banner155

banner244

08.04.2020, 01:00

Yeni Dünya Düzeni

   Sevgili okurlarım yeni bir güne, yeni bir aşka, yeni bir sevgiye, yeni bir dünyaya merhaba. 2020 yılı ile birlikte görünmeyen bir el düğmeye bastı. Adeta elektrik şartelinin indirildiği gibi tüm dünya adeta durdu. Nemi oldu bilim gözle görünmeyen bir virüs ile savaşa başladı. Bu virüs minnacık ama kendini o kadar büyük hissettirdiki bilim adamlarının acziyet içinde olduğunu gösterdi. Paranın anlamsız, gücün yetersiz, topun tüfeğin hiç olduğunu bize çok güzel izah etti. Savaş, zulüm vs sanki yok bitti veya rafa kaldırıldı. Şu durum gösteriyorki dünya yeni bir döneme evriliyor ve merhametin sevginin ışığında yeni bir dünya doğacak. Şu an o doğum sancısını yaşıyoruz. Biz hazırız hayırlı olsun gözünüz aydın diyebilecek güç sevgidedir, aşktadır, anlayıştadır insana insanca değer vermektedir diye düşünüyorum. Çünkü aşkın olduğu yerde sevgi, sevginin olduğu yerde saygı, saygının olduğu yerde ise aşk ortaya çıkacaktır. 

   Dün Berat gecesi ile Allah cc bize merhaba dedi. Raslullah (s.a.v.) buyurdularki; “Allah Teâlâ (Keyfiyeti bizce meçhul bir halde) dünyaya en yakın göğe inerek (o andan) fecir oluncaya kadar: “Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir bela ile) mübtela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu?” buyurur.” (İbn Mâce, H. no: 1388) Peygamberimiz'den (s.a.v.) gelen bir rivayette ise "Allah Taala (c.c), Şa'ban ayının onbeşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder. Müşrikle, müşahin (kindar bencil) bu aftan yararlanamazlar." (İbn Mace, İkâmetü’s-Salât, 191 ( I, 445) Hadis No:1390)

   “Sevgi” canlı varlığın, haz veren bir nesneye karşı meyil duymasıdır. Söz konusu meylin pekişip güçlenmesi haline «aşk» denir. Aşk duygusu, aşkın sevgilisine ram olması ve sahip olduğu her şeyi uğrunda feda etmesine yol açacağı bir dereceye varabilir. Züleyha’nın Hz. Yusuf’a (A.S.) karşı duyduğu aşkın ne dereceye vardığına bir baksana! Kadının bütün servet ve güzelliği bu uğurda gitmiş. Yetmiş deve yükü mücevher ve gerdanlığının var olduğu söylenir, hepsini Hz. Yusuf’un (A.S.) aşkı uğruna harcamış, «Bu gün Hz. Yusuf’u gördüm» diyen herkese eline geçeni zengin edecek değerde mücevher vere vere elinde hiç bir şey kalmamış. Aşırı aşkından dolayı diğer her şey aklından çıktığı için karşılaştığı her şeyi «Yusuf» diye çağırır olmuştur. Bir gün Mecnun, Leylâ’nın evi önüne gider ve gözlerini gök yüzüne diker. Ona «ey Mecnun, gök yüzüne değil, Leylâ’nın odasının duvarına bak, belki onu görürsün» derler. O böyle diyenlere «gölgesi Leylâ’nın evine düşen yıldız bana yeter» diye cevap verir.

   Mevlana diyorki; Sevgi şifadır. Sevgi güçtür. Sevgi; değişimin mührüdür. Diğer bir ifade de ise Aşk; bir kapının üzerini veya pencerenin etrafını saran sarmaşıklar gibidir. Bulunduğu yeri kuşatır. O sarmaşık kendine su verip, bakımını yapıp, yaklaşanlara, sırrına vakıf olanlara ilgili kapıdan girmek ve o pencereden bakmak için izin verir. Yaklaşamayanlar ise, muhabbetten bîhaber yaşarlar. Aşkı hissedenler varlığın gerçek manasını öğrenirler. Berraklaşan ruhlarıyla ilahî muhabbeti idrak ederler. 

Âşık olmayan gönül, misâl-i taşa benzer.
   İnsanın kalbindeki muhabbet; öncelikle Yaratan’ına, sonra O’nun; «Habîbim!» dediği sevgilisine meylettirilirse ve bu muhabbet gönle galebe çalarsa, kişi din kardeşini sevmeye başlar. Bu muhabbet; insanları öylesine birbirine bağlar ki, kişi kardeşini kendisine tercih eder duruma gelir. Aşk yolu, ulvi hedeflere varan en kestirme ve kısa yoldur. Sevgilinin mahallesine giden yollar içinde aşk yolu en kısa olanıdır, lâkin belaları çoktur. Ayrılık, firkat, hasret, hicran, kınanma, dile düşme, kendini bilememe ve bulamama, aklı terk etme, bilinci yitirme vs. hep bu belalardandır. Ancak aşk yolunun belasız yürünmesi de mümkündür. İbadet, muhabbet, şeref, itibar, aşk ve olgunlaşma ve pişmekte mümkündür.

   Hülasayı kelam; sözde dünyayı yönetenler parada ben varım diyen Amerika, üretimde benim borum öter diyen Çin, Entrika ve sömürüde milletlerin dinini ve dilini yönetmeye kalkan İngiltere, silah ve ajan provokatörlükte kural tanımayan Rusya bu işin böyle gitmeyeceğini gördüler. Ya aklını başına alırlar yada yarı yolda kalırlar. Diğer bir husus ise Ortadoğu ve İslam dünyası ve bu halkların yöneticileri. İslam kardeşlik dini olduğunu işittiler lakin itaat etmez oldular. Para, makam, devleti yönetme adına her türlü zulmü yapar oldular. Bırakın insan olmayı birlikte hacca gidip Kabe’de Namaz kıldılar. Eve geldiler kardeş olduğunu unutup birbirini kırdılar. 
Her yer kan gölü her yer göz yaşı. Kazan kazan politikası ile yahudiyi, hristiyanları dost tuttular. 

   Evet yeni bir dünya düzenine doğru atılan adımda kardeş olalım sevelim sevilelim dost olalım üzerimize düşün vazifeyi ibadet aşkıyla yapalım. Akıbetimiz hayır olacaktır. Acımasız liderler gelip geçicidir.

   Aşk bumu,sevgi bumu, hayat bumu? Durumundan kurtulma vaktidir. Sabır ve dua ile her anınızı aşk ile yaşanmanızı temenni ediyorum.

Yorumlar (0)