banner155

banner244

15.07.2020, 08:07

Tevekkül

   Tevekkül herhangi bir işte elinden geleni yapıp daha sonrasını Allah'a bırakma, veya “Allah cc havale” Allah'a inanma ve Allah'a güvenme manasına gelmektedir. 
Tevekkül sözlükte “güvenmek, dayanmak, işi başkasına havale etmek” anlamlarına gelir. Terim olarak ise “hedefe ulaşmak için gerekli olan maddi ve manevi sebeplerin hepsine başvurduktan sonra Allah’a dayanıp güvenmek ve işin sonrasını Allah’ın takdirine bırakmak” demektir. 

Meselâ bir çiftçi önce zamanında tarlasını sürüp ekine hazırlayacak, tohumunu atacak, sulayacak; mahsulünü zararlı bitkilerden arındırıp ilâcını atacak, gerekirse gübresini de verecek, ondan sonra iyi ürün vermesi için Allah’a güvenip sonucu O’ndan bekleyecektir. Bunların hiç birisini yapmadan “kader ne ise o olur” tarzında bir anlayış tembellikten başka bir şey değildir ve İslâm’ın tevekkül anlayışıyla bağdaşmaz.

Tevekkül etmek demek kişinin bir olay sonrasında güvenini kaybetmeden Allah'ın verdiği kadere razı olmak anlamına gelir. Aslında kelimenin genel içeriğine bakıldığında kelime hem sabretmeyi hem güvenmeyi hem de kadere razı olmayı anlatıyor. Genel açıdan tevekkül kelimesi ise birine güvenmek ve birine inancı korumak anlamında kullanılıyor. Bu kelimenin dini açılımı ise Allah'a güvenmek ve ona karşı inancı korumak olarak açıklanıyor. Tevekkül kelimesi Arapça kökenli bir kelime olarak dilimize yerleşmiştir. Bu sebeple de en çok dini açıklamalarda kullanılmaktadır.

Tevekkül'ün dini terim olarak anlamıysa, bir amaca ulaşmak için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra kalben Allah'a bağlanıp ona güvenmek, sonucu Allah'tan beklemek anlamına gelmektedir.

Çaresizlik ve tehlike anları vardır ki o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet o anları geçirmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lâzımdır o anlarda. Menfi, miskin, âciz bir tevekkül değildir bu. Anlıyor musununuz? İsyanın tekniğidir. Yani sabırdır. Müspet, enerjik, hedefli, iyimser bir sabır. Dikkat et sözüme. Bu dünyada ölümden başka hemen her şeyin bir çaresi vardır. Mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu kendi ruhumuzun içinde halledebiliriz

ALLAH C.C. ﷻ Şöyle Buyurdu;


إِن يَنصُرْكُمُ اللّهُ فَلاَ غَالِبَ لَكُمْ وَإِن يَخْذُلْكُمْ فَمَن ذَا الَّذِي يَنصُرُكُم مِّن بَعْدِهِ وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكِّلِ الْمُؤْمِنُونَ ﴿١٦٠﴾

Âl-i İmrân, 160.Ayet

İn yansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, ve in yahzulkum fe men zellezî yansurukum min ba’dihi, ve alâllâhi felyetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).
Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.

“Allam-ül Ğuyub olan Allah’ın halimi bilmesi yeterlidir, niyazımı arzetmeye gerek yoktur.” demesi bunun güzel bir örneğidir. Medine’ye hicretleri sırasında Hazret-i Ebu Bekir-i Sıddık’la beraber Sevr mağarasında bulunan Peygamber Efendimizin (s.a.v), kendilerini öldürmek için takip eden müşrikleri görünce telaşlanan Hz. Ebu Bekir’re (r.a)

“Mahzun olma. Allah bizimle beraberdir.”
buyurması, O’nun (s.a.v) tevekkülde de emsalsiz olduğunu göstermektedir.

Müminlerin tevekkülü ise, bütün sebepleri hakkıyla yerine getirip neticeyi yalnız Allah’tan beklemeleridir. Gerekli sebeplere riayet etmeden tevekkül edilmez. Nitekim Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v) devesini salıvererek Allah’a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye “Deveni bağla da öyle tevekkül et.” buyurmuşlardır.

