banner244

banner155

Türkiye'de 5 yılda 24 bin patent başvurusu Yapıldı

Türkiye’de teknoloji alanında 5 yılda 24 bine yakın patent başvurusu yapıldı.

Türkiye 07.09.2019, 16:03 Ceyhun İlyas
Türkiye'de 5 yılda 24 bin patent başvurusu Yapıldı

Türkiye’de teknoloji alanında 5 yılda 24 bine yakın patent başvurusu yapıldı.

Başvuruların yüzde 62’sini yabancı firmalar, yüzde 38’ini ise yerli firmalar oluşturdu. “Türkiye bu girişimleri yaklaşık son 20-30 yıldır TÜBİTAK ve çeşitli kamu kuruluşları aracılığıyla finanse ediyor ve bunu bir kamu politikası olarak benimsedi” diyen Prof. Dr. Nail Öztaş, “Çünkü AR-GE’ye para ayırmadan patent üretebilmeniz, telif hakkı olan ürünler üretebilmeniz mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Yeni buluşların veya faydalı modellerin patentlerinin alınıyor olması, firmaların güçlü bir şekilde rekabet edebilmesini sağlıyor. Alınan patentler ile projelerin izinsiz olarak üretilmesi, kullanılması veya satılması engelleniyor. Destek Patent’in 2014-2018 yıllarını kapsayan veri analizi, Türkiye’de son 5 yılda teknoloji alanına yönelik yerli, yabancı toplam 23 bin 686 adet patent başvurusu yapıldığını gösterdi. Elektriksel İletişim Tekniği ana başlığı altında toplanan hizmet sınıfları, resimsel iletişim, kablosuz haberleşme ağları, sayısal bilgi iletimi, işlemler - yöntemler ve hat konektörlerinden oluştu.

Yapılan analize göre, son 5 yılda Türkiye’deki patent başvurularının yüzde 62’sini yabancı firmalar, yüzde 38’ini ise yerli firmalar oluşturdu. Yerli ve yabancı firmalar tarafından yapılan toplam patent başvuru sayısı ise 30 bin seviyesine yaklaştı.

Patent konusunda öğrencilerini destekleyen üniversitelerden biri olan İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nail Öztaş, lisansüstü seviyelerde eğitim gören öğrencilerin, yapılan çalışmalar ile patent almaya daha çok yöneldiğini ifade etti. Öztaş, “Toplam araştırma sayısından, kullanıcıya ulaşan son ürüne kadar gittikçe bir eleme süreci var. Türkiye bu girişimleri yaklaşık son 20-30 yıldır TÜBİTAK ve çeşitli kamu kuruluşları aracılığıyla finanse ediyor ve bunu bir kamu politikası olarak benimsedi. Çünkü AR-GE’ye para ayırmadan patent üretebilmeniz, telif hakkı olan ürünler üretebilmeniz mümkün değil” dedi.

“PATENT DEMEK EKONOMİNİN BÜYÜMESİ DEMEK”
Patent başvurusunda yaşanan artışı değerlendiren Prof. Dr. Nail Öztaş, “Bu çok sevindirici ve daha fazlasını beklediğimiz bir haber. Patent, ürettiğiniz yeni bir şeyin bilgisinin, kullanımının, teknolojisinin kanunen güvence altına alınması demek. Dolayısıyla patent sayısı da bir ülkenin ürettiği bilgi veya teknolojinin ne kadarının korunabildiğini göstermesi açısından çok önemli bir gösterge. Marka değeri, katma değeri veya teknoloji değeri yüksek olan ne kadar fazla ürün üretebilirseniz ekonominizin büyümesi, zenginleşmeniz ve güçlü bir ülke haline gelebilmeniz o kadar mümkün hale geliyor. Patent sayıları da bu açıdan bizim için çok önemli ve artmaya da devam etmesi lazım” diye konuştu.

