yoksulluk, fakirlik ayıplanacak, utanç verici, küçültücü durum değil...
İnsanız, hayatımızda iniş çıkışlar olacaktır. Gerek maddi durum gerekse psikolojik açıdan dalgalanmalar yaşamamız kaçınılmaz. O halde kimse içinde bulunduğu durum her zaman böyle devam edecekmiş gibi emin hareket etmesin. Bugün bana ise yarın sana atasözünden hareketle yoksul ailelere bu konuda destek olabiliriz. Tırmizi’den rivayetle güzel bir hadis gelir akla: Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Hayra vesile olmak istemez misiniz? Eşiniz, dostunuz, akrabanız, komşunuz… Bir yerlerde yardıma muhtaç olup da ne yönde, nasıl hareket edeceğini bilemeyen aileler olabilir.
Yoksulluk içinde olan ailelerin, hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin yanında olmaya var mısınız?
Bu yazıyı okumuşsanız bir adım atmışsınız demektir. Bir sonraki yazıda Sosyal ve Ekonomik Destekten Kimler Yararlanabilir konusuna değineceğim.
Saygılarımla…