Tevekkülün esası gerekli sebeplere başvurduktan sonra, insanlardan bir şey beklememek, sebeplere güvenmemek ve her neticeyi yalnız Allah’tan bilmektir. Muhtaç olmamak için çalışmak, hasta olunca ilaç kullanmak, tevekkülün gereğidir.  Cenab-ı Hak, hikmetinin gereği olarak dünyadaki her şeyi bir sebebe bağlamıştır. İnsanların bu sebeplere riayet ederek gayret göstermeleri vaciptir. Tevekkül, kalb işidir, imandan meydana gelir. Allahü teâlânın lütuf ve ihsanının pek çok olduğuna iman etmekle hasıl olur. Bu hâl, kalbin vekile itimat etmesi, güvenmesi, ona inanması ve onun ile rahat etmesidir. Böyle bir insan dünya malına gönül bağlamaz. Dünya işlerinin bozulmasından dolayı üzülmez. Rızkından endişe etmez. Mesela, iftiraya uğrayan biri, mahkemeye düşünce kendine bir avukat tutar. Üç şeyde avukata güvenirse, bu kimsenin kalbi rahat eder. 1- Avukatı, ona yaptıkları iftirayı iyi bilir. 2- Avukatı doğruyu söylemekten korkmaz. 3- Avukatın bunu canla başla savunacağına inanır. Avukatına böyle inanır, güvenirse kendi ayrıca uğraşmaz. 

(Allah bize yetişir. O ne iyi vekildir) âyetini iyi anlayıp, “Rızık takdir edilmiş, vakti gelince bana yetişir” der. Demek ki, çalışmadan tevekkül dinimizde yoktur. Tevekkül etmemek çok tehlikelidir. Çünkü tevekkül etmek farzdır. (Tevekkül imanın şartıdır) mealindeki âyet-i kerime tevekkülün önemini göstermektedir.

(S. Ebediyye)

Tevekkülle ilgili üç âyet-i kerime meali şöyledir:
(İmanınız varsa Allah’a tevekkül edin!) [Maide 23]

(Tevekkül edene Allah kâfidir.) [Talak 3]

(Allah kuluna kâfi değil mi?) [Zümer 36]

(İşimden olursam, aç kalırım) diye rızkı için endişelenen kimse, Allahü teâlânın kendisine kâfi geldiğinden şüphe ediyorsa, çok tehlikelidir. Rızkı Allah'ın verdiğine inanıp Ona tevekkül eden rızıktan mahrum kalmaz. Birkaç hadis-i şerif:
(Eğer Allahü teâlâya hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah aç kalkıp, akşam tok dönen kuşlar gibi, sizin de rızkınızı verirdi.) [Tirmizî]

Tevekkül Hz. Peygamber sav. Efendimizin hali ve ahlâkıdır. Çalışıp kazanmak Rasulullah s.a.v.’in sünnetidir, peygamberin yolundan gitmek isteyen sünnetini terk etmesin. Sehl bin Abdullah Tüsterî r.a

Çareyi tedbirde sanmak ne gaflet! Deveni hem bağla, hem tevekkül et. Necip Fazıl Kısakürek

Ne kadar çok garantici olmuş insanoğlu, tevekkül kelimesini anlamını derinliğini unutmuşuz. Sonumuzu hayr eyle Rabbim İşleri zora çeviren Rabbim, işleri zordan da çevirir. Bize düşen sabırla beklemektir. Senden başka herkese anlattım derdimi. Yine de sadece sen duydun Rabb'im.
Ulaşamadığına tevekkül, ulaştığına razı, kaybettiğine sabır gösteren kişi takva ehlindendir. - İmam-ı Gazali 
Hak şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler, arif anı seyreyler, “Mevlâ Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyler” 
Erzurum’lu İbrahim Hakkı.

Bismillah. “Tevekeltüalallah “Allah'a tevekkül ettim. “ Allah'ım, sapmaktan veya saptırılmaktan, ayağı kaymaktan veya kaydırılmaktan zulmetmek veya zulme uğramaktan, cahillik etmek veya cahillikle karşılaşmaktan Sana sığınırım.

MEKKENİN KOMŞUSU

Yorumlar (0)