ÇALIŞMALARI SONUNA KADAR TAKİP EDİYORLAR
Lisansüstü seviyelerde okuyan öğrencilerin çalışmaları ile patent almaya daha çok yöneldiğini belirten Prof. Dr. Öztaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“‘Yeni YÖK’ün üniversitelerden beklediği şeylerden biri AR-GE yönetimi. Bunu tamamlayan çok önemli bir unsur olan topluma hizmeti de yönetmemizi istiyor. Yani bu okulların tesadüfi bir şekilde yönetilmesini istemiyorlar artık. ‘Her şeyden önce bir hedefiniz olacak’ deniyor. Dolayısıyla lisansüstü seviyelerdeki öğrencilerin tezleri, laboratuvar çalışmaları veya uygulamaları yoluyla yeni patentler, isim hakları veya sanatsal çalışmaları ortaya çıkıyor. Hem lisans hem lisansüstü seviyede hem de akademik personelin çalışmalarının yönetilmesi gerekiyor. Pek çok üniversitede olduğu gibi bizde de bilimsel araştırma projeleri uygulama merkezi, diğer araştırma ve uygulama merkezi, teknoloji transfer ofisi var. Ve bunların var olan öz kaynaklarıyla öğrencilerimize de araştırma kadrolarımıza da eğitim veriyoruz, yönlendirme yapıyoruz, maddi destek veriyoruz ve çalışmaları izliyoruz.”

“ÖĞRENCİLERİN İLGİ ALANLAR ÇOK FARKLILAŞTI”
Öğrencilerin ilgi alanlarının eski zamanlara göre çok farklılaştığını kaydeden Prof. Dr. Öztaş, “İnanılmaz fikirlerle gelen öğrencilerle karşılaşıyoruz ve çok keyif alıyoruz. ‘Geçirgen çimentoyla insanlığa belirli bir mesaj veren heykel yapmak istiyorum’ diyen öğrenci de geldi, İstanbul Kart’larda artan iade paralarının çeşitli hayır kurumlarına gönderilebilmesini mümkün kılan bir sistem üzerinde çalışan öğrenci de. Gastronomi bölümünde zaten 56 farklı ülkeden öğrenci olduğu için yeni karışımlar ve tatlar yapıyorlar, onlar da geliyorlar. Şimdi bazı öğrencilerimiz İstanbul Fest’e katılacaklar roket, uçan araba yapıyorlar” dedi.

“BU GİRİŞİMLERİN DESTEKLENMESİ KAMU POLİTİKASI HALİNE GELDİ”
“İlk önce yaptığınız araştırmanın, çalışmanın sayısının artması lazım” diyen Prof. Dr. Öztaş, “İkinci adımda ise bu araştırmalardan ne kadar sonuç elde edilebildiğine bakmak lazım. Bu çıktıların patent almaya ne kadar uygun olduğu, başka bir şeyin taklidi olup olmadığı bir sonraki aşama. Ve bu ürünlerin örneğin bir aileye kullanılabilir olarak erişip erişmediği de önem taşıyor. Bu sürecin sonunda çok doğal olarak daralan rakamlarla karşılaşıyoruz. Toplam araştırma sayısından, kullanıcıya ulaşan son ürüne kadar gittikçe bir eleme süreci var. Türkiye bu girişimleri yaklaşık son 20-30 yıldır TÜBİTAK ve çeşitli kamu kuruluşları aracılığıyla finanse ediyor ve bunu bir kamu politikası olarak benimsedi. Çünkü AR-GE’ye para ayırmadan patent üretebilmeniz, telif hakkı olan ürünler üretebilmeniz mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜRETİM MEKANI”
Yapılan başvuruların yüzde 62 yabancı firmalara ait oluşunu da değerlendiren Prof. Dr. Öztaş, konuşmasını şöyle noktaladı:

“Türkiye bir cazibe merkezi, büyük bir pazar. Geliyorlar, yatırım yapıyorlar ve nitelikli insan gücünü kullanıyorlar. Dolayısıyla burada üretilen yeni çıktıların patentlenmesi söz konusu. Burası büyük bir üretim mekanı olduğu için bu üretim alanında piyasaya girecek ürünlerin Türkiye’de de patentlenmesi onlar için önem taşıyor. Ayrıca Türkiye’nin patentlere sağladığı cömert destekleri de düşününce insanları buraya çekmiş oluyorsunuz.”

Yorumlar (0)
14°
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
En Çok İzlediğiniz Dizi Hangisi?
En Çok İzlediğiniz Dizi Hangisi?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19